Günlük Yaşam İçin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Günlük Yaşam İçin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bilinçli alışverişin pratik yolları

Alışveriş yapmak bir çok insan için ya ihtiyaçtan yada can sıkıntısından olabiliyor. Alışveriş yapmayı hem zaman olarak hemde para olarak daha pratik hale getirmenin yolları.

Alışverişe çıkmadan önce çok iyi bir planlama yapmamız gerekiyor plan olmazsa unutmayın cepteki delik daha çok açılır. Bu durum bizi daha çok mutsuz eder. Öncelikle planlama yapmalıyız daha sonraki aşama alışveriş yapma tabiki alışveriş yaparken yaptığımız plana uymamız şart uymazsak bilinçli bir alışveriş olmaz.Planlama yaparken ne alacağımız planlamalıyız yine bunun yanında planlama ne alacağımız bilmemiz dışında elimizdeki imkanlar ile sonsuz ihtiyaçlarımız arasında denge kurmalı ve planlamayı buna göre yapmalıyız.



Alışveriş yapılırken alışveriş merkezlerinin daha çok tenha zamanlarında alışveriş yapılmalı bir malı listeye yazdık ancak ne kadar alacağımız miktarıda yazmamız şart bunun için ne kadar para ayırdık bunu da belirtmemizde fayda var bunları yaptığımıza en azından plansız harcama yapmamızı engelleriz.

Alışveriş yapmaya çıkmadan önce eğer o gün mutsuz isek alışveriş yapmaya çıkmayalım.

İndirimli mal alırken her zaman için son kullanma tarihine dikkat edilmeli ürünün ambalajına ve kalitesine daha çok dikkat etmeliyiz.

Tartılırken ve ölçülürken çok dikkatli bakılmalı ve tamam kanaat getirdikten sonra ürünü almalısınız unutmayın iyi satıcıların yanında azda olsa kötü niyetli satıcılarıda olduğuna unutmayalım.

Aldığınız ürün kötü çıktı ve satıcı ürünü geri almıyorsa hakkınızı sonuna kadar arayın bunun için tüketici haklarını bilin ve alışveriş yaparken bu haklarınızın olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

Bıçakları keskin hale getirmenin yolları

Kurban yaklaşıyor elinizdeki bıçakları keskinletmenin yolu ya bir bileyciye gidersiniz yada evde pratik bir şekilde siz keskinleyebiirsiniz nasılmı işte bıçak keskinemenin yolu.



Bunun için seramik bir kase alın ve ters çevirin bıçağın iki tarafınıda kaseye sürtün farkını hemen göreceksiniz.

Patatesleri kolayca soymanın en pratik yolu patetesleri haşlamadan önce bıçakla bir iki çizik atın haşlandıktan sonra kolayca soyulduğunu göreceksiniz.

Kararmış porselen bardaklarınız mı var ve onları artık çöpe atmak istiyorsunuz atmayın onunda kolay bir yolu var. bir limon kabuğu alın ve birde tuz olması gerekiyor limon kabuğunu tuza sürün onuda alıp bardakların kararan yerlerine sürün ve yıkayın hemen açldığını göreceksiniz.

Soğan doğrarken ağlamamak için soğanları biraz şöyle yarım saat kadar buzlukta bekletip öyle doğrayın gözünüzden yaşların gelmeyecektir.

Havlular nasıl temizlenir

Gündelik hayatta oldukça yaygın bir şekilde kullanılan el ve yüz havlularını yıkama noktasında insanlar özel yöntemlere ulaşmak ister.
El ve Yüz Havlularını Yıkama
Sürekli kullanılan el ve yüz havluları için yumuşaklık oldukça önemlidir. Banyolarda ve mutfaklarda el ve yüz havluları her evde bulunur. Sürekli olarak mutfakta ve banyolarda temizlik için bu havlulardan yararlanılır. Peki, bu havluların temizliği nasıl olmalıdır.



El ve Yüz Havlularını Yıkama Aşamaları
Banyo ve mutfaklarda yaygın bir şekilde kullanılan el ve yüz havluları için düzenli temizlik gerekir. Bu nedenle de insanlar el yüz havluları nasıl yıkanır sorusunu merak eder. Biz de sizin için el yüz havlularının nasıl yıkamak gerektiğini aşama haline sunduk:
  • El ve yüz havlularını yıkarken havluların hangi renk olduğu oldukça önemlidir. Bu nedenle de yıkama işlemine başlamadan önce mutlaka havluların renklerine göre ayrılması gerekir.
  • Her havlunun üzerinde nasıl yıkanması gerektiğini talimatı bulunur. Bu nedenle de en uygun yıkama şekli el ve yüz havlularını talimatta belirttiği şekli ile yıkamaktır.
  • Havluları yıkarken bir taraftan da yumuşaklığını koruması gerekir. Bunu sağlamak için de sirke kullanabilirsini. Havluları yıkarken sakın içerisine başka bir kıyafet karıştırmayın. Tüm havluları bir arada yıkayıp ve içerisine bir miktar sirke eklersiniz oldukça yumuşak ve temiz havlular elde edebilirsiniz.
  • Renkli havluları 50 derece beyaz havluları ise 90 derece sıcaklığında yıkayarak el ve yüz havluları yıkama işleminde en uygun programı seçmiş olursunuz.

Pratik Çanta Süsleme Yöntemleri

Yaz geldiğine ve bizler gerek renkler gerekse kıyafetler ile yaza ayak uydurmaya başladığımıza göre değişim başlamış demektir. Yaza böyle bakıyorum ben, değişim zamanı, yenilenme zamanı. Tıpkı cildimiz ve saçlarımız gibi, kıyafetlerimiz, aksesuarlarımız da yenilenme ihtiyacı hissediyor. Bugünkü değişim ve yenilenme konumuz ise çantalarımız. Hep söylüyorum, değişen modaya, değişen renk trendlerine değişen aksesuar trendlerine ayak uydurmak için illa satın almanız gerekmiyor. Biraz yaratıcılığı kullanarak çantaları küçük dokunuşlar ile yenilemek, farklı bir görüntü katmak mümkün. İşte, pratik çanta süsleme yöntemleri…



1- Eşarp ile çanta süsleme : En kolay ve eğlenceli yöntemlerden biridir eşarp kullanarak çanta süsleme. Çanta saplarına eşarp dolayarak, düz renk çantanıza biraz eğlence ve başka renkler katabilirsiniz. Bu noktada eğer çanta sapları uzunsa iki tane eşarba ihtiyaç olabilir veya kısa ise eşarbı eşit iki parçaya bölmeniz gerekebilir. Eşarbı dolamaya başlamadan önce, bir sapın dibine eşarbı düğümleyin ki açılmasın. 



2- Bandana ile çanta süsleme : Bandana özellikle yaz aylarının en trend aksesuarlarından biri. Fonksiyonel kullanımı, tercih sebebi yapıyor genellikle. İşte bir bandana ile çantanıza farklılık katmakta mümkün. Bir bandanayı çantaya 3 farklı bağlama yöntemi





3- Çanta sapını değiştirme : Çanta süsleme konusunda yapabileceklerinizden biri çanta saplarını değiştirmektir. Bunun için önceki sayfalarda olduğu gibi eşarp ve bandanaları kullanabileceğiniz gibi, sapları çıkararak bambaşka bir şey koyabilirsiniz yerine. Eğer çantanızın sapı veya askısı çıkıyorsa yerine, kendinize uygun renkte kurdele takabilirsiniz. Bu noktada kurdelenin sağlamlığı açısından, ya bir kaç kat düğüm atın çanta bağlama noktasına veya dikin. Kurdele, eğer çantanız büyükse ve genelde içini dolduruyorsanız, çantayı taşımayabilir (küçük çantalara bu yöntemi uygulamakta fayda var) Bu yüzden ya bir kaç kat kurdele kullanın veya çantanın kendi sapını veya askısını kurdele ile kaplayarak süslemeyi deneyin derim.





4- Çanta askısı süsleme : İşte, size bir önceki sayfada bahsettiğim gibi, askı tamamen çıkarılmamış. Bunun yerine, çantanın kendi askısı üzerinde süsleme yapılmış. Eğer süsleme ile uğraşamam diyorsanız, diğer bir pratik alternatif, fotoğraf makinesi çantaları için tasarlanan, değişik askılar ile kendi çantanızın askısını değiştirmek olabilir



5- Büzgülü çanta süsleme : Büzgülü çantaları işte tamda buradaki süsleme fikri sebebiyle çok seviyorum. Askıları dışında, büzmeye yarayan ipini çıkarıp, yerine pek çok şey kullanabilirsiniz, mesela fular, mesela yukarıdaki gibi renk renk ayakkabı bağcığı. Ben uzun fularlarımı kullanıyorum ancak buda oldukça eğlenceli bir fikir ve zahmetsiz. Yapmanız gereken, renk renk ayakkabı bağcığı almak ve önce deliklerinden sonra, kilitleme tokasından geçirmek. İşte, çanta hazır!





6- Çanta süsleme malzemeleri : Çantaya çeşitli desenler, püsküller, harfler veya şekiller yapıştırmakta çanta süslemenin bir başka yolu elbette. Özellikle hobi mağazalarında bulacağınız kendinden yapışkanlı ürünlerde çok daha kolay çanta süslemek mümkün. Benim önerim, yaz trendlerine ayak uydurmak adına, çantanızın üzerine harflerle mesaj içerikli bir kelime veya söz yazmak olabilir.



Mutfakta daha çok yer için 30 yol

Küçük bir mutfağınız mı var? Bütün herşey karmaşa halinde mi? Sığamıyor musunuz? Mutfaktaki erzak karmaşasına son vermek ve daha fazla yer açmak için birkaç etkili ipucu...



Çok fazla şeyiniz var ama kısıtlı bir yere mi sahipsiniz? Her an elinizin altında olması gereken tencereler, tavalar ve yiyecekler, bir takım seyahatlerinizden ya da kitapçılardan topladığınız yemek kitapları koleksiyonu, her gün sayısı daha çok artan fatura ve fişler, nedense mutfakta durması gereken bir takım kırtasiyeler var... Şanslısınız, bu gibi ıvır zıvırı düzenli saklamanız ve her an elinizin altında tutmak için birkaç çözüm yolu var. Dolaplar, kolay monte edilebilir saklama ürünleri ve mutfağınızı hizaya sokacak çözüm önerileri için aşağıdaki tavsiyeleri mutlaka okumanız gerek: 

Kileri daha yakınınıza getirin. Dışarıya doğru çekilen raylı dolaptan oluşan kiler sistemleri çok popüler. Bu dolapların rafları ince tellerle çevirili ve bu teller hem her rafta hangi baharat ve yiyeceklerin olduğunu görmenizi sağlıyor hem de bunların kenarlardan aşağı düşmesini engelliyor. En tepeden aşağıya doğru istediğiniz büyüklükte yaptırabileceğiniz bu sistemin en kolay yanı elleriniz doluyken bile ayağınızın ucuyla itilerek oldukça kolay kapanabilmesi. 
Dolapları yukarıya monte ettirin. Eğer yeni dolaplar yaptırmayı düşünüyorsanız tavana kadar yaptırın. Her ne kadar bu dolaplar erişmeniz açısından zor olsa da çok nadir kullandığınız birçok büyük parçayı saklamak için mükemmeldir. 
Pratik düşünün. Daha aşağıda kalan ve omzunuzla beliniz arasında kalan dolaplara kırk yılda bir kullandığınız şık yemek takımlarını koymayın. 
Kuru gıdaları hava ve su geçirmeyen ağzı sıkı kapanan kutulara yerleştirin. Genelde aldığınız ürünü kendi ambalajından çıkartıp bu kutulara koymaya dikkat edin. Bu şekilde ürün çok daha uzun ömürlü olacaktır. 
Duvara mutfak el gereçlerini asabileceğiniz tel raflar yaptırın. Duvarın boş olduğu bir alanı asılabilecek mutfak aletleri için ayırın. Buralara minik askılıklar yapıştırıp yerden kazanın. Daha fazla şey saklamak için (baharatlar ve yemek kitapları için) minik kutular ve kitap askıları taktırın. 
Baharat kutularının üzerine mutlaka isimlerini yazın ve görebileceğiniz şekilde yerleştirin. Baharatları koyabileceğiniz en iyi yer ocağın üzerindeki dolaptır. Yalnız ısıdan etkilenmeyecekleri bir yer olmasına dikkat edin. 
Derin ve en görünmez dolap içlerini belirleyin. Buraları yerleştirirken eşyaların birbirini saklamasına izin vermeyin. 
Çekmecelerinizi bölün. Çekmece içleri için ayrıca satılan ayraçları kullanın. Bu sayede düz ve kalın mutfak gereçlerini birbirinden ayırabilirsiniz. Size en uzak olan çekmeceye en az kullandığınız (pasta ve kurabiye kalıpları) gereçleri yerleştirin. 
Çekmecelerin en sonuna kadar açılabilen bir mekanizmayla imal edilmesini sağlayın. Bu gibi en sonuna kadar açılan çekmecelerden ıvır zıvır çıkarmak, iki elle açılan dolap kapaklarını kullanmaktan daha kolaydır. 
Bu gibi ekstra parçaları dolap içlerine monte edebilir ve yeni saklama alanları yaratabilirsiniz. Bu gibi ek parçalar pişirme kâğıtları, yemek kitapları ve peçeteler için mükemmeldir. 
Yemek takımının parçalarını muntazam yerleştirmek için rafların yüksekliğini kendinize göre ayarlayın. Daha geniş tabaklar için bir rafın tamamını ayırırken küçük olanlar için aynı alana ihtiyacınız olmayacaktır. Rafların arasına diklemesine ayraçlar taktırabilirsiniz. 
Raflar arasındaki boş alanları iyi değerlendirin. Rafların arasından sarkan bu minik sepetler boş kalmaya mahkûm tabak aralarındaki alanları kullanmanızı sağlar. 
Kesme tahtaları, tepsiler ve tabak altlıkları için diklemesine ince raflar yaptırabilirsiniz. Rafların üstünde kalan yerleri kullanmak için resimde görünen fincan askılarından taktırabilirsiniz. 
Bir arada güzel gözükmeyecek eşyaları üst üste koymamaya dikkat edin. Mesela tutma sapı olan fincanları üst üste koyduğunuzda asla düz ve muntazam durmazlar. 
Bazı güzel parçaları açıkta da tutabilirsiniz. Eğer mutfağınızda bir ada varsa, bu adanın üstü şık kadehleri ya da pişirme gereçlerini sarkıtmak için mükemmel bir alandır. 
Kesme tahtaları ve tepsileri her zaman dikine koyun. Lavabonun ya da ocağın kenarındaki dar alanlar bile bu malzemeler için ideal yerlerdir. 
Kullanılmayan alanlara görev verin. H,ç kullanmadığınız o en alt çekmece biriktirdiğiniz gazete kupürleri ve kuponlar için idealdir. 
Ocağın altındaki ince çekmeceyi tepsileriniz ve ince tavalarınız için kullanabilirsiniz. 
Lavabonun altındaki dolaptan geçen boruları saklayın. O alanı çirkin görünüyor diye ziyan etmeyin. En azından mutfak temizleme gereçleri için şahane bir alan yaratırlar. Bu gibi yerler nemli olacağından yiyecek içecek saklamamaya özen gösterin. 
Mutfak dolabının sonuna nişler ve raflar taktırın. Adalı bir mutfaksa bu adanın etrafı da bu gibi raflar için biçilmiş kaftandır. Hem yemek kitaplarını sergilediğiniz minik bir kitaplık da yapabilirsiniz. 
Açık ve kapalı dolapları ilgi alanınıza göre düzenleyin. Şarap seviyorsanız şarap kadehlerini ve karafları açık alana yerleştirebilirsiniz. 
Bulaşık bezlerini lavabonun içine erleştirdiğiniz minik bir kutuya koyun. 
Geri dönüşüme önem veriyorsanız çöp kovanızı bir değil dört tane olarak tasarlayıp kağıt, plastik, cam ve yiyecek atıklarını ayrı ayrı çöplere atarak çevreye katkıda bulunabilirsiniz. Dolapta yeterince yer yoksa mutfağınızın bir köşesini de kullanabilirsiniz. 
Mutfak televizyonunu tezgâha koymak yerine yükseğe bir yere asarsanız oldukça bol alan kazanmış olursunuz. 
Eşyaları boyutlarına göre organize edin. Alice Hummelstown adındaki bir organizasyon danışmanı “bir mekanı en etkili şekilde kullanmanın tek yolu budur” diyor. “Özellikle rafları malzemelerin kaplayacağı alana göre düzenleyerek inanılmaz geniş alanlar kazanabilirsiniz.” 
Her gün kullanmadığınız bir takım mutfak gereçlerini eğer mutfağınızda yer kalmadıysa başka odalara ad koyabilirsiniz. Oturma odanızda bulunan ve raflarını asla kullanmadığınız televizyon altlığı da bu iş için gayet güzel kullanılabilir. 
Mutfağa ev ahalisinin haberleşebileceği bir tahta asın. Bu sayede herkes birbirine iletmek isteğini notları buraya yazabilir ve karışıklık ve kâğıt pisliği olmaz. 
Saklama dolabı yaparken biraz yaratıcı olun. Mutfak dolaplarının içine de kadehleri asabileeğiniz askılar yerleştirebilir ve onları daha güzel bir hale getirebilirsiniz. 
Eşyaları görevlerine göre ayırın. Mesela içecek hazırlama alanı yaparak bardakları, içki karıştırıcıları, kadehleri ve karafları aynı dolapta saklarsanız işiniz daha kolay olur. 
Mutfağın kapısının kenarına büyükçe bir sepet yada kutu koyun. Bu sepete mutfağa ait olmayan ve sizin ve çocuklarınız tarafından gün içinde getirilmiş her türlü eşya, oyuncak, kıyafet ve ıvır zıvırı koyup, akşam olduğunda onları ait oldukları odalara dağıtabilirisiniz.

Duvar temizliği en kolay nasıl yapılır

Kış aylarının gelmesiyle hanımların temizlik telaşıda başlamış olur. 


Çok sevimsiz bir iş olan duvar temizliğini en kolaynasıl yaparım sorusunun en pratik cevabı şudur; odanın ortasına kaynar su dolu kabı koyup camı kapıyı kapatıp odanın buharlaşmasını sağlamanız gerek. Bu sayede duvardaki kirler yumuşamış olur. Temizliğin daha kolay hale gelmesini sağlarsınız.



Boyalı duvarları silip kuruladıktan sonra nişastalı su ve sünger yardımıyla duvarları tekrar silin. Bu işlem bir sonraki temizliğin kolaylaşmasını sağlamaktadır.

Mutfak duvarlarının temizliğinde kullanacağınız suya sabunla beraber 1 kaşık dolusu tuz ilave edin. Bu sayede duvardaki yağ ve is lekesini çıkartmak daha kolay olacaktır.



Duvar kağıtlarının temizliğinde yulaf ununa batırılmış bir penye bezle silmek yeterli olacaktır. Bu şekilde yapılan silme işlemi sayesinde duvarlarınız ayrıca leke tutmayacaktır.

Atık yağlardan nasıl faydalanabiliriz.

Kızartma ya da yemek yaptıktan sonra geri kalan yağın çevreyi ve mutfak borularınızı kirletmesini istemiyorsanız bu önerileri uygulayabilirsiniz.
Lavaboya dökülen atık yağlar çevreye büyük zararlar veriyor. Lavaboya dökülen bir litre atık bir milyon metreküp temiz suyu kirletiyor. Sizde evinizde alacağınız önlemlerle atık yağların çevreye olan zararlarını en aza indirebilirsiniz.
İşte o yöntemler…
- Eğer atık yağların işlevsel olarak kullanmak istiyorsanız onlardan kandil yapabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken çok basit. Bir adet mandalinayı alın ve içine atık yağı dökün.
Daha sonra içine elinizle şekil vererek sivrileştirdiğiniz pamuğu koyun. İşte kandiliniz hazır isterseniz içine esansiyel yağlardan koyup etrafa güzel kokular yaymasını sağlayabilirsiniz.
- Tava da kızartma yaptığınızda yağı eğer tekrar kullanmayacaksanız kâğıt havlu ile yağı çekin. Kâğıt havlular yağların tamamını çekene kadar bu işleme devam edin. Bu şekilde lavaboya dökmeden yağlardan kurtulmuş olursunuz.
- Atık yağlardan kurtulmanın bir diğer yolu ise yağları geri dönüşüm merkezlerine ulaştırmak. Kullandığınız yağları cam şişelerin içinde biriktirin ve evinize en yakın geri dönüşüm merkezine bırakın. 

Bebek pudrasının kullanım alanları

Bebeğiniz olmamasına rağmen kullandınız mı? Sadece bebeklerin poposunu kuru ve yumuşak tutmakla kalmayan pudranın birçok kullanım alanı var. Hayatınızı kolaylaştırıp işinize yarayacak pudrayla bakın neler yapılabiliyor...




Saçlarınızın yapısı yüzünden hemen yağlanıp solgun gözüken saçlarınıza bir dokunuş da eski haline getiren kuru şampuanın ana maddesinin aslında pudra olduğunu biliyor muydunuz? Saçarınız eğer açık renk ise bebek pudrasını doğrudan kullanabilirsiniz.

En sevdiğiniz kıyafetinize yağ ya da yemek mi döküldü telaş yapmayın yağ lekesinin çözümü her zaman bildiğiniz tuz değil pudradır.

Kart oyunları sizin için vazgeçilmez bir tutku mu o zaman bu pratik bilgi de sizin için geldi kartları ilk aldığınız gibi artık kaygan değilse bununda çözümü pudra kartlarınızı pudralayarak ilk aldığın gibi oynayabilirsiniz.

Yaz ayının sıcakları bunaltınca terden pişik olmanız büyük olasıdır. Genel olarak bebeklerin pişik olan popolarını koruyan pudra yaz sıcaklarından sizi isilikten koruyabilir.

Sağlığınız için pratik bilgiler

Sağlığınız için işinize yarayacak pratik bilgiler. Basit ama sağlığınızı kurtaracak pratik bilgiler...
Burnunuz mu tıkanıyor? 
Eğer burnunuz tıkandıysa bir kaba ılık su hazırlayın ve içine biraz tuz dökün. Bu tuzlu suyu hafifçe burnunuza çekip bırakın. Tuzlu su burnunuzdaki damarları rahatlatacaktır.

Parmağınızı mı sıkıştırdınız? 
Parmağınızı bir yere sıkıştırdıysanız hemen parmağınızı dik tutun ve üzerine sıkıca bastırın. Ağrınızın azaldığını hissedeceksiniz.



Parmanığıza kıymık batarsa 
Zarar görmüş bölgenin üzerine olgunlaşmış bir muzun birkaç dilimini koyun ve bir bandajla kapatın. Muzun içindeki enzimler ciltteki yabancı maddenin çıkmasını kolaylaştırır.

Nefesiniz kötü mü kokuyor?
Nefesinizin kötü koktuğunu hissediyorsanız hemen iki bardak su için. Ayrıca yemeğenizin yanında mutlaka maydanoz tüketin. Zira maydanoz nefesinizi yenileyecektir.

Kıl dönmesi yüzünden rahatsız edici şişlikler mi oluşuyor? 
Şişlik oluşan bölgeye soğuk suya batırdığınız bir kağıt havluyu koyun ve birkaç dakika bekletin. Ya da üzerine buz koyarak kızarıklığı giderin.

Ağzınızın içi yara mı oluyor? 
Ağzınızın içi yara olduysa hemen bir bardak ılık çay için. Bu yaralarınıza etki edecektir.

Aniden bir uçuk çıktıysa 
Sabah uyandınız o da ne dudağınızda bir uçuk çıkmış! Hemen metal bir kaşığı buzlu suya batırın ya da dondurucuda bekletin. Kaşığı dudağınızda birkaç dakika bekletin.

Kepek problemleriyle başınız mı dertte? 
Banyo yaparken saç derinize doğal yağlarla masaj yapın. Daha sonra saç derinizi iyice durulayın. Bu sorununuzun birkaç yıkamadan sonra ortadan kalktığını farkedeceksiniz.

Gözaltı torbalarıyla başınız dertte mi? 
Sabah gözaltı torbalarıyla uyanıyorsanız kağıt havluya sardığınız buzlarla göz kapaklarınıza kompres yapın. Gözünüzdeki şişlikler belirgin bir şekilde inecek.

Ayaklarınız su mu topluyor? 
Ayakkabınız ayağınızı mı vuruyor? Yara olan yeri yara bandı ile kapatın. Ayakkabınızın içine de mutlaka koruyucu bant yerleştirin. Her akşam ılık su ile ayaklarınıza masaj yapmayı ihmal etmeyin. 
Şiddetli kas krampları yaşıyorsanız…Nemli bir havluyu mikrodalga fırında 30 saniye bekletin. Daha sonra havluyu ağrıyan kasınızın üzerine koyun. Bu kompres, aldığınız ağrı kesici ilaç etkisini gösterene kadar ağrıyı hafifletecektir.
Bir yerinizimi yaktınız? Yanan bölgenin üzerine bal sürün. Balın antibakteriyel özelliğinin yanında yanıkları yatıştırıcı özelliği de mevcut.
Kendinizi endişeli hissediyorsanız ve kalbiniz normalden hızlı çarpıyorsa
Saç diplerinden başlayarak şakaklarınıza nazikçe masaj yapın. Yavaşça nefes alıp verin, hızla rahatladığınızı hissedeceksiniz.
Çenenizde tüylenme problemi yaşıyorsanız…Çenenize ince bir tabaka vazelin uygulayın ve üzerine likit bir kapatıcı pudra uygulayın. Yalnız bu işlemi yaparken alkolsüz ürünler kullanmaya dikkat edin. Çünkü alkollü ürünler cildinizi tahriş edebilir.
Elinizde can acıtıcı bir şeytan tırnağı çıktıysa…
Tırnak diplerinizi tuzlu suyla ovalayın. Bu tedavi, elinizdeki şişliğe iyi gelirken aynı zamanda enfeksiyon riskini de ortadan kaldıracaktır. Bu tedaviyi birkaç gün boyunca yapın.
Ani bir öksürük krizi geçiriyorsanız…
En sevdiğiniz şekerlemeyle bu sorunu çözebilirsiniz. Şekeri uzunca bir süre emerek boğazınızı rahatsız eden öksürük krizini engelleyebilirsiniz.
Egzersiz sonrasında kaslarınız geriliyorsa…
Kulağa garip gelebilir ama birkaç yudum turşu suyu için. Bu, anında gevşemenizi ve ağrının giderilmesini sağlar.
Topuklarınız sertleşiyorsa… 
Ayaklarınıza bir su şişesi ile iki-üç dakika boyunca masaj yapın. Bu işlem sayesinde ayak tabanınızdaki çukur bölge gerilir ve topuğunuzun düzleşmesini engellemiş olursunuz.
Cildinizde siyah noktalar görüyorsanız…
Bu problem susuzluktan veya kan şekerinizin düşmesinden dolayı oluşmuş olabilir. Bu yüzden hemen bir bardak dolusu su için ve bol bol meyve tüketin

Hayatımızı kolaylaştıran pratik fikirler

Hayatınızı kolaylaştıran pratik fikirler. Bu pratik tüyolarla hayatınız çok daha kolay geçecek. Hayatımızı kolaylaştıran günlük hayatta zorlandığımız her sorunun mutlaka bir kolay yolu vardır. İşte size hayatınızı kolaylaştıran pratik fikirler.

-Saç spreyini çorabınızı giymeden sıkarsanız çorabınızın kaçmasını önlersiniz.

-Süet kıyafetlerinizi zarar vermeden hassas bir fırça ile temizleyebilirsiniz.

-Giysinize kırmızı şarap döküldüyse ve yanınızda beyaz şarap varsa az beyaz şarabı kırmızı şarabın döküldüğü yere dökün kolaylıkla lekenin çıkarılmasına yardımcı olduğunu görürsünüz.

-Kazağınız sizi kaşındırıyor mu durun hemen çaresi yok demeyin kazağı alın içinde bir kaç kaşık beyaz sirkenin olduğu soğuk suda 15 dakika bekletin. Sonra kazağı hafifce yıkayın 1 saat o suyun içinde bekletin sonra durulayın kuruyunca kazağın yumuşaçık olduğunu görürsünüz.

-Eski kotlarınızın üzerinde bir jiletle gezdirerek ömürlerini uzatabilirsiniz.



-Mikro dalga fırına pizza koydunuz ancak çok kuru olmasını istemiyorsanız yanına 1 bardak da su koyun su kurumayı engelleyecektir.

-İçeçekleri buz dolabına koydunuz ancak hemen içmek istiyorsanız yapmanız gereken içeçeklerinizi ıslak peçeteye sararak koyun iki dakikada soğuyacaktır.

-Sarkmış olan yada sarkmaya meyilli olan kazaklarınızı sararak buzluğa koyun bir gece bekletin ertesi günü çıkarın çözünmesini bekleyin ve giyin.

Ayağınız kokuyorsa ve bundan herkes rahatsız oluyorsa ki oluyordur çözümü ayakkabınızın içine ayakkabı boşken bir poşet çay bekletin.

Tırnak etlerinizden kurtulmak için 5 pratik yol

Çabuk uzayan tırnak etlerinizden kurtulmak istiyorsanız. Sizler için hazırladığımız bu tavsiyeleri dikkate almanızı öneririz.



Tırnak etleri, cilt hücrelerinden oluşur. Tırnak etlerinin normalden çabuk uzamasının sebebi ise vücudun kullandığından daha çok cilt hücresi üretmesinden kaynaklanıyor. Eğer siz de tırnak etlerinizden rahatsızsanız ve sürekli manikür yaptırmak hem maddi olarak hem de zaman olarak sizi zorluyorsa tırnak etlerinizden kurtulmak için aşağıda adım adım yazdığımız 5 kolay yolu uygulayabilirsiniz.
1. Adım: Ojelerinizi çıkarın.
2. Adım: Tırnak etlerinize yağ sürün.
3. Adım: Ellerinizi ılık suda bekletin.
4. Adım: 3 - 5 dakika sonra ellerinizi sudan çıkarın ve tırnak eti itici tahta yardımıyla nazikçe tırnak etlerinizi itin. Bu işlemi yaparken düz gelen kısmın tırnak yüzeyine bakan kısımda olduğuna dikkat edin.
5. Adım: Ellerinizi temiz suyla yıkayın ve krem uygulayın

Karbonatın günlük yaşamdaki faydaları

Kuru şampuanınızın bitti ise karbonattan yararlanabilirsiniz. Karbonatı saç diplerinize kuru şampuan gibi dökün ve saç derinize masaj yaparak karbonatı saçlarınıza dağıtın

Eğer doğal bir deodorant kullanmak istiyorsanız karbonat size yardımcı olacaktır. Duştan sonra bir pamuk yardımı ile karbonatı koltuk altınıza sürerek teri çekmesini sağlayabilirsiniz.

Karbonatı ve suyu karıştırarak dişlerinizi fırçalayın. Karbonat, kahve veya çay nedeniyle dişlerde oluşan lekelerin temizlenmesine yardımcı olarak dişlerin beyazlamasını sağlar

Cildinizi ve elinizi ıslatın, yüzünüze karbonat sürerek hafif hareketler ile masaj yapın ve ardından yüzünüzü yıkayın. Karbonat peeling görevi görerek cildinizin yenilenmesini sağlar.

Sürekli olarak sürdüğünüz ojeler nedeniyle tırnaklarınızda sarılıklar oluşabilir. Tırnaklarınızdaki bu sarılıkları yok etmek ve beyazlamasını sağlamak için temizlenmiş tırnaklarınıza diş fırçası yardımıyla karbonat sürün. 3-5 dakika bekledikten sonra tırnaklarınızı yıkayın

Yaz aylarında oluşan güneş izlerini ortadan kaldırmak için karbonat ve doğal limon suyunu karıştırarak izlerin üstüne sürün

Yaz aylarında oluşan güneş izlerini ortadan kaldırmak için karbonat ve doğal limon suyunu karıştırarak izlerin üstüne sürün

Evde işinizi pratikleştiren ipuçları

Tebeşir nemi ve kokuları yok etme konusunda çok başarılıdır. Küçük bir kese yardımı ile dolabınıza asarsanız kıyafetlerinizin kötü kokmasını engelleyecektir.


Vakumlu torbalar, yiyecekleri buzdolabına kıyasla daha güzel korur ve daha uzun ömürlü olmalarını sağlar. Vakumlu torbaları kapatmanın en basit yolu ise onları büyük su dolu bir çanağın içinde bekletmektir. Sudan gelen basınç, torbadaki havayı dışarı iter ve vakumlu torbanızı kapatmanızı sağlar.


Kıyafetlerinizi daha hızlı kurutmak için çamaşır kurutma makinenizin içine kuru bir havlu koyun.

Bir süngeri ıslattıktan sonra bir torbanın içinde buzluğa koyun. Donduğunda, eriyip etrafı ıslatmayan bir buz paketine sahip olacaksınız.

Bahçenizdeki parazitlerden kurtulmak için toprağınıza kahve telvesi ekleyebilirsiniz

Makyajınızı çıkarmak için kullandığınız losyonları, kıyafetinizdeki makyaj lekelerini çıkarmak için de kullanabilirsiniz. Losyonlar, saçınızı boyattığınızda yüz ve boyun bölgenizde kalan lekeleri çıkarmak için de kullanılabilir.

Yeşil çay, yetiştirdiğiniz bitkiler için de yararlıdır. 4-5 haftada bir 10 litre suyun içine koyduğunuz 3 poşet yeşil çay su bitkileriniz için yeterli olacaktır.

Elinizdeki ufak bir kesiğin kanamasını durdurmak için dudak nemlendiricilerinden yararlanabilirsiniz. Lip-balmlar kanamanın durmasını sağlar ve yaranın kapanmasına yardımcı olur.
pembeNar

Çayın hayatımızı kolaylaştıran kullanım alanları

Çayı sadece içmek için kullanıyorsanız yanılıyorsunuz çay hayatımızın bir çok alanda bize yardımcı olabilir.

Saçınız mat mı? Saçınızı şampuanladıktan sonra son su olarak bir çaydanlık ılık çayla durulayın. Saçınızın ışıl ışıl parladığını göreceksiniz.

Ayağınız mı kokuyor ılık çay dolu bir leğene ayaklarınızı daldırın ve her akşam yatmadan önce 10 dakika tutun 10 günde koku diye bir şey kalmayacaktır.

Boğazınız mı ağrıyor posaları süzüp soğuyan demi boğazağrılarında gargara olarak kullanın.

Cildiniz çok mu yağlı banyodan çıkmadan son su olarak bir çaydanlı çay ile teninizi ovuşturun balsam vazifesi görür.

Derinizdeki yaraları temizlemek için çayı derinizdeki yaraların temizlenmesi ve antibiyotik etkisi göstermesi için pamukla tatbik edebilirsiniz.

Eliniz balık soğan mı kokuyor elinizi demli çay ile yıkayın o kokulardan eser kalmaz.

Buzdolabınız koku mu yapıyor demlikte kalan çay posalarını kurutup bir kap içinde buzdolabının orta rafına yerleştirin kokudan eser kalmayacaktır.


Yumurta hakkında bilinmeyen ilginç bilgiler

Yumurta hakkında şimdiye kadar duymadığınız işe yarar bilgiler:

-Yumurta kabuğunun yüzeyinde 17.000 adet küçük delik bulunur.



-Buzdolabında 1 hafta bekletilmiş yumurta oda ısısında bir gün bekletilmiş yumurtadan daha tazedir.
-Yumurta uzun süre bekletilirse su ve karbondioksit nedeiniyle ağırlığı azalır.
-Yumurta yüzde 10 tuzlu suya atılacak olursa taze yumurta dibe çökerken bayat yumurta yüzeyde kalır.
-Yumurta mutfağın çimento harcı gibidir yumurtayı bir çok besini hazırlamada yardımcı olarak kullanabiliriz.
-Ymurta tahıl grubundaki besinler ile tüketildiğinde örneğin makarnaya kırılırsa yada böreklerde kullanılırsa protein kalitesini artırmış oluruz.
-Yumurtanın tazeliği en iyi kırıldığında anlaşılır. Taze yumurta kırıldığında yumurta akı ve sarısı tamamıyla yayılmaz ve biribirine karışmaz. Yumurta sarısı tam rengindedir.

Alışverişinize ucuza getiren yöntemler

Neredeyse her gün bir şey satın alıyoruz, para harcıyoruz, alışveriş yapıyoruz. Ama bu aldıklarımız daha ucuza alma şansımız var. Tek yapmamız gereken biraz azimli ve sabırlı olmak. En ucuzunu biz bulacağız.
1. Pazar alışverişi bütçenizi sarsmadan satın almak için kullanılan yöntemlerden bir tanesi. Sebze-Meyve alırken market yerine semt pazarlarını seçerseniz paranızın büyük bir kısmı cebinizde kalacak.



Aynı zamanda pazarların kıyafet kısmı da oldukça zengin. Radarlarınız açık dolaşırsanız muhteşem şeyler bulabilirsiniz.
2. Mağazada beğendiğiniz şeyleri, internetteki sitelerden kontrol etmek, ucuz alışveriş için güzel bir yöntem. Mağazadaki bir çok ürün aynı zamanda internetteki indirimli alışveriş sitelerinde olabiliyor.



Mağazada deneyip beğendikten sonra internetten kontrol edip alırsanız %50 ye varan indirimlerle karşılaşabilirsiniz.
3. Ucuz olmalarıyla ünlenen marketlerden alışveriş yapmak da kulanılabilen bir yöntem. Bazı ürünlerin gerçekten daha ucuza satılmasının yanı sıra eğer indirimdeki ürünleri takip ederseniz çok güzel fiyatlarla karşılaşabilirsiniz.



4. Alışveriş yapmadan, alacağınız şeylerin araştırmasını yapın.




"Mağazada mı daha ucuz yoksa internette daha uyguna bulabilir misiniz?" ya da "internetteki bir sürü siteden hangisi daha fazla indirim yapmış, hangisinde kargo ücreti yok." Bunlardan sonra bulduğunuz en uygun fırsatı havada kapın.
5. Özellikle Kıyafet alışverişleriniz için pasaj gezmek çok iyi bir yöntem. Mağazalarda beğendiğiniz kıyafetler ihraç fazlası olarak ya da sezon sonu fazla kalanlar olarak mutlaka buralara düşüyor.



Her zaman aradıklarınızı bulamasanız da sık sık kontrol etmek de fayda var. Türkiye pazarında olmayan firmaların bile ihraç fazlalarını bu pasajlarda bulabilirsiniz. Mesela Sinanpaşa Pasajı (Beşiktaş), Terkos Pasajı (Beyoğlu)...
6. Gazetelerin arasından çıkan, kapınızın demirine sıkıştırılan o broşürleri mutlaka inceleyin. Mutfağın, evin o haftaki ihtiyaçlarını çok daha ucuza getirebilirsiniz.



7. Yurt dışından alışveriş yapmakta, alışverişi daha ucuza getirmek için kullanılan yöntemlerden. Özellikle Çin'de üretilen ürünleri internetten alarak işi ucuza halledebiliriz.




Mesela Türkiye'de bulabileceğimiz en ucuzu 25 tl olan telefon kaplarını 1-2$'a sahip olabiliriz. Tek sıkıntısı kargo süresinin biraz uzun olması.
8. İnternetteki fiyatları karşılaştırmak için kullanılabilecek bir sürü site var. Bu sitelere aradığınız ürünleri yazarak hangi sitede en ucuza bulabileceğinizi öğrenebilirsiniz.



Özellikle uçak bileti alırken bu yöntem çok işe yarıyor.
9. Pazarlık yapın. Eğer yapabiliyorsanız, yeteneğiniz varsa tahmin edemeyeceğin kadar indirim yaptırabilirsiniz.



Etiket sistemi kullanmayan her yer ürüne pazarlık payı koyuyor en azından deneyebilirsiniz. Ama hiç yapamıyorsanız sakın abartmayın, bir de sinirlerinizin bozulduğuyla kalırsınız.
10. Kupon/kod kullanın. Mağazaların hediye çeklerini, internet sitelerininse size özel verdikleri kodları mutlaka kullanın.



Bir çok sitede internet alışverişi için kullanılan kodlar var. Sitenin adını ve istediğiniz kodu yazarsanız bir çok alternatif bulabilirsiniz.
11. Para/puan biriktiren kartları/uygulamaları kullanın. Sonra da bu puanları/paraları harcayın. Yani biriktirdiğin alışverişlerin bir sonraki alışverişini bedavaya getirmiş olacak.



Eskiden her mağazanın kendi kartı varken şimdi bir çok mağaza ortak kart kullanıyor. Böylelikle puanları daha çabuk biriktirebiliyorsunuz.

Aynı zamanda internetteki çeşitli sitelere ve uygulamalara üye olursanız anlaşmalı mağazalardan da para/puan biriktirip dilediğiniz gibi harcayabilirsiniz.
12. Fabrika Satış Mağazaları'na uğrayın. Tekstil konusunda iddalı olan Türkiye, ünlü markaların üretim yaptırdığı ülkelerden. Fabrikaların yanında bulunan bu mağazaları mutlaka gezmelisiniz

Uçuş korkusunu yenmek için 10 tüyo

İnsan yaşamı boyunca bazı korkularından kaçmayı başarabilir fakat uçuş korkusu kaçarak korunulabilecekler listesinde değil ne yazık ki. Modern yaşam bazıları için uçmayı bir seçenek olmaktan çıkarıp mecburiyet haline getirdi günümüzde. Bugün yaklaşık her dört kişiden biri uçarken korkuyor, 10 kişiden biri ise hiçbir şekilde uçağa binemiyor. Adı ’uçuş korkusu’ olmakla birlikte uçak kabininde yaşanan asıl korku uçmaktan ve düşmekten değil, sinir krizi geçirip daha sonrasında utanmaktandır. Hepsinin altında yatan ise ’kontrolünü kaybetme’ korkusudur.



UÇUŞ KORKUSUNUN SEBEPLERİ
Kontrolü kaybetme korkusu.
Kaçıp kurtulmanın mümkün olmadığı yerde panik atak geçirme korkusu.
Kapalı yer korkusu.
Yükseklikten korkma.
Uçağın kaçırılmasından ya da terörizmden korkma.
Hava boşluğuna düşmekten korkma.
Gece ya da deniz üzerinde uçmaktan korkma.
Kazada sakat kalmaktan ya da ölmekten korkma. Daha önceki kötü deneyimler, yaşanılan travmalar da havada panik duygusunu tetikler. Medyanın, uçuş korkusunun yayılmasında önemli rol oynadığına inanlar da giderek artıyor. Günde yüzlerce trafik kazası olurken çok seyrek görülen bir uçak kazasının her şeyin önüne çıkması ve kazaya dair en ince detayların günlerce basında yer bulması uçuş korkusunun toplumsal bir hezeyan haline gelmesine sebep olabiliyor. Uçaklar ve uçuş hakkında eksik ve yanlış bilgiler de uçuş korkusuna neden olan başlıca sebepler arasında sayılır.
UÇUŞ KORKUSU İLE BAŞETMEK İÇİN 10 TÜYO
- Hava boşlukları korkutabilir fakat normal olaylar olduğunu bilin:
Hava boşluğunu yaşayanlar uçağın düştüğünü sanabilirler. Bu durumda uçağı inişli çıkışlı bir yolda giden arabaya benzetmek daha doğru olur.
- Uçaklar sağlam, kuvvetli ve güvenilir araçlardır:
Uçaklar normalde karşılaşabileceklerinden çok daha zorlu şartlara dayanacak şekilde üretilir.
- Uçaklar ve uçmak sıradan işlerdir:
Her gün binlerce uçak milyonlarca yolcuyu güvenle gideceklere yere ulaştırıyor. Uçağa binmeyi uzaya gitmekle aynı kefeye koymamak gerekir.
- Pozitif düşünün:
Aklınızı ve düşüncelerinizi olumlu düşüncelere kanalize edin ve geçmişte kalmış hikâyelerden kendinizi uzak tutun.
- Kaslarınızın yönetimini ele alın:
Baktınız istemsiz kasılmalarınız oluyor, kontrolü elinize alıp istediğiniz kası kasıp bırakın. Patronun kim olduğunu vücudunuz anlasın.
- Aşırı çalışan hayal gücünüzün sesini kısın:
Uçuş sırasında duyduğunuz acayip sesin düşme işareti olduğunu hayal etmekten vazgeçin ve her sesi yorumlayacak kadar tecrübeniz olmadığını unutmayın.
- Rahatlama egzersizlerini uygulayın:
Gerginlik hissettiğinizde derin bir nefes alıp yavaş yavaş bırakın, bu uygulanabilecek basit ama etkili bir yöntemdir.
- Panik duygunuzu tanıyın:
Panik halini yaşıyor olsanız bile bunun size fiziksel bir zarar vermeyeceğini, kalp krizi geçirmenize sebep olmayacağını bilin.
TEDAVİ İÇİN YAPILABİLECEKLER
Uçuş korkusunun giderilmesinde sadece yüzleşmenin değil, diğer yöntemlerin de uygulanması gerekiyor.
Eğitim:
Bazı durumlarda uçuş korkusu yaşayan insanları havacılığın gerçekleri hakkında eğitmek, onların korkusunu dindirmekte yardımcı olur. altına alır.
Davranışçı tedavi ve hipnoz:
Korkunun ilk başladığı hali deşifre edip bilinç düzeyine çıkarmak ve bunu tedavi ederek uçuş korkusunu gidermeye yönelik uygulamalar olarak tarif edilebilen yöntemde, zaman zaman hipnozdan da yararlanılır.
İlaç tedavisi:
Korkuların tedavisinde kullanılan sakinleştirici-yatıştırıcı ilaçlar uçuş öncesinde kullanıldığında fayda edebilir. Benzodiazepin grubu ilaçlar zaman zaman hekimler tarafından bu iş için hastalara reçete edilir. Seyrek uçan insanlar için arada sırada alınacak ilaç, seçilebilecek bir yöntemdir. Alkolü de aynı amaç için tercih edenler sıktır. Fakat yüksek irtifadaki basınç ve oksijen miktarındaki değişiklikler alkolün kötü etkilerini katlayarak artırır; bu nedenle alkolün rahatlatıcı etkisini yaşamak isteyenlerin aldıkları miktar konusunda dikkatli olmaları gerekir.
Yazar: Dr. Eren Erenoğlu
Kaynak: http://www.sabah.com.tr

Yorgan nasıl yıkanır?

Yorganları yıkamak bir mesele bunun için ekstra geniş yıkama makinesi gerekmekte ve bir hayli yorucu olmakta. yorgan yıkamanın en pratik yolu.

Malzemeler
Hafif veya tamamen doğal deterjan
Tenis topları
Ekstra geniş kapasiteli ön yıkamalı çamaşır makinesi
Ekstra büyük kapasiteli kurutucu veya güneşli açık alan
Yapılışı
1. Yorganınızı su çektiği zaman ağırlaşacağı için büyük kapasiteli bir çamaşır makinasında yıkamanızda fayda var. Yorganınızı çamaşır makinasına koyun.

2. Hassas / nazik döngüyü seçin ve az miktarda hafif veya tamamen doğal deterjan ekleyin. Çok fazla sabun koymayın makinadan taşma ihtimali olabilir.
3. Tüm sabunların yıkandığından emin olmak için iki kez durulama devresini çalıştırın. Böylece yorganda sabun kalıntıları kalmayacaktır.
4. Ardından yorganı büyük bir kurutucuda kurutun. Bu işlem birkaç saat sürebilir ancak küflenme olmaması için yorganın tamamen kuru çıkması gerekiyor.
5. Kurutulurken tüylerin yapışmaması ve birbirinden ayrılması için kurutuya teniz topları koymayı unutmayın. Kurutma süreci boyunca yorganı bir kaç kez alın ve kabarmasını sağlayın.
6. Yorganın tamamen kuru olup olmadığından emin değilseniz, havai ışık seviyesine kadar tutmayı deneyin. Kumaştan kümeler görüyorsanız (yani tüylerin halen toplu durduklarını) onu kurutucuya geri koyun. Ancak tüyler yayılmışsa kurumuş veya kurumaya yakın demektir.
7. Birkaç saatlik kuruma süresinden sonra hâlâ nemli ise, açık havada güneş gören bir yerde kuruyuncaya kadar tutun.

Bebek odası hazırlamanın pratik noktaları

Hayatlarına yeni katılacak minik melekleri için tatlı bir telaşla hazırlıklara başlayan anne-baba adayları, bebek odası için de hummalı bir arayışa girerler. Bebekleri eve gelmeden odasını hazırlamak, birçok yeni eşya ve mobilya almak için heyecanlanırlar. Bebek odası için çeşitli araştırmalar yapıp, tecrübeli ailelerden fikirler alırlar.

Ama ne yazık ki çoğu zaman; belki de bebeğin hiçbir zaman kullanmayacağı bir sürü eşyayla oda doldurulur. Oysa odasını gereksiz eşyalarla, uyumsuz renklerle doldurmak; hem sizin hem de minik bebeğiniz için yorucu olabilir! Çünkü bebek odası hazırlarken, her adımınızı iki temel hedefi düşünerek atmalısınız: Güvenlik ve rahatlık!



Medical Park Bursa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hüseyin Tatar; sağlıklı ve güzel bebek odasının püf noktalarını anlattı:


• Bebeğinize oda hazırlığı yaparken; odanın her yeri bordürler, örtüler, perdeler, araba, çiçek ya da ayıcık desenleri ile dolmaya başlarsa; hem sizin için hem de minik bebeğiniz için çok yorucu olabilir! Odanın temasını oluşturan desenleri, ahenk oluşturacak şekilde tekrarlamaya özen gösterin. Bir bebek odası hazırlarken her adımda şu iki temel noktayı hatırlayın: Güvenlik ve rahatlık!

TAHTA DEĞİL PARKE ZEMİN

• Her şeyden önce kullanılan tüm malzemeler, sağlıklı ve özellikle temizlenmesi kolay olarak seçilmeli. Yer döşemesinde tahta; çok kir tuttuğu ve de temizliği zor olduğu için tercih edilmeyen bir döşeme türüdür.

• Çok sık tercih edilen bir yöntem olan yere halı serilmesi de; bebek ve çocuklar için bazı sakıncalar doğurabilir. Çünkü halı; toz ve mikroorganizmaların yuvası haline dönüşerek, mikrobik ve alerjik sorunlara yol açabilir. Ayrıca halı ve halı türü malzemeler; odadaki nemi de emdiği için, alerjik bünyeli bebekler için nefes almayı güçleştirebilir. İdeal olan; yıkanması veya silinmesi kolay (örneğin laminant, parke) döşeme türlerini kullanmaktır.

METAL UYKUSUNU KAÇIRIR

• Yapılan araştırmalar; metal malzemelerin manyetik alan üreterek, insan organizmasını olumsuz yönde etkilediğini ortaya koymuştur. Metal, bebeğin de kendisini yorgun hissetmesine ve buna bağlı olarak uyku düzensizliklerine neden olabiliyor. Bu nedenle, bebeğin odasında büyük metal mobilyalar bulundurulmamalı.

• Bebeğin odasındaki mobilyaların, ağaçtan yapılmış olması sağlıklı bir seçimdir. Fakat, toksik olmayan boyaların kullanıldığı mobilyaları tercih etmelisiniz. Mobilyalarda sivri çıkıntılar olmamasına da özen gösterin. Mobilyayı alırken, boyutlarının bebeğe büyüdüğünde oyun alanı bırakacak şekilde olmasına dikkat edin. Ünlü bir mimarın şu sözünü unutmayın; ‘Az çoktur!’ 


KUZEYDE, PENCERELİ BİR ODA…

• Yapılan araştırmaların ışığında; ideal bir bebek odasının 12–15 metrekare ve en az 1 penceresi olması öneriliyor. İçeri güneş girmeyen ve hava değişimi olmayan odalar, bebeğin sağlığı için uygun değildir.

• Aynı zamanda odanın evin kuzey-doğusunda veya kuzey-batısında olması da öneriler arasında yer alıyor. Böylece; oda, günün en ferah saatlerinde (güneş doğarken ve batarken) güneş görebilir. Evin güney kısmında bulunan odalar; özellikle yaz aylarında, evin en sıcak bölümü olması nedeniyle, çocuk odası olarak pek tavsiye edilmiyor.

BEYAZ IŞIKLI KÜÇÜK AVİZE TERCİH EDİN

• Odanın ışıklandırılmasına da çok dikkat edin; öncelikle hava alan ve güneş ışığı giren bir oda olmalı. Her ne kadar uygulaması zor olsa da; evdeki ışık kaynaklarının odanın tam ortasında bulunmaması ve ışığın tavan veya duvarlar vasıtasıyla yansımaması gerekir. Avizeden çıkan ışık çok kuvvetli olmamalı, avize ufak olmalı, beyaz veya sarı ışık seçilmeli. Gece için de, az ışık veren gece lambaları tercih edilmeli.

PASTEL RENKLER SAKİNLEŞTİRİR

• Günümüzde çoğu bebek odasında kullanılan pastel renkler, en ideal olanlarıdır. Mavi ve yeşil gibi soğuk renkler, sakinleştirici bir etkiye sahiptir; aynı zamanda sinekleri de uzak tutar. Koyu renk boyalar, odayı küçük gösterir. Açık renkler ise odaya ferahlık verir. Karbeyaz renk, bebek odaları için tavsiye edilmiyor. Karbeyaz renk; odaya rahatlatıcı olmayan bir hava vermekle beraber, hastane odası gibi bir izlenim de bırakabiliyor. Bebeğin odasında fildişi ve buz rengi veya opak renkler rahatlıkla kullanılabilir. Kırmızı renk, hayli dikkat çekicidir; birkaç eşyada kullanarak odaya canlılık katabilirsiniz.

BEBEĞİNİZ BÜYÜYÜNCE OYUNCAKLAR KUTULARA!

• Odanın dekorasyonunu yaparken; çocuğunuzun boyunu ve özelliklerini dikkate alın. Tüm yaşamı; onun göz ve ulaşım seviyesine göre kurun. Kullanacağınız sistemin çocuğunuzun kullanımına uygun olmasına özen gösterin; oyuncak kutusuna bir yerlere çıkmadan erişim olanağı olması, mekanizmalarının yaşına uygun olması vb.

• Kullanacağı çekmeceleri ya da rafta duran kutuları, içlerini görebilecek yükseklikte tasarlayın.

• Düzenleme yaparken aşağıdan başlayın. Sık kullanılan oyuncakları alt seviyelere, daha görsel ve az kullanılanları üst seviyelere yerleştirin.

• Çeşitlendirin! tek tip oyuncak depolaması yapmak zorunda değilsiniz! Aynı konsept içinde bir oyuncak sandığı ve tavandan sarkan bir sepet kullanabilirsiniz. Açık raflar yerine, içi doldurulacak kutuları tercih edin. Bu kutuların büyüklüğünü çocuğunuzun taşıma kapasitesine uygun seçin. 



RAFLAR ÖZEL DİKKAT İSTER

• Raf kullanacaksanız yanları kapalı olmalı; aksi takdirde bir kitap alırken hepsi devrilir! Ancak bir araba serisi ya da hayvanlar dizisi gibi oyuncakların, kutuda değil, alçak bir rafta sergileneceğini de unutmayın.

• Güvenliğe dikkat! Unutmayın; bir çocuk, çok sevdiği oyuncağını yukarılardaki bir rafta görürse, onu almak için birçok tehlikeli yola başvurmaktan çekinmeyecektir. Bu nedenle rafları çocuğunuzun boyunu göz önüne alarak alçak planlamak, muhtemel kazaları baştan önler.

• Sınıflayın ve etiketleyin! Oyuncakları sınıflayın ve bu sınıflamaları çocuğunuza öğretin. Okul öncesi çocuklar için oyuncak kutularını farklı renklerdeki etiketlerle işaretleyin. Oyuncakları kaldırmak da eğlenceli bir oyuna dönüşsün.

• Dönüşüm yapın! Çocuğunuzun oyuncaklarının tamamını kullanımına sunmayın. Belli aralıklarla bazılarını dolapların üst ve az kullanılan raflarına ve depo odası gibi yerlere kaldırıp, diğerlerini yeniden ortaya çıkarın. Bu yolla oyuncak için ayırdığınız bütçenin de düştüğünü göreceksiniz.

• Değişiklik yapın! Minik ellerde saatlerce kurcalanan arabaların, bebeklerin ve müzik aletlerinin belli bir süre sonra tanınmaz hale geldiğini göreceksiniz. Kutularda biriken araba tekerlekleri, hangi bebeğe ait olduğu belli olmayan çantalar, birtakım kapaklar… Eğer bunları orijinal halinde kullanamayacaksanız değiştirin, kolaj çalışmaları yapın ya da biraz hayal gücü ile artık malzemeleri kullanarak örneğin kartondan bir araba yapın!

BİR TEMA BELİRLEYİN

• Çocuğunuzu sürece ortak edin! Kutu satın alırken şeklini ya da rengini seçmesine izin verin. Oyuncakları birlikte düzenleyin, düzene sahip çıkmasını teşvik edin. Hatta bir tema belirleyin; odada belli yerlerde ve oyuncak sepetinde bu temayı ya da karakteri kullanın.

• Oyuncak kutularının belki de en fonksiyonel olanı; depolama işlevini yerine getirmekle beraber, başka bir işe de yarayıp hatta odanın atmosferine katkıda bulunanlarıdır. Dolayısıyla tabure ve masa olup içi oyuncak depolayabilen; ya da üstü oyun alanı, altı çekmece olan üniteler, kullanışlı olduğu gibi çocuğunuzun ilgisini de çeker.

EN ÖNEMLİ DEKOR: GÜVENLİK ÖNLEMLERİ!

• Evdeki tüm prizlere koruyucu kapak takılmalı. ÇARPILABİLİR. 

• Ev içinde döşeli tüm elektrik kabloları ve her türlü cihazın kabloları gizlenmeli veya bebeğin ulaşamayacağı şekilde tedbir alınmalı. ÇARPILABİLİR. 

• Tüm pencerelere parmaklık veya kilit takılmalı. PENCEREDEN DÜŞEBİLİR. 

• Radyatörlere koruyucu takılmalı. KAFASINI ÇARPABİLİR. 

• Dubleks evlerde katlar arasındaki merdivenin üstüne ve altına birer kapı takılmalı. DÜŞEBİLİR. 

• Bebeğin üzerine tırmanabileceği eşyalar, pencere kenarından uzaklaştırılmalı. PENCEREDEN DÜŞEBİLİR. 
• Eğer evde cam kapılar varsa, kırılmaz kapılarla değiştirilmeli. KIRIP YARALANABİLİR. 
• Mümkünse, kapılardaki bebeğin kilitleyebileceği kapı kilitleri kaldırılmalı. KENDİNİ BİR YERE KİTLİYEBİLİR. 

• Bebeğin karyolası, herhangi bir şeye ulaşamayacağı bir yere yerleştirilmeli.

• Yatağı üzerinde; uyku süresi hariç, yastık veya yorgan bulundurulmamalı. BOĞULABİLİR VEYA AŞIRI TERLEYEBİLİR.

• Karyola kenarları, bebeğin ayağa kalktığında aşamayacağı yükseklikte olmalı.

• Karyola çubuklarının arası çok fazla geniş olmamalı, bebeğin kafası geçmemeli. SIKIŞIP BOĞULABİLİR. 

• Karyola içinde; üzerine basamak gibi basıp yükselebileceği yastık, oyuncak vs. malzeme bulundurulmamalı.

• Bebeğin parmaklarının veya elinin takılabileceği, dantelli veya diğer çeşit yatak örtüleri ve battaniyeler kullanılmamalı.
cosmoturk