Camilerde milis işlevli gençlik kolları kuruluyor.! Devrim Muhafızları mı geliyor?



Camilerde milis işlevli gençlik kolları kuruluyor.!
Devrim Muhafızları mı geliyor?
Yeniçağ yazarı Arslan Bulut "Camilerde gençlik kolları ve rejim!" başlıklı yazısında, referandum çalışmalarında AKP'lilerin iç savaş söylemlerine dikkat çekerek, iktidara, "Camilerde gençlik kolları" kuracağını açıklayan ve hayır diyenleri terörist olmakla suçlayan siyasi iktidar, "devrim muhafızları ordusu" kurmak peşinde midir?" sorusunu yöneltti.

Aslan Bulut'un yazısı şöyle:

AKP Manisa İl Başkan Yardımcısı Ozan Erdem, "Eğer yüzde 50'yi geçemezsek ve bu referandum oylamasında başarısız olursak iç savaşa hazır olun. Gerek kendi içimizde gerek kendi dışımızda kartların yeniden karılacağını yeniden plan masalarının kurulacağını iyi bilelim." dedi.
AKP yönetimi, Ozan Erdem'in istifasını istedi ama bunun bir önemi yok. Ozan Erdem, AKP'nin derin görüşünü seslendirmiş oldu!
İşte millet bunun için "hayır" diyor. "Hayır çıkarsa"ya göre iç savaş planlayan bir zihniyetin "Evet çıkarsa" ne yapacağı belli olmuyor mu? Kartlar yeniden karılacakmış! Bu ne demektir, rejim değişikliği değil mi?
Silâh da dağıtılacak mı?

***

İşte "kindar gençlik" bunun için yetiştirildi?
Kin ve nefretlerini bunun için eksik etmediler?
Yetiştirilen gençler, Atatürk'ten de nefret ediyor, onun kurduğu cumhuriyetten de devletin Türk devleti olmasından da?
Kendilerini Türk hissetmeyenler olabilir ama vatandaş olarak Türk olmak bile ağırlarına gidiyor?
Ne yapalım yani, Türklüğümüzden vaz mı geçelim? Veya Türkiye topraklarının Arap sermayesine satılmasına seyirci mi kalalım! Türkiye'nin bir Arap ülkesine çevrilmesine seyirci mi kalalım?
***

Fehmi Koru, konuyla ilgili yazısında "Yanlış propagandayla doğru sonuca ulaşılmaz. 'İstiklâl Savaşı' derseniz, partili de 'iç-savaş' der..." göndermesi yaptı:
" 'İstiklâl Savaşı' (Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan) ve 'Sakarya Meydan Muharebesi' (Başbakan Binali Yıldırım) ile eş-değerde görüldüğü devletin/partinin en etkin ve yetkin ağızlarından ifade edilen bir referanduma gidiliyor ve bunları işiten bir partilinin istifaya zorlanmasını getirecek türden bir konuşma yapması neden mahzurlu görülüyor?


Sakarya Meydan Muharebesi'ni, İstiklâl Savaşı'nı kaybetseydik, ardından nasıl bir Türkiye ile karşılaşacaktık?
Madem elzem.. neden uygulanması 2,5 yıl erteleniyor?"
Taha Akyol da soruyor:
"2010 referandumunda MHP de HDP de 'hayır' demediler mi? 'Aynı safta' mıydılar?"
***

Devlet Bahçeli'nin benzetmesi de savaşa dair! Bahçeli, 16 Nisan'da yapılması planlanan referandum için "Demokrasinin Sakarya Savaşı'nı yapacağız. Bu savaşı bir kez daha milletçe kazanacağız. Meraklanmayın tarih uyanacaktır" ifadelerini kullandı!
Peki, iç savaş, savaş laflarının arka planında ne var?

Sözcü gazetesinden Nil Soysal'a konuşan MHP Genel Başkan adayı Sinan Oğan, AKP'nin "Halk Özel Harekât" gibi bir paramiliter yapılanma çalışması içinde bulunduğunu iddia ederek "Özellikle bu 15 Temmuz sonrasında normalde fırıncı, berber ya da bakkal olan sivillerin zaman zaman kamplara alınıp eğitildikleri, silah kullanmanın öğretildiğini biliyoruz. Bu yarı milis gücü ha dediklerinde sokağa çıkarıp toplumun diğer kesiminin üzerine salacak bir çalışma içerisindeler" dedi.
***

"Camilerde gençlik kolları" kuracağını açıklayan ve hayır diyenleri terörist olmakla suçlayan siyasi iktidar, "devrim muhafızları ordusu" kurmak peşinde midir?
Camilerde gençlik kolları kurmak, dini esaslara dayalı devletin sokak gücünü oluşturmak değil midir? Bu bir iç savaş hazırlığı değil midir?
15 Temmuz'u "Allah'ın lütfû" olarak değerlendirip, asıl darbeyi, Anayasa değişikliği ile yapmak isteyen AKP iktidarı, foyasının meydana çıkacağını öngördüğü için mi "milis güçleri" kurmaya başladı? Bu yaptıkları iş, bir "zümre egemenliği" kurmak değil midir? Ve Anayasa suçu değil midir?




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder