Çocuklar Duymasın 2. bölümünde Haluk'un dilini arı sokuyor

Kanal D ekranlarında yayınlanan Çocuklar Duymasında Emine rolünü oynayan Melek Şahin bu kez de onun ikiz kardeşi Oksijen Hayriye rölüyle karşımızda. Hayriye pek çok kez evlenip ayrılmış, farklı ülkeler ve işler denemiş birisi ve herkesin önünde konuşma yapmaktan korkan Haluk'un bu korkusunu yenmesi için Meltem tarafından çağrılıyor. Herkes Hayriye'den nefes terapisi dersleri alsa da Haluk tabi ki bu deneyime yanaşmak istemez. 
Fakat kaderin bir cilvesi olarak balkonda yemek yerken arı tarafından dilinden sokulan Haluk; dili şiştiği için Hayriye'den ders almaya mecbur kalır. Bu sahneler oldukça komikti. Konuşması düzelen ve Meltem tarafından hazırlanan konuşma metnini ezberleyen Haluk malesef önden konuşan kişinin konuşmayı uzatması yüzünden konuşmayı yapamaz. 

Evde kalan Meltem japonya ile tele konferans yapmaya çalışır ama evde bulunan Emine'nin kayın
validesi Kükrek Kadriye'nin olaya dahil olması yüzünden tatsız anlar yaşar 

Div Altında Kalan Bağlantı Tıklanmıyor - Kesin Çözüm

Web kodlayıcıların en büyük sorunlarından biri olan ve çok büyük bir hata gibi gözüken saydam pencerelerin altındaki bağlantılara neden tıklanmıyor hemen altta anlatacağım.Öncelikle saydam pencere en önde olduğu için büyük ihtimalle z-index kullanmıştır. Tabi gözükmemesine rağmen neden tıklanmıyor diyorsanız hemen altta yazdıklarıma bakın...

z-index'i hepiniz biliyorsunuzdur bilmiyorsanız internetten araştırabilirsiniz. Z-index sayesinde sitemizde katmanlar oluşturabiliyoruz. Fakat önde bulunan katman saydam olduğunda arkasındaki katmanı da etkiler. Bu katmanı bazen kaldırmamamız gerekir. Peki o zaman nasıl yapacağız;

Z-index eklediğinizde z-index'in çalışması için position: kodu kullanılır.
Büyük ihtimalle position:absolute; kodu kullanılmıştır. Bu position şekli arkasındaki divlerin çalışmasını engeller.Bunu yerine position:static; kodu kullanırsanız arkasındaki divlerin aktif ve tıklanılabilir olduğu göreceksiniz. Hemen allta verdiğim örneğe bakabilirsiniz.

.deneme-pencere{position:static;}


Soru ve Önerileriniz için yorum kısmını kullanmayı unutmayın.

Mayalı hamur hazırlamanın püf noktaları

Mutfak işleri arasında belki de en ince ayarı olan, ekmekten kebaba hemen hemen her türlü yemek için gerekebilecek hamur hazırlamak için bilinmesi gereken birkaç püf noktası var. Peki mayalı hamur hazırlamanın püf noktaları nelerdir?





Mayalı hamur nasıl hazırlanır? Püf noktaları nelerdir?
- Tüm malzemelerin oda sıcaklığında olmasına dikkat eidlmeli. Hamura eklenebilecek su, süt hatta yoğurt gibi malzemeleri buzdolabından alıp ilave etmektense bir yarım saat oda sıcaklığınd beklediğinden emin olduktan sonra kullanılması. 
- Malzemelerin doğru oranda kullanılması önemlidir. Özellikle pastacılık gibi alanlarda hassas tartı kullanılması gerekmektedir. 
- Malzemeleri karıştırırken tarife uygun sırada ve söylenildiği gibi uygulamak önemlidir. 
- Hamura tuz eklenirken maya ile doğrudan temas etmemesine özen göstermek gerekir.  
- Hamur eğer ki parça koparıp esnettiğinizde kopuyorsa biraz daha yoğurmanız gerekir. 
- Hamurun mayalandığını anlamak için, yoğurup üstünü sardıktan sonra bekletin. Beklettikten sonra parmağınızı ya da bir çatalın arkasını hamura bastırın. Eğer iz kalıyor ama sonra eski haline geliyorsa hamur mayalanmıştır. 
- Hamura şekil verme işlemine vakit kaybetmeden geçmek lazım. Çünkü bekleme sürecinde hamur mayalanmaya devam eder. 
pembenar

Alışverişinize ucuza getiren yöntemler

Neredeyse her gün bir şey satın alıyoruz, para harcıyoruz, alışveriş yapıyoruz. Ama bu aldıklarımız daha ucuza alma şansımız var. Tek yapmamız gereken biraz azimli ve sabırlı olmak. En ucuzunu biz bulacağız.
1. Pazar alışverişi bütçenizi sarsmadan satın almak için kullanılan yöntemlerden bir tanesi. Sebze-Meyve alırken market yerine semt pazarlarını seçerseniz paranızın büyük bir kısmı cebinizde kalacak.



Aynı zamanda pazarların kıyafet kısmı da oldukça zengin. Radarlarınız açık dolaşırsanız muhteşem şeyler bulabilirsiniz.
2. Mağazada beğendiğiniz şeyleri, internetteki sitelerden kontrol etmek, ucuz alışveriş için güzel bir yöntem. Mağazadaki bir çok ürün aynı zamanda internetteki indirimli alışveriş sitelerinde olabiliyor.



Mağazada deneyip beğendikten sonra internetten kontrol edip alırsanız %50 ye varan indirimlerle karşılaşabilirsiniz.
3. Ucuz olmalarıyla ünlenen marketlerden alışveriş yapmak da kulanılabilen bir yöntem. Bazı ürünlerin gerçekten daha ucuza satılmasının yanı sıra eğer indirimdeki ürünleri takip ederseniz çok güzel fiyatlarla karşılaşabilirsiniz.



4. Alışveriş yapmadan, alacağınız şeylerin araştırmasını yapın.




"Mağazada mı daha ucuz yoksa internette daha uyguna bulabilir misiniz?" ya da "internetteki bir sürü siteden hangisi daha fazla indirim yapmış, hangisinde kargo ücreti yok." Bunlardan sonra bulduğunuz en uygun fırsatı havada kapın.
5. Özellikle Kıyafet alışverişleriniz için pasaj gezmek çok iyi bir yöntem. Mağazalarda beğendiğiniz kıyafetler ihraç fazlası olarak ya da sezon sonu fazla kalanlar olarak mutlaka buralara düşüyor.



Her zaman aradıklarınızı bulamasanız da sık sık kontrol etmek de fayda var. Türkiye pazarında olmayan firmaların bile ihraç fazlalarını bu pasajlarda bulabilirsiniz. Mesela Sinanpaşa Pasajı (Beşiktaş), Terkos Pasajı (Beyoğlu)...
6. Gazetelerin arasından çıkan, kapınızın demirine sıkıştırılan o broşürleri mutlaka inceleyin. Mutfağın, evin o haftaki ihtiyaçlarını çok daha ucuza getirebilirsiniz.



7. Yurt dışından alışveriş yapmakta, alışverişi daha ucuza getirmek için kullanılan yöntemlerden. Özellikle Çin'de üretilen ürünleri internetten alarak işi ucuza halledebiliriz.




Mesela Türkiye'de bulabileceğimiz en ucuzu 25 tl olan telefon kaplarını 1-2$'a sahip olabiliriz. Tek sıkıntısı kargo süresinin biraz uzun olması.
8. İnternetteki fiyatları karşılaştırmak için kullanılabilecek bir sürü site var. Bu sitelere aradığınız ürünleri yazarak hangi sitede en ucuza bulabileceğinizi öğrenebilirsiniz.



Özellikle uçak bileti alırken bu yöntem çok işe yarıyor.
9. Pazarlık yapın. Eğer yapabiliyorsanız, yeteneğiniz varsa tahmin edemeyeceğin kadar indirim yaptırabilirsiniz.



Etiket sistemi kullanmayan her yer ürüne pazarlık payı koyuyor en azından deneyebilirsiniz. Ama hiç yapamıyorsanız sakın abartmayın, bir de sinirlerinizin bozulduğuyla kalırsınız.
10. Kupon/kod kullanın. Mağazaların hediye çeklerini, internet sitelerininse size özel verdikleri kodları mutlaka kullanın.



Bir çok sitede internet alışverişi için kullanılan kodlar var. Sitenin adını ve istediğiniz kodu yazarsanız bir çok alternatif bulabilirsiniz.
11. Para/puan biriktiren kartları/uygulamaları kullanın. Sonra da bu puanları/paraları harcayın. Yani biriktirdiğin alışverişlerin bir sonraki alışverişini bedavaya getirmiş olacak.



Eskiden her mağazanın kendi kartı varken şimdi bir çok mağaza ortak kart kullanıyor. Böylelikle puanları daha çabuk biriktirebiliyorsunuz.

Aynı zamanda internetteki çeşitli sitelere ve uygulamalara üye olursanız anlaşmalı mağazalardan da para/puan biriktirip dilediğiniz gibi harcayabilirsiniz.
12. Fabrika Satış Mağazaları'na uğrayın. Tekstil konusunda iddalı olan Türkiye, ünlü markaların üretim yaptırdığı ülkelerden. Fabrikaların yanında bulunan bu mağazaları mutlaka gezmelisiniz

Pürüzsüz bacaklar için pratik ipuçları

Yüzümüzü her gün makyaj ve bakım ürünleriyle şımartırken vücudumuzun geri kalanının da aynı derecede ilgi göstermemiz gerektiğini unutuyoruz.

Özellikle yazın gelmesiyle birlikte kısalan etek boyları ve bikinilerle bacaklarınız da ekstra bakıma ihtiyaç duyuyor.

Rutininize ekleyeceğiniz 3 ufak detayla  bir üst seviyeye çıkarın.







1. Bacaklarınız Nefes Alsın

Yüzünüze peeling yapmak nasıl cildinizi canlandırıyorsa aynı şey bacaklarınız için de geçerli. Banyo rutininizde kullanacağınız ürünlerle bacaklarınıza ihtiyacı olan nefesi aldırabilir, ya da banyo sonrası bakımınıza ekleyeceğiniz glikolik asitli vücut kremleriyle acısız peelingin keyfini çıkarabilirsiniz. Ancak glikolik asitli ürünleri güneşe çıkmayacağınız zamanlarda kullanmaya dikkat etmelisiniz.



2. Konforlu Epilasyonun Keyfini Çıkarın

Eğer henüz lazer epilasyon kolaylığından faydalanmadıysanız, istenmeyen tüylerden kurtulmak için iyi ürünlere yatırım yapmalısınız. 5 bıçaklı bir jiletle bacaklarınızı tahriş etmeden tüylerinizden kurtulabilecekken ağdayla uzun süreli bir sonuç elde edebilirsiniz. Ya da su altında çalışan bir epilasyon aletiyle ----i bacaklara konforlu bir şekilde ulaşabilirsiniz. Üstelik buharla açılan gözeneklerle epilasyon çok daha acısız, kolay ve pürüzsüz olacaktır.






3. Ekstra Nemle Vücudunuzu Şımartın

Bacaklar vücudun diğer bölgelerine göre kuruluğunu gözle görülür bir şekilde belli eder. Bu yüzden tüm bu işlemlerden sonra etkili bir nemlendiriciyle bakımınızı sonlandırmak harika bir sonuç için olmazsa olmaz. Eğer ekstra kuru bir cilde sahipseniz gece nemlendiricinizin üzerine yedireceğiniz ince bir tabaka vücut yağı ile bacaklarınızın ihtiyacı olan nemi yoğun bir şekilde depolamasını sağlayabilir, onları şımartabilirsiniz.

Pratik porselen makyaj

Kusursuz ve pratik bir porselen makyaj uygulaması için evinizdeki malzemeleri de kullanmak mümkün. Her zaman yaptığınız fondoten uygulamasından önce yüzünüzü ıslatın hafif nemliyken kremleyin ve fondoteni uygulayın. İyice yedirerek nem ve kremle birleşmesini sağlayın. Daha sonra bir fön yardımıyla yüzünüzü kurutun. Bu şekilde bu üç karışım donacak ve porselen makyaj görüntüsü verecektir.  



Kalp Atışı 5. bölüm özet. Eylül'e gelen evlenme teklifi

Geçen bölüm sonunda gelen öpüşmenin sonunda Eylül kendisine geldiğinde Ali Asaf'tan bir daha bunu yapmamasını ister. Annesi gibi olmaktan korktuğunu öğrendiğimiz Eylül oradan kaçar gibi uzaklaşır. Ali Asaf'ı hastaneden ararlar o da  hemen gelir

Ziya Nur ise kafasından vurulmuş otopark zemininde öylece yatmaktadır. Onu vuran Serdar yaptığını anladığında panik olur ve kaçarken bir arabanın altında kalır. restaurantta tanınan Süleyman ve Sinan'a garsonlar gelip yardım isterler. Acilen hastaneye kaldırırlar.

Hastanede Ziya Nur'un kalbi durunca Süleyman ona kalp masajına başlar. Yan tarafta ise Ali Asaf babasını vuran adama müdahale etmeye çalışmaktadır. Yan tarafta yatanın babası olduğunu öğrenince duran kalp masajına devam etmeye başlar ama kendi hastası fenalaşınca babasını Selim'e bırakıp Onu vuranı kurtarmaya gider. Sonunda iki hasta da kurtulur.

Eylül'ün bunların hiç birinden haberi yoktur. Ali Asaf'ın aramalarına da cevap vermez ama durumu öğrenince babasının ameliyatına girmesine izin vermez. Oğuz ile beraber ameliyata girerler. Ameliyat başarılı geçer. Kontrol sırasında babası ile tanışır. Bu arada Ziya Nur; Ali Asaf'ın gerçek babası değilmiş. Anne babası öldüğünde orada bulunan doktormuş

Bahar hastaneye gitmeye çalışırken bir polis arabası kazasına rastlar. Onlara yardım ederken ambulanstaki hasta tarafından darp edilir. Hemen ambulastakileri hastaneye getirirler. Acile gelen kişilerden birisinin Bahar olduğu görülünce herkes çok şaşırır. Bahar'a Eylül müdahale eder. Kızın durumu darba bağlı çürük ve kırıklardır. Akciğeri çökmek üzereyken tüp takıp kurtarır.

Süleyman ve Sinan cephesinde ise panik ve endişe hakimdir. Serdar'ın yaşama ve konuşma ihtimali onları endişelendirir. Eylem'in de o sıralar hastaneye gelmesinin tesadüf olmadığını düşünürler. Zaten hastane için tek kurtuluşları Bahar'ı Ali Asaf ile evlendirmek ise yine de Eylül'den kurtulmaları gerekmektedir. Sinan gidip Serdar ile konuşup onu tehdit eder. Tehdit ederken ölen kadının torunu Eylül'ün de o hastanede olduğunu söyler.

Serdar kendisini kontrol etmeye gelen Oguz'a Eylül ile konuşması gerektiğini söyler. Ziya Nur kendine geldiğinde kendisini vuran Serdar'dan şikayetçi olmayacağını söyler. Üstelik  Ali Asaf'tan onun bakım ve tedavisiyle yakından ilgilenmesini ister. Ali asaf adamla konuşmaya gidip ona sorular sorarken adam "Konuşacak tek bir lafım var. O da Eylül'e" der

Eylül hastane önünde içen Mehmet'in yanına gider. Mehmet yıllar önce babaannesinin yerini alması için ona para bulduğu için  Eylül için  değerliymiş. Hiç bir zaman da sevgili değillermiş. Bu arada Esma görür görmez Alp'e aşık olur. Selim kızı iyi tanıdığı için canı sıkkınken gittiği yere gidip dertleşirler.

Ali Asaf; Serdar'ın onunla konuşmak istediğini söylemek için Eylül'ü arar ama kız açmaz. Esma'ya Eylül'ün kendisini unutup unutmadığını, yerine başkasını koyup koymadığını sorduğunda Esma ortaya bir ilaç kutusu çıkarır. Eylül'üm kolu yandığında nezaretteyken Ali Asaf'ın kızın koluna sürmek için getirdiği kremin kutusudur bu. Eylül bu kutuyu yıllarca çantasında taşımış; o gün Esma'yla tartışıp çöpe atmıştır. Ali Asaf kutuyu görünce kızın kendisini sevdiğinden emin olur.

Eylül günün sonunda ilaç kutusunu attığı çöpten almak için Esma'nın kafesine gelir. Çöpü karıştırırken Ali Asaf ona kutuyu verip yüzleşir. Bu sefer kutunun içinde bir yüzük vardır. Gece vakti tek taş bulamadığı için ona bu yüzüğü verir ve "Eylül; evlensene benimle" der. Eylül şaşkındır. O sırada telefonu çalar. Serdar onu hastaneden arayıp "Size söyleyeceğim önemli şeyler var. Babannenizin raporunu değiştiren kişi.." derken Eylül dönüp Ali Asaf'a bakar. Bölüm biter


Ateşböceği 5. bölüm özet. Aslı; Barış'ın teyzelerinin radarına girer

Ortaklığı kutlama yemeğine gelen Aslı teyzelerin konuşmasının bir kısmını duyar ve Barış'ın başının mafyayla belada olduğunu zanneder. Teo ise Aslı'yı yalnız bırakmaz; herkesten uzak tutar. Ama bu Barış tarafından yanlış anlaşılır. Barış'ın gözü sürekli Aslı ve Teo'dadır. Aslı da diğer  konuklarla ilgilendiği için Barış'a içerlemektedir. Teo teyze ve Hakan'dan kaçmak için kızı dansa kaldırır. Barış duruma  müdahale eder ve beraber dans ederler. Bu yakınlık başta İlayda tarafından yanlış yönlendirilen teyzeler olmak üzere herkesin dikkatini çeker.

İki teyze farklı fikirlerdedir. Büyük olan Aslı'yı kan emici bir zengin avcısı olduğunu düşünürken küçük teyzenin kanı Aslı'ya ısınmıştır. Ertesi gün İki kadın da birbirini atlatmaya çalışarak şirkete giderler. İlayda onlara iyice yanlış bilgiler verir. Asistanını Aslı'yla ilgili bilgi toplaması için mahalleye yollar.

Aslı akşam eve döndüğünde ailesine şöför olduğunu anlatmak ister ama kıyafetiyle parti daha çok ilgi çekip anlatamaz. Gül Teo'ya kendi eliyle işlediği kalp şeklinde bir kese hediye eder. Gül'e telefon ettiğini hatırlamayan Teo kızın bu hareketini anlamlandıramaz.

Ertesi gün işe geldiğinde arabayı kirli gören Barış'ın da kalkmadığını zanneden Aslı arabayı yıkamaya başlar. Barış'ın aniden gelmesi ile kovayı başından aşağıya döker. Kıyafetlerini Barış'ın evindeki kurutmaya atan Aslı; Barış'ın evinde giyinir. O günü elbiseyle geçirir. Birleşmenin ardından hukuk firmasını daha büyük bir yere taşırlar.

Hakan Teo'un getirdiği resimlerden kızı hatırlar. O gece kendisini soyan kızın kesinlikle o olduğunu ve lakabının da "Mavi Melek" olduğunu söyler. Teo da kızı araştırmaya başlar. Takıldığı bir mekanı patrona söyler. Barış da kıyafetini değiştirip Balat'a gider. Teo ise karakola gider. barış Aslı'yı yanına almaz ama cüzdan, telefon ve ceketini işte bırakınca Aslı onları götürmek için takibe başlar

Barış'ın Mavi Melek ile ilgili sorduğu sorular karşı tarafı kızdırınca adam Barış'ı dövmeye kalkar. Olanları gizlice izleyen Aslı "Aşkım. Ben geldim. Arabada beklemekten sıkıldım" diyerek içeri girer. Para lafı da edince iki şüpheli onları Balat'ta mekruh bir eve götürür. Yol boyunca Barış dönmeye çalışsa da Aslı bir şeyler öğrenmeden gitmek istemez. İkiliyi bir odaya kapatırlar. Neyse ki Teo gelip onları kurtarır. Bülent Arzu'ya evlenme teklif eder

Teo Aslı'yı mahalleye bırakıp Gül ile konuşur. Kıza hediyesini geri verir. "Bu hediyenin sahibi ben olamam" der. Gül çok üzülüp ağlar. Cafeye gelen asistan aileye Aslı'nın özel şöför olduğunu söyler. Anne bu yalana çok kızar ve akşam eve gelen Aslı'ya çok kızar. İşten ayrılmasını emreder. Aslı ailesi ile Barış arasında kalır.

Teo "Mavi melek"  ile ilgili olayda yaşananları yani kendisinin de ilaç içirilip onu da soyduğunu anlatır. O gece olanları hatırlamadığını anlatırken Gül'ü de aradığını fark eder. Gül'e gider ve Ona o gece olanları hatırlamadığını anlatır. Kız alınır ama belli etmez. Kızın bu sakin hali Teo'yu etkiler ve kıza "Hediyemi geri istiyorum" der.

Aslı ertesi sabah yine de Barış'a gelir. Hiç bir şey olmamış gibi davranır. Barış kızın ailesi ile duruunu bildiğini belli eder. Kız da annesinin işine de Barış'a da haksızlık ettiğini söyleyerek adama övgüler yağdırır. Barış bu övgülerden rahatsız olup Aslı'yı susturur ve bir şey itiraf edeceğini söyler


Dolunay 4. bölüm özet. Bulut'a Nazlı desteği

Geçen bölüm başlayan Bulut'un vesayet savaşlarında ilk raunt halası Demet'in oluyor. Ebeveynler kavga ederken Bulut korkar ve ağlamaya başlar. Nazlı da onu köpek evine götürür. Telefonu sessizde olduğu için Ferit ve Deniz ulaşamaz ama Deniz daha önce gittikleri için orada olduğunu tahmin eder. Nazlı ve Bulut'u oradan alıp Ferit'in evine oradan da Demet'e götürürler. Bulut'un onlardan ayrılması çok zor olur.

Asuman Demet'in adamından fotoğraf karşılığında parayı alır ve yardım etmeye devam edeceğini söyler. Asistanı İkbal de diğerleri de belgenin resmini çeken ve sızdıranı bulmanın peşine düşerler. İki hukuk departmanı da bizimle alakası yok der. Asuman aldığı parayla alışveriş yapar ablasına da at yarışında kazandığını söyler.

Ferit Nazlı'dan onunla çalışmasına devam etmesini rica eder. Planlarına göre bu durum geçicidir. Engin Fatoş'u arar ama kız; Tarık'ın gerçekleri söylediğini düşünüp telefonu açmaz. Engin Ferit'le; Fatoş Nazlı ile dertleşir. Ertesi gün Tarık Fatoş'u her zaman gittiği lokantada bulup ona Engin'e gerçeği söylemediğini söyler.

Bulut halasının kendisini sevdirme çabalarını fark eder. Kendisine sunulan hediyelerin yanı sıra oyuncaklar ve televizyon ister. Nazlı'nın yerine gelen kızı sevmediğini söyler. Şımarıklık yapıp Demet'i bıktırır. Demet Nazlı'yı evine çağırır ve ona iş teklifinde bulunur ama O da düşüneceğini söyler. Deniz de oraya gelir. Beraber masal okurlar. Bulut kendi evi ve odasında  bulunan gece lambasını ister. Deniz tek başına gitmez istemez; Nazlı da onunla gelir. Anılardan bahsedip; resimlere bakarlar. Deniz; Nazlı'ya müteşekkirdir.

Fatoş ve Engin yemeğe çıkarlar. Orada Alya'yla karşılaşırlar. Kız da Fatoş'un yalanına katılır. Eve gelip doğruyu söyleyene kadar bekleyeceğini söyler. Deniz kendini kötü hisseden Nazlı'ya çorba pişirir. Alya da oraya gelir ve Deniz'in Nazlı'ya ilgisini hisseder.

Nazlı kardeşinin çalan alarmını kapatmak için telefonunu eline alınca Asuman'ın Demet'in mahkemeye sunduğu fotoğrafları görür. Ve kardeşinin bu sızıntının sebebi olduğunu anlar. Çok büyük tepki verir. Nazlı Demet'i arar ve işi kabul etmediğini söyler. Ferit'e de olanları anlatmak için şirkete gider. Asistan da o sırada japon patrona hediye almak için karar aşamasındadır. Ferit Nazlı'nın hediyeye karar vermesini ister. O da el yapımı kama almaya karar verirler.

Ferit Hakan'a çok kızar ve onun almak için uğraştığı bir çimento fabrikasını kendi parasıyla alır. Hakan gerçekten çok kızar ama Ferit'in kızmasına sevinir. Hakan da başka bir atak yapar ve kalıcı vesayet alınana kadar Bulut'un haklarını koruyabilmek için ihitiyati tedbir koydurtur.

Ferit davaya delil diye sunulan fotografları inceleteceklerini söyleyerek mahkemeden isterler. Diital fotoğraflardan nerede, hangi makinayla çekildiği incelendiğinde görülmekteymiş. Nazlı telefonunu Ferit'in evinde bıraktığı için geri döner. Ferit ona kahve yapar. beraberce bahçede kahve içerler.




Rüya Dizisi 2. bölüm özet. Elif; Bulut'un teklifine ne cevap verecek

Bulut'un gönlü Elif'in zorla evlendirilmesine razı olmaz ve eve gelip kızı götürür. Aile de mütahit Selami de öylece kalakalır. İnan olanları öğrenmek için Yıldız'a gider ama kız da bir şey bilmez ama çok sevinir. Oturup düşünen Gülendam herkesi Elif ve Bulut'u desteklemeye ikna eder. Sonuçta kız reşittir ve adam da zengindir.

Alaz ise kendisinden yıllardır saklanan bu gerçekle şaşkın ama daha çok öfkelidir. Arkadaşı Sırrı ile buluşup olanları anlatır ve evlerindeki her şeyi balyozla kırmaya başlar. Ertesi gün hastaneye gidip annesini yastıkla boğarak öldürür

Ruşen ise kocası Cihan'a "Bu kadınla (Alaz'ın annesiyle) senin ilişkin mi var?" der ve adamı yatağa almaz. Ertesi gün müteahit Gülendam'a "Elif olmazsa Cemre'yi bana verin" der. Kadın kabul etmeyince 2 daire karşılığı anlaştıklarını kocası Faysal'a anlatır.

Gülendam giyinip kuşanır ve Ruhşen hanımla görüşmek için şirkete gider. Herkes anlatılanlara şok olur. Gülendam'ın kızı ise aşağı mahalledeki bir hocaya gidip Elif ile Bulut'u ayırmak için muska yaptırır ve yastığının içine koyar. Sonra da tesir etmedi diye geri alır

Bulut ise Elif'i pek kullanmadıkları bir eve götürür ve kıza makarna yapar; sohbet ederler. Sabah da kahvaltıda piknik yaparlar. Olanları içine sindiremeyen İnan arkadaşı ile Sırrı'dan silah ister. Normalde vermeyecek olan Sırrı'nın yanındaki Alaz konuşmayı duyar. Bulut'un adı geçince de silahı vermeyi kabul eder.

Bulut Alaz'a; Elif Yıldız'a olanları anlatır. Elif' ile Bulut sokakta el ele gezerken İnan olay çıkarır. Bulut anne ve babasına Elif'in çizimlerini gösterip tasarım bölümünde işe başlamasını ister. Yıldız işe geldiğinde işten çıkarıldığını öğrenir. Yıldız saklamaya çalışsa da Elif onun işten çıkarıldığını öğrenir.

Selami adamlarıyla İnan ve arkadaşı İsa'yı dövdürtür. Elif' ile evlenmekte ısrarlıdır.
Bulut ailesiyle ertesi gün Eliflere gelir. Ruhşan hanım epey ağır konuşur. Ertesi gün Bulut arabasına çarpan bir araba yüzünden yolda durur. Arabadan inenlerden biri Elif'in çantasını çalar. Bulut onları takip edip ıssız bir eve girer. Elif girmek istemese de Bulut'u yalnız bırakmayarak girer. Orada kırmızı kalp şeklinde balonlar, konfetiler eşliğinde Bulut kıza evlenme teklif eder

Adı Efsane 24. bölüm özet. Fiko'nun kararı ne olacak?

Geçen bölüm sonunda mafya Ozan yerine onun arabasındaki Fiko'yu vurmuşlardı. Hakan bu olaya tanık olunca aklı gider. Sibel ve Ozan da olayı duyup yardıma koşarlar. Ozan; çocuğu kurşun yarası olduğu için hastaneye götürmez. Mekanda kendisi pansuman yapar. Ali ve Sadık da haberi alıp gelir. Sibel Fiko'ya uyurken çok güzel sözler söyler ama çocuk uyandığında kız orada olmadığı için bunu rüya zanneder. Sabah durumu iyi olan Fiko evine gider.

Hakan antremanda kafasını toplayamayınca koç onunla konuşur. Olanları duyunca Fiko'ya bir şans verip istatistik bölümünde iş verir. Fiko duyunca sevinir. Hakan müdürü de ikna eder. Ozan da bu habere sevinmiş gibi yapar. Ama akşam kutlama için mekana gelmesi için Fiko'yu ikna eder. Müzikholde Ozan onu misafir edip gözünü boyamaya çalışır. Artık mekanda cuma curtesi günleri çıkacak olan Sibel tam karşısında ağlayarak türkü söylemeye başlar. Fiko da göz yaşlarını tutamaz.

Ali ve Sado dizide figüranlık yaparlar. Sonraki işleri ise AVM de hayvan kostümlü animatörlüktür. Diğer kostümlü kahramanlar dayak atarlar onlara. Ali ve Sadık da bile bile dayak yemeleri için onları oraya gönderen kişiyi bulup dayak yemesi için ertesi gün oraya gitmesini sağlar.

Reyhan'ın evine eski zengin günlerinden bir arkadaşı gelir, dertleşirler. Reyhan daha sonra mekana gider. Orada gençken sevdalı iken beraber hayal kurdukları arabayı görüp ağlar O sırada gelen Sinan'a "Naz benim kızım. Ondan uzak dur" der.

Naz ise Hakan ile beraber onun antremanını seyreder. Sinan; Reyhan'ın söylediği gibi Naz'ı kendinden uzaklaştırır. Kız bunu anlayınca hayal kırıklığına uğrayıp annesine kızıp dışarı çıkar. Ağlarken onu Hakan görür ve konuşmaya başlarlar. El ele tutuşup bir ilişkiye başlarlar.

Reyhan kızını arayıp ulaşamayınca polise gider ama yeterli zaman geçmediği için bir şey yapmazlar. Ne yapacağını bilemediği için Sinan'a gider. Beraberce kızı aramaya başlarlar ama bulamazlar. Reyhan evinde kızını beklerken uyuyakalır. Hakan ise eve gitmek istemeyen Naz'ı çok üşüdüğü için kendi evine odasına götürür. Sabah Naz'ın annesi onları o şekilde görür. Sabah Sinan; Reyhan uyurken kendisinin verdiği bir kitapta yine kendisine yazılmış bir mektup bulur. Tam onu okuyacakken kapı çalar; Reyhan uyanır. Adam mektubu alelacele saklar. Aklı mektupta öylece kalakalır. Muhtemelen gelen Hakan'ın annesi. Reyhan'ın kızı oğluna kaçtı falan sanıyor. Çok büyük ihtimalle Reyhan'a kavgaya geldi.

Php Tek ve Çift Tırnak Kullanma Sorunu Çözümü

Yani gerçekten benim için çok büyük bir sorundu ve neyse ki buldum çözüm. Bu bulduğum çözüm sayesinde tek tırnak içinde istediğiniz kadar tek tırnak barındırabilirsiniz aynı şey çift tırnak içinde geçerli olacaktır. Eğer yeniyseniz pek gelişmiş şeyler yapmayacaksanız bu sizin için önemli olmayabilir ama gelişmiş sistemler yapanlar için olmazsa olmaz bir yazı yazdığımı düşünüyorum. Ayrıca hemen altta anlattıklarımı kendim denedim ve başarıyla çalıştığını gördüm. Sorunlarınızı ve düşüncelerinizi yorum kısmında belirtebilirsiniz.


1. Echo İçinde Çift Tırnak İçinde Çift Tırnak Kullanma 
echo = """;

" bu kod çift tırnağın diğer adı diyebilirim ve okunduğunda " çift tırnak olarak okunacaktır.

2. Echo İçinde Tek Tırnak İçinde Tek Tırnak Kullanma 
echo = ''';

" bu kod tek tırnağın diğer adı diyebilirim ve okunduğunda ' tek tırnak olarak okunacaktır.

Umarım bu yazım sizler için yararlı olmuştur sorun ve görüşlerinizi yorum kısmından belirtmeyi unutmayın.

İki Yalancı 3. bölüm özet. Duygu ve Serkan kaçırılıyor mu

Geçen bölüm sonunda Duygu'yu nişanlısı zannettiği Alp ile gören Serkan; bir intikam planlar. Alp'in kız kardeşi Esra'nın doğum gününde Duygu'nun karşısına Esra'nın sevgilisi olarak çıkar. Duygu çok şaşırır. Önce kendini kötü hissedip gitmek istese de sonrasında Serkan ve Esra'yı kıskanıp orada kalır. İkisi de birbirlerine kızıp kıskanıp bir şeyler yapar ama gecenin sonunda üzülürler ve birbirlerini özlerler. Burcu ise bir dizide kostüm asistanı olmuştur. Bu sefer de oradaki kostümleri giyerler.

Cenk ve Naci de Burcu'yu bulmaya çalışmaktadırlar ancak kız Facebook hesabını da telefonunu da değiştirmiştir. Burcu ise kardeşi gibi gördüğü Duygu'nun intikamını almak için Cenk ve Naci'yi arar. İkisine de baş başa kalmak istediğini söyler. İki arkadaşın da birbirine bunu söylememelerini ister.

Alp'in annesi gelin adayıyla yani Duygu ile görüşmek ister. Duygu mükemmel ötesi davranır. Anne ve babasıyla da görüşmek ister. Alp baş başa Duygu'yla Ağva'da ki yazlığa gitmek ister. Duygu baş başa gitmemek için Esra'ya da gelmesini söyler. O da Serkan'ın gelmesini ister. Serkan ilk başta sıcak bakmaz ama Duygu ve Alp'in de gideceğini öğrenince gitme işine tamam der.

Veli Velioğlu'nun küçük bir işini yaptırdığı ama vaat ettiği ödülü vermediği küçük bir mafya adamı olan Selami; adamlarıyla şirketinde önüne Veli beyin yoluna çıkar. Alacağını ister. Ama Veli bey onları adamlarına bir güzel dövdürtür. Dayağı yiyen Selami; adamlarına Veli beyin açığını bulmalarını emreder. Selami ve adamları şehrin epey dışında Veli beyin evini bulurlar. Sonra acıkıp bir restauranta giderler.

Duygu; Burcu'ya Esra ile konuşmasını onu geciktirmesini söyler. Serkan da Cenk ve Naci'den Alp'i geciktirmesini söyler. Alp ve Esra gecikince Serkan ve Duygu ikisi beraber yazlığa giderler. Esra da Alp de bir süre sonra başlarındaki bu dertleri atlatıp yazlığa gelirler. Serkan ve Duygu'yu da alıp yemeğe giderler. Restaurant da Duygu; Veli Velioğlu'nun kızı olduğunu söyler. Selami ve adamları da onları duyar. Kızı kaçırmaya karar verirler.

Burcu ise Cenk ve Naci'yi ayrı ayrı birbirlerinden habersiz yemeğe çağırır. İkili aynı restaurant da karşılaşınca kavga ederler. Alp'in annesi oğluna kız bakmaktadır ve arabulucu kadın Duygu'nun resmini gösterdiğinde kıza bayılır

Yemekten sonra iki çift derede sandalla gezintiye çıkarlar. Genç çiftler eve gelirler. Duygu Alp'le beraber yatmak istemez. Serkan onları kıskanır ve dışardan birileri ateş etti diye olay çıkarır. Gerçekten de dışarıda Selami ve adamları vardır ama zaten onları görmezler. Kızları beraber yatırırlar; çocuklar aşağıda nöbet tutarlar. Alp uyuyunca Serkan Duygu'yu konuşmak için aşağıya çağırır. Gürültü olunca Alp uyanır ikili konuşamaz

Selamı ve adamları yazlık dönüşü Duygu'yu takip eder. Tek başına bir yerden çıktığında da tenha bir yerde kızı almak için yakın takibe geçerler. Ertesi gün işe geç gelen Serkan durumu ustasına anlatınca adam ona dürüst olmasını tavsiye eder. Serkan kıza doğruları söylemeye karar verir ve onunla buluşmak ister. İkili buluşur. Selami ve adamları ikiliyi silah zoruyla kaçırır.




Uçuş korkusunu yenmek için 10 tüyo

İnsan yaşamı boyunca bazı korkularından kaçmayı başarabilir fakat uçuş korkusu kaçarak korunulabilecekler listesinde değil ne yazık ki. Modern yaşam bazıları için uçmayı bir seçenek olmaktan çıkarıp mecburiyet haline getirdi günümüzde. Bugün yaklaşık her dört kişiden biri uçarken korkuyor, 10 kişiden biri ise hiçbir şekilde uçağa binemiyor. Adı ’uçuş korkusu’ olmakla birlikte uçak kabininde yaşanan asıl korku uçmaktan ve düşmekten değil, sinir krizi geçirip daha sonrasında utanmaktandır. Hepsinin altında yatan ise ’kontrolünü kaybetme’ korkusudur.



UÇUŞ KORKUSUNUN SEBEPLERİ
Kontrolü kaybetme korkusu.
Kaçıp kurtulmanın mümkün olmadığı yerde panik atak geçirme korkusu.
Kapalı yer korkusu.
Yükseklikten korkma.
Uçağın kaçırılmasından ya da terörizmden korkma.
Hava boşluğuna düşmekten korkma.
Gece ya da deniz üzerinde uçmaktan korkma.
Kazada sakat kalmaktan ya da ölmekten korkma. Daha önceki kötü deneyimler, yaşanılan travmalar da havada panik duygusunu tetikler. Medyanın, uçuş korkusunun yayılmasında önemli rol oynadığına inanlar da giderek artıyor. Günde yüzlerce trafik kazası olurken çok seyrek görülen bir uçak kazasının her şeyin önüne çıkması ve kazaya dair en ince detayların günlerce basında yer bulması uçuş korkusunun toplumsal bir hezeyan haline gelmesine sebep olabiliyor. Uçaklar ve uçuş hakkında eksik ve yanlış bilgiler de uçuş korkusuna neden olan başlıca sebepler arasında sayılır.
UÇUŞ KORKUSU İLE BAŞETMEK İÇİN 10 TÜYO
- Hava boşlukları korkutabilir fakat normal olaylar olduğunu bilin:
Hava boşluğunu yaşayanlar uçağın düştüğünü sanabilirler. Bu durumda uçağı inişli çıkışlı bir yolda giden arabaya benzetmek daha doğru olur.
- Uçaklar sağlam, kuvvetli ve güvenilir araçlardır:
Uçaklar normalde karşılaşabileceklerinden çok daha zorlu şartlara dayanacak şekilde üretilir.
- Uçaklar ve uçmak sıradan işlerdir:
Her gün binlerce uçak milyonlarca yolcuyu güvenle gideceklere yere ulaştırıyor. Uçağa binmeyi uzaya gitmekle aynı kefeye koymamak gerekir.
- Pozitif düşünün:
Aklınızı ve düşüncelerinizi olumlu düşüncelere kanalize edin ve geçmişte kalmış hikâyelerden kendinizi uzak tutun.
- Kaslarınızın yönetimini ele alın:
Baktınız istemsiz kasılmalarınız oluyor, kontrolü elinize alıp istediğiniz kası kasıp bırakın. Patronun kim olduğunu vücudunuz anlasın.
- Aşırı çalışan hayal gücünüzün sesini kısın:
Uçuş sırasında duyduğunuz acayip sesin düşme işareti olduğunu hayal etmekten vazgeçin ve her sesi yorumlayacak kadar tecrübeniz olmadığını unutmayın.
- Rahatlama egzersizlerini uygulayın:
Gerginlik hissettiğinizde derin bir nefes alıp yavaş yavaş bırakın, bu uygulanabilecek basit ama etkili bir yöntemdir.
- Panik duygunuzu tanıyın:
Panik halini yaşıyor olsanız bile bunun size fiziksel bir zarar vermeyeceğini, kalp krizi geçirmenize sebep olmayacağını bilin.
TEDAVİ İÇİN YAPILABİLECEKLER
Uçuş korkusunun giderilmesinde sadece yüzleşmenin değil, diğer yöntemlerin de uygulanması gerekiyor.
Eğitim:
Bazı durumlarda uçuş korkusu yaşayan insanları havacılığın gerçekleri hakkında eğitmek, onların korkusunu dindirmekte yardımcı olur. altına alır.
Davranışçı tedavi ve hipnoz:
Korkunun ilk başladığı hali deşifre edip bilinç düzeyine çıkarmak ve bunu tedavi ederek uçuş korkusunu gidermeye yönelik uygulamalar olarak tarif edilebilen yöntemde, zaman zaman hipnozdan da yararlanılır.
İlaç tedavisi:
Korkuların tedavisinde kullanılan sakinleştirici-yatıştırıcı ilaçlar uçuş öncesinde kullanıldığında fayda edebilir. Benzodiazepin grubu ilaçlar zaman zaman hekimler tarafından bu iş için hastalara reçete edilir. Seyrek uçan insanlar için arada sırada alınacak ilaç, seçilebilecek bir yöntemdir. Alkolü de aynı amaç için tercih edenler sıktır. Fakat yüksek irtifadaki basınç ve oksijen miktarındaki değişiklikler alkolün kötü etkilerini katlayarak artırır; bu nedenle alkolün rahatlatıcı etkisini yaşamak isteyenlerin aldıkları miktar konusunda dikkatli olmaları gerekir.
Yazar: Dr. Eren Erenoğlu
Kaynak: http://www.sabah.com.tr

Hatasız CV nasıl hazırlanur

Hatasız CV olmaz! Ancak bazı hataların sonucu önemli fırsatları kaçırmanız olabilir. İşin özü şu; hepimiz insanız hata yaparız, kimse mükemmel değil. Ancak, özgeçmişiniz sizi yansıtır. İşte yaygın özgeçmiş hataları...

Özgeçmişinizdeki hatalar en büyük engeliniz mi?

İşin özü şu; hepimiz insanız hata yaparız, kimse mükemmel değil. Her gün attığınız SMS’leri veya e-mailleri düşünün… Pek tabii ki yazım hataları yaparız. Ancak, özgeçmişiniz sizi yansıtır.
Detay odaklı olmak birçok pozisyon için en başta aranan özellikler arasında sayılır. Hangi işi düşünürseniz aynı sonuca varabilirsiniz: İşveren dikkatli, detayların üzerinde duran adayları tercih edecektir. Yeni üniversite mezunuysanız hata yapma lüksünüz yoktur, deneyimsiz bir eleman olarak ne yapıp edip kendinizi sizinle aynı işlere başvuran kişilerden ayırmanız şarttır. Finans, muhasebe gibi işlerde ise detaylar her şeydir. Yönetici pozisyonlarında doğru analiz ve tespit için dikkatinizin çok kuvvetli olması şarttır. Dikkat aklın, işe duyulan saygının, emek ve özenin göstergesidir.


Bir iş başvurusu yaptığınızda detay odaklı ve özenli bir çalışan olduğunuzu ispatlamanın en basit yolu özgeçmişinizin hatasız olmasıdır. Hatasız bir özgeçmiş uygun olduğunuz bir iş için görüşme olanağı sağlar. Ufak tefek bir hata bulunan bir özgeçmiş çoğu zaman insan kaynaklarının filtresine takılır ve uygun adaylar havuzundan elenir. Söz konusu sadece dilbilgisi ve imla hataları değildir, özgeçmişinizde dikkatsizlik veya ihmal sonucu göz ardı edilen tüm hatalar sizi eleme potansiyeline sahiptir. Düşünün ki işe alım uzmanı veya bölüm yöneticisinin amacı doğru adayı bulmak ve uygun olmayacak adayları hiç vakit kaybetmeden elemektir. İşe başvuran kişi olarak çoğu zaman pek de önemsemeyiz ufak bir yanlış yazımı ancak bu hatalar görüşmeye çağrılmamasının, Linkedin profilinize bakan kişinin hemen başka bir adaya geçmesinin veya işe alım sürecinde elenmenizin en basit sebebi olabilir.
Üstelik artık sosyal medyanın iş çevrelerinde yaygınlaşması ve Linkedin gibi özgeçmişinize web üzerinden herkesin ulaşılabileceği platformların artmasıyla, imla, bilgi veya gramer hatasına tolerans yoktur. Dijital medya, reklam, pazarlama alanlarında çalıştığınızı ve Linkedin profilinizde kocaman bir imla hatası olduğunu farz edin. Tek kelimeyle kabul edilmez bir durumdur. En basit internet aramasıyla herkesin profilinize ulaşabileceği düşünüldüğünde, bu hata kendi kendinizi baltalamaktan başka anlama gelmez. Profiliniz mükemmel olmalıdır.
Peki ya, insan kaynakları profesyonelleri olarak size ne gibi sorumluluklar düşüyor? Örneğin, işe alım yapmak için yaptığınız aramalarda ya da önünüze gelen özgeçmişlerde hata gördüğünüzde siz ne yapıyorsunuz? Ne yapmalısınız? Önünüzde birkaç seçenek var. Linkedin’de ziyaret ettiğiniz profile bir mesaj atıp, imla hatası konusunda kişiyi uyarabilirsiniz. Bu en yapıcı yaklaşımdır. Hem tanımadığınız ancak yeteneklerini ve deneyimini kayda değer bulduğunuz bir profesyonele yardım etmiş olursunuz hem de kendi mesleğinizi hakkını vererek yapmış ve ileride başka insan kaynakları uzmanları tarafından elenmesinin önüne geçmiş olursunuz. Ancak herkes aynı açık görüşlülükte olmayabilir. “Adama bak dijital pazarlama dehası olduğunu iddia ediyor ancak Linkedin profiline veya özgeçmişine doğru düzgün bakmıyor, bu aday işime yaramaz”, deyip kişiyi doğrudan eleyebilirsiniz.

Ya ideal adayı elemiş olursanız?

Nasrettin Hoca’nin Ye Kürküm Ye fikrasını bilmeyen yoktur. Akşehir’in beyleri Hoca’yı yemeğe davet ederler, o da davete günlük kıyafetleriyle katılır. Kimse Hoca’nın yüzüne bakmaz, ne hoş geldin, ne nasılsın diyen olur… Hoca etrafına bakar herkesin en şık kıyafetleriyle yemeğe katıldığını görür. Hemen evine döner, kürkünü, içine de allı pullu kıyafetlerini giyer ve davete döner. Sanki başka bir yere, başka insanların bulunduğu bir ortama gelmiştir. Herkes selam verir, hatır sorar, her yemekten ikram eder, Hoca’yı yere göğe sığdıramazlar. Hoca işte o zaman yemeğe başlar ve meşhur sözünü söyler: ye kürküm ye… Kürksüz adamdan sayılmadığını, kürkle itibar gördüğünü, dolayısıyla yemeği de kürkün yemesi gerektiğini söyler.

Özgeçmişiniz sizi yansıtır

Kürklü de kürksüz de misafirliğe gelen Hoca aynı adamdır ancak çevresindekilerin ona bakışı, davranışı tamamen farklıdır. Hatasız özgeçmiş de kürk gibidir. Sizi görüşmeye davet ettirir, henüz işveren sizi görmeden sizinle ilgili bir izlenim verir. Hatasız, özenli, düzenli, tüm gerekli bilgileri içeren sizi yansıtan bir doküman olması kritik önem taşır. İşverenler de çoğu zaman davetteki insanlara benzerler. Önce kürke rağbet eder, sonra kürkün içindeki insanla ilgilenirler. Aksi takdirde hem iş arayan hem de işveren için fırsatlar kaçabilir, doğru yetenek ve doğru ortamın yollarının kesişmesi zorlaşabilir.
Doğru işi bulmak bir aday için ne kadar zorsa, işveren için de doğru çalışanı bulmak bir o kadar zorlu bir mesaidir. Şirket ve kurumun uyuşması, departmandaki dengelerin uyumu, adayın performansı gibi birçok faktör başarıyı tayin edecektir. Tüm bunları doğru öngörmek kolay iş değildir. Dolayısıyla ikinci yaklaşımı uygulamaya geçirip, hatalı özgeçmişi olan adayı eleyen insan kaynakları da her zaman kazançlı olmaz. Belki bu kararıyla mükemmel özgeçmişten daha iyi bir adayı kaçırmış olur. Öyle bir aday ki deneyimi tam aradığınız gibi, istediği ücret makul ve hali tavrı karakteri şirket kültürünüze cuk oturacak.
Örneğin, Fistful of Talent blog yazarlarından Marriott International’ın yetenek alımı yöneticilerinden Kelly Dingee özellikle aktif iş aramayan adayların Linkedin profillerindeki imla hataları konusunda oldukça yumuşak bir tavır sergilediğini yazıyor. Kişi iş arayışında değil, zamanında profilini oluşturmuş, oldukça genel bilgiler içeren bir profil oluşturmuş, belki yıllar var ki açıp bakmamış yazdıklarına. Ancak bir de süper detaylı, kişinin her yaptığı işi detaylı bir şekilde anlatan özgeçmiş kopyası profiller var ki bunlar insanı düşündürüyor...
İşin özü şu; hepimiz insanız hata yaparız, kimse mükemmel değil. Her gün attığınız SMS’leri veya e-mailleri düşünün… Pek tabii ki yazım hataları yaparız. Ancak, özgeçmişiniz sizi yansıtır. Görüşmeye giderken nasıl özenle dikkate alınması gereken yazılmamış kurallar çerçevesinde giyiniyor, erken gidiyor, görüşme sırasında kelimelerinizi özenle seçiyorsanız, özgeçmişiniz de sizin aynanız görevini taşır. Üstelik sizin görüşülen aday olmanızı, kağıt üzerindeki ilk izleniminizi özgeçmişiniz verir. Hiçbir insan kaynakları görünen bir imla hatası olan bir özgeçmişi departman yöneticisine gönül rahatlığıyla vermez, vermek istemez. Verdiği takdirde adeta suça ortak olur. Ya işe alım kararı verecek olan departman yöneticisi insan kaynaklarının işini doğru dürüst yapmadığını düşünür, “İmla hatalı özgeçmişleri bana gönderebiliyor” diye söylenir ya da siz “Bir hata gördüm ancak özgeçmişinin geneline baktığınızda aday uygun görünüyor” deseniz de pek profesyonel olmayan bir davranış olarak algılanabilir.

Uyarıları dikkate alın

Bir diğer yöntem adayla doğrudan konuşmaktır. Telefonla arayıp söyleseniz adayın sesinden kızardığını duyarsınız adeta. Şöyle düşünün başvuru yaptığınız şirketin insan kaynaklarından bir telefon alıyorsunuz. Heyecan içinde dinlediğiniz insan kaynakları uzmanı size özgeçmişinizdeki imla hatasından bahsediyor ve düzeltmenizi rica ediyor sonra da telefonu kapıyor. Görüşme yok, iş firsatı yok. Neden? İmla hatasından…
Adaya hatasını gösterdiniz, düzeltmesini istediniz ya sonra? Bu noktadan sonra, adaya düşen görev özgeçmişini enine boyuna kelimesi kelimesine harfi harfine ele alması, tüm gözden kaçmış olabilecek hataları düzeltmesi, özgeçmişini, profilini… Kusursuz bir hale getirmesi. Kimi aday bu uyarıyı bir teşekkürle cevaplayıp, hemen gerekli düzeltmeleri yapıyor ve bunu bir hayat dersi hatta hediye olarak görüyor. Diğerleri ise, üstün körü yapılmış özgeçmişlerine 5 dakika daha ayırıp bir tek hatayı bulup işin ucunu bırakıyor ve bir adet imla hatasını özgeçmişlerinden eksiltmiş - ve diğer beşini hiç fark etmemiş - olarak iş başvurularına devam ediyorlar… Ve tabii ki elenmeye! Hangi gruptan olacağınız size kalmış. Size sunulan bir dersi alıyor musunuz, yoksa bir kulağınızdan girip diğerinden çıkıyor mu? Tamamıyla sizin seçiminiz.

SİZE DÜŞEN NE?

Özgeçmiş, Linkedin profi li, yazılı herhangi bir dokümanı hafi fe almayın… Söz uçar yazı kalır derler ya. Yazı kalır gerçekten. Hele internet ve sosyal medyayla beraber, yazdığımız her şeyin kalıcı olma potansiyeli var. Bu büyük bir yükümlülük yaratıyor. Yazdığınız her şeyi kontrol edin. Doğruluğundan emin olmak için iki kişiye daha okutun. Kendi yanlışlarımızı görmemiz zordur; 2. hatta 3. çift göz her zaman yardımcı olacaktır. Her yazdığınız e-maili göndermeden bir kez daha okuyun. Büyük hataların veya komik görüneceğiniz lüzumsuz durumların önüne geçeceğinizi göreceksiniz.

Basit pratik bilgiler

Burnunuz mu tıkanıyor? 
Eğer burnunuz tıkandıysa bir kaba ılık su hazırlayın ve içine biraz tuz dökün. Bu tuzlu suyu hafifçe burnunuza çekip bırakın. Tuzlu su burnunuzdaki damarları rahatlatacaktır.

Parmağınızı mı sıkıştırdınız? 
Parmağınızı bir yere sıkıştırdıysanız hemen parmağınızı dik tutun ve üzerine sıkıca bastırın. Ağrınızın azaldığını hissedeceksiniz.

Parmanığıza kıymık batarsa 
Zarar görmüş bölgenin üzerine olgunlaşmış bir muzun birkaç dilimini koyun ve bir bandajla kapatın. Muzun içindeki enzimler ciltteki yabancı maddenin çıkmasını kolaylaştırır. 



Nefesiniz kötü mü kokuyor?
Nefesinizin kötü koktuğunu hissediyorsanız hemen iki bardak su için. Ayrıca yemeğenizin yanında mutlaka maydanoz tüketin. Zira maydanoz nefesinizi yenileyecektir.

Kıl dönmesi yüzünden rahatsız edici şişlikler mi oluşuyor? 
Şişlik oluşan bölgeye soğuk suya batırdığınız bir kağıt havluyu koyun ve birkaç dakika bekletin. Ya da üzerine buz koyarak kızarıklığı giderin.

Ağzınızın içi yara mı oluyor? 
Ağzınızın içi yara olduysa hemen bir bardak ılık çay için. Bu yaralarınıza etki edecektir.

Aniden bir uçuk çıktıysa 
Sabah uyandınız o da ne dudağınızda bir uçuk çıkmış! Hemen metal bir kaşığı buzlu suya batırın ya da dondurucuda bekletin. Kaşığı dudağınızda birkaç dakika bekletin.

Kepek problemleriyle başınız mı dertte? 
Banyo yaparken saç derinize doğal yağlarla masaj yapın. Daha sonra saç derinizi iyice durulayın. Bu sorununuzun birkaç yıkamadan sonra ortadan kalktığını farkedeceksiniz.

Gözaltı torbalarıyla başınız dertte mi? 
Sabah gözaltı torbalarıyla uyanıyorsanız kağıt havluya sardığınız buzlarla göz kapaklarınıza kompres yapın. Gözünüzdeki şişlikler belirgin bir şekilde inecek.

Ayaklarınız su mu topluyor? 
Ayakkabınız ayağınızı mı vuruyor? Yara olan yeri yara bandı ile kapatın. Ayakkabınızın içine de mutlaka koruyucu bant yerleştirin. Her akşam ılık su ile ayaklarınıza masaj yapmayı ihmal etmeyin. 
Şiddetli kas krampları yaşıyorsanız…Nemli bir havluyu mikrodalga fırında 30 saniye bekletin. Daha sonra havluyu ağrıyan kasınızın üzerine koyun. Bu kompres, aldığınız ağrı kesici ilaç etkisini gösterene kadar ağrıyı hafifletecektir.
Bir yerinizimi yaktınız? Yanan bölgenin üzerine bal sürün. Balın antibakteriyel özelliğinin yanında yanıkları yatıştırıcı özelliği de mevcut.
Kendinizi endişeli hissediyorsanız ve kalbiniz normalden hızlı çarpıyorsa
Saç diplerinden başlayarak şakaklarınıza nazikçe masaj yapın. Yavaşça nefes alıp verin, hızla rahatladığınızı hissedeceksiniz.
Çenenizde tüylenme problemi yaşıyorsanız…Çenenize ince bir tabaka vazelin uygulayın ve üzerine likit bir kapatıcı pudra uygulayın. Yalnız bu işlemi yaparken alkolsüz ürünler kullanmaya dikkat edin. Çünkü alkollü ürünler cildinizi tahriş edebilir.
Elinizde can acıtıcı bir şeytan tırnağı çıktıysa…
Tırnak diplerinizi tuzlu suyla ovalayın. Bu tedavi, elinizdeki şişliğe iyi gelirken aynı zamanda enfeksiyon riskini de ortadan kaldıracaktır. Bu tedaviyi birkaç gün boyunca yapın.
Ani bir öksürük krizi geçiriyorsanız…
En sevdiğiniz şekerlemeyle bu sorunu çözebilirsiniz. Şekeri uzunca bir süre emerek boğazınızı rahatsız eden öksürük krizini engelleyebilirsiniz.
Egzersiz sonrasında kaslarınız geriliyorsa…
Kulağa garip gelebilir ama birkaç yudum turşu suyu için. Bu, anında gevşemenizi ve ağrının giderilmesini sağlar.
Topuklarınız sertleşiyorsa… 
Ayaklarınıza bir su şişesi ile iki-üç dakika boyunca masaj yapın. Bu işlem sayesinde ayak tabanınızdaki çukur bölge gerilir ve topuğunuzun düzleşmesini engellemiş olursunuz.
Cildinizde siyah noktalar görüyorsanız…
Bu problem susuzluktan veya kan şekerinizin düşmesinden dolayı oluşmuş olabilir. Bu yüzden hemen bir bardak dolusu su için ve bol bol meyve tüketin.

Çocuklar Duymasın 1. bölümüyle ekranda. Eski dostlar buluşuyor.

Kentsel dönüşüm sayesinde yeni evlerinde oturan Haluk ve Meltem çiftinin çocukları onlardan uzakta bir hayat sürmektedir. Tuna ve Gönül hemen üst katlarında oturmaktadır. Gönül'ün Selami ile olan evliliğinde Orçun ile Tuna'nın ilk eşinden olan kızı Merve de onlarla beraber yaşamaktadır. Gençler için bu yıl Teog yılıdır. Bu stresli maratonun yeni farkında olan Gönül ise giderek geç kaldığını ve bilgisiz olduğunu düşünerek panik olmaktadır.

Emekliliğe ayrılmış Haluk'u Fıs fıs İsmail tekrar işe dönmesi için ikna etmeye çalışır. yeni yapacakları inşaat projesine imza vermeyen bir karakteri ikna etme işi için ondan yardım isterler. Son derece bilinçli olan bu adam sonunda ikna olsa da tek şartı Haluk'la çalışmaktır. Haluk kabul eder ve o da çaycı Hüseyin'i işe aldırtır. Hüseyin'in sosyal medyada öldüğüne ilişkin haber çıkması ile olaylar karışır. Emine'nin ise evine Kükrek Kadriye yani kaynanası gelecektir. 

Gönül eski dostlar diye bir grup kurar ve herkesi bir araya getirir. Selçuk beyin saç ektirdiği, motorsiklet bindiği ve kendisinden 20 yaş küçük bir sevgilisi olduğu haberi herkesin merakını cezbeder. Meltem kocasının kendisine belli bir süre sarılmasını istiyor ama Haluk hala bildiğimiz Haluk. Bu arada Haluk haricinde herkes detoks yapıyor. 

Android Telefonu Rootlama Bilgisayarsız KingRoot 2017

Bugün sizlere android telefonu bilgisayarsız nasıl rootlayacağınızı göstereceğim. Çok kolay bir şey zaten ama öncelikle bu işlemleri yaparak tüm sorumlulukları kabul etmiş olursunuz. Telefonunuza zarar geleceğini zannetmem ama bu tür şeyler az da olsa risklidir. Peki şuan ne yapacağız diyorsanız hemen altta yazdıklarımı sırasıyla uygulayın. Sorunlarınızı ise yorum kısmından belirtmeyi unutmayın.






1.KingRoot'u İndirin
Buraya tıklayarak KingRoot uygulamasını indirin.

2.KingRoot Uygulamasını Kurun
KingRoot uygulamasını indirdiğiniz dizine gidin ve kurun yabancı yazılımlara izin ver açık değilse açın ve öyle kurun.

3.Açın
Açtığınızda telefonunuzu analiz edecektir ve her şey tamamlandığında Start Root butonuna tıklayın.
4. Rootlama İşleminin Bitmesini Bekleyin
Rootlaması biraz uzun sürecektir rootlayana kadar bekleyin. %100 olduğunda rootlanmış demektir. Uygulamadan çıkıp root gerektiren uygulamaları vs. kullanabilirsiniz. Unutmayın uygulamayı kaldırmak için uygulamayı açıp ayarlar kısmından kaldırın. Kaldırdığınızda root tekrardan deaktif olacaktır.




Yorgan nasıl yıkanır?

Yorganları yıkamak bir mesele bunun için ekstra geniş yıkama makinesi gerekmekte ve bir hayli yorucu olmakta. yorgan yıkamanın en pratik yolu.

Malzemeler
Hafif veya tamamen doğal deterjan
Tenis topları
Ekstra geniş kapasiteli ön yıkamalı çamaşır makinesi
Ekstra büyük kapasiteli kurutucu veya güneşli açık alan
Yapılışı
1. Yorganınızı su çektiği zaman ağırlaşacağı için büyük kapasiteli bir çamaşır makinasında yıkamanızda fayda var. Yorganınızı çamaşır makinasına koyun.

2. Hassas / nazik döngüyü seçin ve az miktarda hafif veya tamamen doğal deterjan ekleyin. Çok fazla sabun koymayın makinadan taşma ihtimali olabilir.
3. Tüm sabunların yıkandığından emin olmak için iki kez durulama devresini çalıştırın. Böylece yorganda sabun kalıntıları kalmayacaktır.
4. Ardından yorganı büyük bir kurutucuda kurutun. Bu işlem birkaç saat sürebilir ancak küflenme olmaması için yorganın tamamen kuru çıkması gerekiyor.
5. Kurutulurken tüylerin yapışmaması ve birbirinden ayrılması için kurutuya teniz topları koymayı unutmayın. Kurutma süreci boyunca yorganı bir kaç kez alın ve kabarmasını sağlayın.
6. Yorganın tamamen kuru olup olmadığından emin değilseniz, havai ışık seviyesine kadar tutmayı deneyin. Kumaştan kümeler görüyorsanız (yani tüylerin halen toplu durduklarını) onu kurutucuya geri koyun. Ancak tüyler yayılmışsa kurumuş veya kurumaya yakın demektir.
7. Birkaç saatlik kuruma süresinden sonra hâlâ nemli ise, açık havada güneş gören bir yerde kuruyuncaya kadar tutun.

Yoğurt suyu nerelerde kullanılır?

Yoğurt suyunu çoğu insan işe yaramaz diyerek dökmekte faydasını bilmediği için. Yoğurt suyu bir çok alanda değerlendirebilirsiniz.

Yoğurt suyunun en önemli faydalarından biri, içerdiği kalsiyum sebebiyle çocuklarda kemik, diş ve saç gelişimine fayda sağlaması, yaşlılarda ise kemik erimesini önleyebilmesidir.
Yoğurt suyu aynı zamanda içeriğinde bulunan bakterilerin antikanserojen olması sebebiyle, kanser önleyici olarak da kullanılabilmektedir.

Yoğurt suyunun fazlaca bilinen bir etkisi de böbrek taşlarını vücuttan atabilmek için kullanılabilmesidir. Yoğurt suyu aynı zamanda, böbrekleri temizlemeye de fayda sağlamaktadır.
Diyet esnasında vücuttan eksilen mineral ve vitaminleri yerine koymak için de yoğurt suyundan faydalanılmaktadır.
Tiroit ve guatr hastalarına da sıklıkla tavsiye edilen yoğurt suyu, bu hastalıkların önlenmesine de yardımcı olan besinler arasında yer almaktadır.
Vücut sağlığı için oldukça faydalı olan yoğurt suyu, aynı zamanda cilt sağlığı ve güzelliği için de kullanılabilmektedir. Cildi gençleştirmek ve güzelleştirmek için kullanılan yoğurt suyu, sivilcelere ve cilt lekelerine karşı tedavi yöntemi olarak da kullanılabilmektedir.

Bir Kadının Gözünden Penis Boyunun Önemli Olup Olmadığıyla İlgili Aydınlatıcı Bir Yazı




Bir Kadının Gözünden Penis Boyunun Önemli Olup Olmadığıyla İlgili Aydınlatıcı Bir Yazı
''Penis boyu önemli mi'' sorusu yıllardır yanıtını arayan, üzerine mutabakata varılamayan konulardan biri. Özellikle erkekler için ufuk açıcı olabilecek nitelikte kısa bir yazı yazmış Sözlük yazarı ''demesi kolay tabii''.
"daha büyüğü ve daha kalını olmalı" diye çıldıran kadın görmedim. ama küçük penis, çakamayan adam gibi bir his bırakıyor bünyede. "canım, kıyamam ya" diyorsun ve bu da cinsel çekim için iyi bir cümle değil. 
ama büyük penis arayışından ziyade, erkekten heybet bekleme klişemizden kaynaklanıyor muhtemelen bu. yani "içime 25 santim almadan vallahi uyuyamıyorum nurcancığım"dan ziyade, o erkeğin tüm haşmetiyle karşımızda dikilmesini bekliyoruz. kodlanmışız salak biçimde. 
fakat bu kodlar dışında tabii, penisin değdiği ve bize çığlık attıran noktalar var içerdeki gizli labirentlerde. bu da penis boyunun, kalınlığının ve eğiminin yalnızca göze değil gönle de hitap etme durumunu ortaya çıkartıyor.
hem subjektif hem de objektif yorumum, önemli olduğu yönünde.
ayrıca kilit noktalardan biri de şu: cinsel cazibe, karizmadan gelir. bu da özgüvenle doğru orantılıdır. karşımda fil hortumu gibi bi şeyle mızırdayan bir adam da gördüm, hormonlu bamyasıyla süpermen olan da.
her neyiniz varsa, doğru kullanın. ilk baştaki o birkaç saniyelik tereddütlerden sonra maharet, kaynaklarda değil kaynakların etkin kullanımında.
hörmetler.

Kalp Atışı 4. bölüm özet. Ziya Nur ölecek mi

Geçen bölümün sonunda bir saldırgan mafya olan hastanın odasına girip  ona saldırmış; Eylül müdahale etmeye çalışmış ama Oğuz'un da gelmesiyle ortalık karışmıştı. Boğuşma sırasında birisi yaralanmıştı. Ali Asaf kapıdan içeri girdiğinde kanları görüp aklı gider ve orada korkmuş Oğuz'a söylenmeye başlar. Hasta ve yaralı saldırgan acile kaldırılır. Ertesi gün Eylül; Oğuz'a teşekkür eder. O sırada Oğuz da Eylül'e karşı bir şeyler hissetmeye başlar

Esma ise cafedeki Selim'e Mehmet'i gördüğünü söyler. Adam bu durumdan memnun olmaz. Mehmet hastanenin önünde beklerken bir taksici önün çıktığı için çarptığı yaralı bir kadını getirmesine yardım eder. Mehmet'i gören Eylül ve Asaf kalakalır. Kaza geçiren kadının 5 dakika önce doğum yaptığı fark edilince Asaf kadını beyin ameliyatına alırken Eylül de kaza yapılan yere yakın bir yerde çöpte bırakılan bebeği bulur ve ona müdahale eder.

Alp bu doğum yapan ve çocuğunu çöpe atan kadınla ilgili aşırı sinirli ve tahammülsüzdür. Hastaneye bir adam gelip doğum yapan Asiye'yi aramaya başlar. Adam kızın abisiymiş ve öldürmeye çalışırken yakalanıp polise teslim edilir. Alp kadının gitmesine engel olurken ağzından kaçırır ki megerse o da annesi tarafından bırakılmış bir bebekmiş. Alp bebeği annesine götürür sahip çıksın diye ama kadın istemez.

Ertesi gün Musa dede ve bir zamanlar evli olduğu ama boşandığı Fadime ninenin aileleri gelir. Laz aile fertlerinde ufak tefek yaraları vardır. Eylül babaannesine benzettiği Fadime nine ile ilgilenir. Fadime nine odaya gitmek istemez. Musa dedenin beyninde tümor bulurlar ama Oğuz ameliyatı yapmak istemez. Eylül de Asaf'tan rica eder. Ali Asaf kabul eder ama hasta kabul etmez.

Sonunda Musa dede ameliyat olmayı kabul eder ama tek bir şartı vardır. Fadime nine ile kendisini barıştırmaları.. Ameliyatı Ali Asaf yapar ve ameliyat başarılı geçer. Ancak dışarıda onu bekleyen Fadime nine ölmüştür.

Bahar acile gelen bir hastaya aldığı ilaçları sorar ama tahlil yapmadan tedaviye başlar. O sırada Sinan ve babası Koreli bir yatırımcıyı hastaneye yatırım yapmaya ikna etme çalışmaktadır. Son olarak acile giderler ama orada Bahar'ı zamanında tahlil yapmadığı hastasının durmuş kalbini çalıştırmaya çalışırken görürler. Sinan da müdahale eder ama adam yatırımcının gözü önünde ölür. Hastanın oğlu hastaneye gelip babasını görmek ister; öldüğünü öğrenince olay çıkarır.

Hastaneye Serdar Kının isminde biri gelir. Ali Asaf'ın babası Ziya Nur'u sorar ama bir türlü sekreterleri geçemez. Ali Asaf da adamın ciddiyetini anlamaz. Fakat adam beklerken malesef kızı ölür. Adam üzüntü ve sinirle kıvranmaya başlar.

Ziya Nur akşam yemeğinde Bahar, babası, dedesi ile olan yemeğe Ali Asaf'ı götürmeye çalışır ama adam kapıdan döner. Serdar Kının'ın onu arasığını Asaf ancak gece söyler. Adam da Sinan'ın babasına bunu bilip bilmediğini sorar. Otoparka indiğinde adamla karşılaşır. Serdar; Ziya Nur'u kızını kurtarmamakla suçlar. Silah çekip Ziya Nur'a doğrultup ateş ettiğine adam vurulup yere düşer

Akşam Ali Asaf ve Eylül buluşur. Ali Asaf kıza babaannesinin ölümüyle ilgili gerçekleri bulmak için elinden geleni yapacağına söz verir. Yağmur yağmaya başlar. Önce bir telefon kulubesine girseler de Ali Asaf ilk bölümde Eylül'ün söylediği "Bazı insanlar yağmuru izler; bazıları ıslanırmış" lafını hatırlatıp telefonunda müzik açıp yağmura çıkar. Kızı da yanına çağırır; beraber dans etmeye başlarlar.