Adıyaman

      Plaka numarası "02" olan adıyaman ilimizin, telefon alan kodu "416" dır.
      Adıyaman'ın nüfusu 430.728, Adıyaman'ın yüzölçümü ise 7.614  km² dir.
Adıyaman'ın İlçeleri
      Adıyaman (Merkez), Besni, Çelikhan, Gergeri Gölbaşı, Kâhta, Samsat


Adıyaman'ın Tarihî ve Turistik Yerleri
       Adıyaman, Kâhta ve Besni Kaleleri, Adıyaman Müzesi, Cendere Köprüsü, Nemrut Dağı Kalıntıları, Karakuş Tepesi, Pirin (Perre) ve Gümüşkaya Mağaraları, Gölbaşı gölleri.



Adıyaman'ın Coğrafî Yapısı
       Toroslar'ın güneydoğu uzantıları içinde yer alan il toprakları genel olarak dağlık ve yaylalıktır. Malatya Dağları adını alan güneydoğu Toroslar'ın batı uzantıları ilin kuzeyini kaplar. Kuzeye gisildikçe yüksekliği artan Malatya Dağlarının birçok tepesi 2.000 metreyi aşar. Akdağ 2.551 metreye ulaşan doruğuyla bu dağların en yüksek noktasıdır. 2.150 metre yükseklikteki Nemrut Dağı Kommagene Krallığı'nın tapınak kalıntıları olan , taştan yapılmış çok sayıdaki tanrı başlarıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağıdır. Nemrut Dağı'nın doruğundan bakıldığında yalnız Adıyaman değil, Urfa ve Dyarbakır toprakları da görülebilir. Bu dağların eteklerindeki çayırlıklar hayvan otlatmaya elverişlidir. İl topraklarının ancak % 10 unu kaplayan ovaların en önemlileri yaklaşık 815 km'lik bier alana yayılan Kâhta ve Adıyaman ovalarıdır.
       İlin en önemli akarsuyu olan Fırat, Malatya Dağları'nın güney yamaçlarından doğan bütün akarsuları toplayarak ormanlarla kaplı derin boğazlar içinde akar. Fırat ırmağı üzerinde yapılmakta olan Atatürk barajı tamamlandığında ülkenin en büyük barajı olacaktır. Oluşacak baraj gölünün yatağı Adıyaman kentinin 5 km yakınına kadar uzanacağı ve birçok yerleşim yeri yerleşkeler kurulmaktadır. Batıdaki Gölbaşı göllerinden doğan ve Kahramanmaraş topraklarına geçerek Ceyhan'a karışan Aksu dışındaki bütün akrsular Fırat'a akar. Göksu, Kalburcu ÇAyı, Kâhta Çayı ve Ziyaret Çayı Fırat'a katılan önemli akarsulardır.
       Adıyaman ilinin sınırları içinde 4 küçük göl vardır. Gölbaşı gölleri adıyla anılan Gölbaşı, Azaplı ve İnekli adındaki üç göl Toroslar üzerinde oluşmuş kaya gölleridir. Yağışlı aylarda taşarak birleşen bu göllerde bol miktarda balık bulunur. Kâhta Çayı'nın çıktığı Abdülharap Gölü ise ulaşılması güç dağlık bir bölgededir ve ormanlarla çevrilidir.


  Adıyaman'ın İklimi ve Bitki Örtüsü
        Adıyaman ilinde genel olarak, bütün Güneydoğu Anadolu'da egemen olanbozkır iklimi görülür. Bununla birlikte yüzey biçimlerinde görülen iki ayrı bölge özelliği iklime de yansımıştır. Kuzeydeki dağlık topraklarda kışlar soğuk ve çok karlı, yazlar serindir. Gece ile gündüz arasında büyük sıcaklık farkları vardır. En çok kar alan yer ilin kuzeydoğu bölümüdür. Dağlık bölgenin alçalarak sona erdiği güneydeki yaylalarda kışlar ılık, yazlar sıcak ve kurak geçer. Gölbaşı'nın küçük bir bölümünde Akdeniz iklimine rastlanır. Adıyaman'da en çok yağış Ocak ayında, en az yağış da Ağustos ayında düşer.
Ormanlar il topraklarının %17'sini kaplar. Dağlık yörelerde meşelik ve fundalık olan orman alanlarında fundalıklar daha geniş yer tutar. Otlakların bulunduğu yaylalar hayvancılığı ilin başlıca geçim kaynağı durumuna getirmiştir.
        Adıyaman ili av hayvanları yönünden oldukça zengindir. Su boylarında ve göl kıyılarında keklik, yabanördeği ve yabankazı görülür. Gölbaşı çevresinde ve yükseklerde de yabandomuzu oldukça boldur.

        Coğrafi konumu bakımından, Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu bölgesinde, Fırat nehri batısında yer almaktadır. Adıyaman,insanlık tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bunlardan bir tanesi de Kommagene Krallığına ait kalıntılardır. Kommagene Krallığına ait bu kalıntılar Adıyaman'ın Nemrut Dağında bulunmaktadır.Adıyamanın nüfusu hızla artış göstererek 2010 yılında 203 bine yaklaşmıştır.



Adıyaman'ın Ekonomisi
       Adıyaman'da nüfusun %88 inin geçim kaynağı tarımsal üretim ve hayvancılıktır. Buğday, arpa, pirinç gibi tahıllar, tütün, pamuk, şekerpancarı gibi sanayi bitkileri, nohut, kırmızı mercimek gibi baklagiller yetiştirilir. Üzüm, elma, armut, incir gibi meyveler ve antepfıstığı ilin başlıca ürünleridir. Adıyaman'ın Besni ilçesinde 25 çeşit üzüm yetiştirilir. Bu üzümlerden yurt çapında tanınan güzel kokulu pekmezler yapılır. Gölbaşında üretilen şekerpancarı da Malatya Şeker Fabrikasında işlenir.
       İlin en önemli sanayi kuruluşu Çimento fabrikasıdır. Bunun yanısıra dokuma fabrikaları, Türkiye Süt Endüstrisi Kurumu'nun peynir ve tereyağı fabrikaları, Türkiye Et ve Belık Kurumu'nun soğuk hava depoları vardır.
       Adıyaman'da petrol, krom ve bakır madenleri bulunur. 1958'den bu yana il merkezi yakınındaki Toybelen'de petrol çıkarılmaktadır. Türkiye petrollerinin 38 petrol kuyusundan günde 1500 varil petrol elde edilir. 1988'de Adıyaman kenti yakınlarında açılan bir kuyudan da petrol çıkmıştır.
       Adıyaman'a 5 km uzaklıktaki Pirin köyü mağaraları eski Perre uygarlığından kalmadır. Bu mağaralar Roma döneminde mezar olarak kullanılmıştır. 1982'de açılan Adıyaman Müzesinde kazı buluntuları, Roma ve Selçuklu paraları, süs eşyaları sergilenmektedir.

Adıyaman Doğa Manzaraları
Adıyaman Oteller
Otel Grand İsias

Bozdoğan Otel

Otel Grand İsias

Hotel Nemrut

Otel Antiochos

Adıyaman Serhat Hotel

Serdaroğlu Hotel

 Adıyaman'ın Yöresel Yemekleri   
        Adıyaman yemekleri çevre illere benzerlik gösterir. Yemeklerin temelini, et, buğday ürünleri,bakliyat ve sebze oluşturur. En ünlü yemekleri Meyir çorbası, Alaca çorbası, malhıta çorbası, Adıyaman tavası, parmak kebap, kel köfte, yarpuzlu köfte dir.
Adıyaman'ın En Ünlü Yemekleri


Adana


Adana ili Seyhan Köprüsü
 
Adana, 1.725 bin nüfusu ile Türkiye'nin 5. büyük şehridir. Şehir merkezi Akdenizden 30 km iç kısımda bulunan Seyhan nehri üzerindedir.Adana, konumu itibarıyle (Çukurova) yani Akdeniz Bölgesinin güney kıyılarına yakın bir yerdedir. Komşuları Mersin, Osmaniye, Niğde ve Hatay'dır.

Adana'nın İlçeleri
       Adana (Merkez), Aladağ, Bahçe, Ceyhan, Düziçi, Feke, İmamoğlu, Kadirli, Karaisalı, Karataş, Kozan, Osmaniye, Pozantı, Saimbeyli, Tufanbeyli, Yumurtalık.


Adana'nın Tarihî ve Turistik Yerleri
       Aslantaş Piknik Yeri, Karatepe Milli Parkı ve Açık Hava Müzesi, Adana ve Anavarza Kaleleri, Ulucamii, Akçamescid, Taşköprü, Sarıçam Koruluğu, Seyhan Barajı.



Adana'nın İklimi ve Bitki Örtüsü
      Adana'nın iklimi yazları sıcak ve kurak kışları ılık ve yağışlıdır. Adana ilinin dağlık kesim dışındaki bölgelerinde tipik bir Akdeniz iklimi egemendir. Bu iklim tipinin özelliği olan sıcak ve kurak yaz aylarında gölgedeki sıcaklığın 40 dereceyi aştığı çok olur. Dağlık kesime doğru çıkıldıkça sıcaklık azalır., yağışlar artar. bu nedenle Adana ilinde bütün yılın ortalaması 18°C iken, kuzey komşusu olan Kayseri ilinde bu değer 10°C 'ye düşer. Yine Akdeniz ikliminin etkisiyle Adana ilinin alçak kesimlerinde kışlar ılık ve yağışlıdır. Bu kesimde hava sıcaklığı sıfırın altına pek düşmediği için, kar yağan yılların sayısı kayda geçecek kadar azdır. Hatta eski kayıtlarda 1811 yılında Adana'da Ocak ayında güllerin açtığını yazar.
       Bu iklim özellikleri ilin doğal bitki örtüsünü de belirlediğinden, alçak ve yüksek kesimlerdekibitki toplulukları birbirinden çok farklıdır. Akdeniz ikliminin egemen olduğu alçak kesimlerdeki bodur makiler Toroslar'ın eteklerinden başlayarak yerini gür ormanlara bırakır. Ovalar tümüyle tarım alanı olduğundan, doğal bitki örtüsünün en bozulmadan kaldığı yerortadaki eşik alanların tarım yapılmayan kesimleridir.



Adana'nın Coğrafî Yapısı 
        Adana ilinin doğal yapısı kuzeyden güneye doğru üçe bölünmüş gibidir. Kuzeydeki dağlık bölge, güneydeki ovalar ve bu iki kesim arasında bir geçit oluşturan hafif engebeli eşik alanlar. Yüksekliği çoğu yerde 2.500 metreyi aşan dağlık kesim ortadaki eşik alanlara doğru giderek alçalır ve kıyıdaki alçak ovalarda deniz düzeyine iner.
        İl topraklarının hemen hemen yarısını kaplayan bu dağlık kesim Toroslar ve Antitoroslar dağ sistemlerinin uzantısıdır. Kuzeybatıda Orta Torosların parçası olan Aladağlar üzerindeki Güzeller Tepesi, 3.461 metreye ulaşan doruğuyla ilin en yüksek noktasıdır. Tepelere doğru yoğun kızılçam, karaçam ve meşe ormanlarıyla, doruklarında ise yer yer küçük buzul gölleriyle bezenmiş olan Aladağlar'ın çarpıcı bir görünümü vardır. Adanalılar yazın kavurucu sıcaklarında Aladağların serin yaylalarına çıkarlar. Yörük göçmenleri de yazın hayvanlarını Alp çayırlarıyla kaplı olan bu zengin otlaklarda otlatırlar. Türkiye'nin en uzun demiryolu tüneli de Aladağlar üzerindedir. Dağı yaran Çakıt Suyu vadisini izleyerek yaklaşık 3 km boyunca uzanan bu tünel ilin iç bölgelerine geçit verir. 
Aladağlar'ın kuzeydoğusunda uzanan Tahtalı dağlar ve ilin güneydoğusundaki Amanos Dağları Adana İli'nin öteki önemli engebeleridir. 
       Toros Dağları'nın eteklerinden sonra, Akdeniz'e doğru ovalar başlar. Bu ovalar Adana'nın iki yanındaki Hatay ve İçel illerine de taşan uçsuz bucaksız Çukurova'nın parçalarıdır. Bu geniş düzlük Adana il sınırları içinde, doğal engebelerle birbirinden ayrılmış 6 ova oluşturur. Ceyhan, Yüreğir, Missis, Osmaniye, Yumurtalık ve Haruniye Ovalarıdır. Akarsuların taşıdığı alüvyonlarla zenginleşen bu ovalar, yalnız Adana'nın değil bütün Türkiye'nin en bereketli topraklarıdır.
       Doğu Toroslardan doğarak Akdeniz'e dökülen Seyhan ve Ceyhan ırmakları Adana ilinin can damarıdır. Uzunlukları 500 km'yi aşan ve ovaya ininceye kadar birçok kolla beslenen bu ırmakların akışı düzenli değildir. Kurak yaz aylarında suları iyice azalır. İlkbharda ise Toroslar'ın eriyen karlarıyla beslenerek yataklarından taşacak kadar artar. Bu ırmakların akışını denetleyerek Adana ovalarını bahar aylarındaki sel baskınlarından korumak ve bölgeye elektrik enerjisi sağlamak için Seyhan ırmağı üzerinde Seyhan Barajı, Ceyhan Irmağı üzerinde de Aslantaş Barajı kurulmuştur.
        bu iki akrsuyun sularını biriktiren baraj gölleri de Adana'nın en büyük gölleridir. Bu yapay göllerden başka, ilin Akdeniz kıyılarında Akyatan Gölü, Tuz Gölü gibi birkaç doğal göl bulunur. Bunlar denizin karaya sokulması ve ince bir kıyı şeridiyle kapanması sonucunda oluşmuş lagün ya da denikulağı denen çok küçük acı su gölleridir.       

        En meşhur yemeği Adana kebabıdır.Meşrubatı ise şalgam suyudur. Bitki örtüsü "maki" dir. Narenciye yönünden çok zengin bir ilimizdir Adana.
        İncirlik hava üssü de Adana'da bulunmaktadır. Ülkemizin önde gelen bir kültür ve ticaret merkezi olan Adana  5.620 bin insana ev sahipliği yapmaktadır. Tarıma elverişli topraklarıyla geniş ve düz bir alan (Çukurova) üzerinde bulunmaktadır.


Adana'nın Ekonomisi
Türkiye'nin en verimli ovası olan Çukurova'nın bir bölümü de Adana sınırları içindedir. Seyhan ve Ceyhan ırmaklarının suladığı Çukurova, Adana ilini Türkiye'nin en varlıklı illerinden biri durumuna getirmiştir. Adana'lılar Çukurova'daki pamuk tarımına çok şey borçlu oldukları için pamuğa Ak Altın derler. İlin merkezi olan Adana kentide pamuk tarımına dayalı sanayileşmeyle gelişerek Türkiye'nin dördüncü büyük kenti konumuna yükselmiştir. Her çeşit tarıma elverişli olan bu alüvyonlu ovalarda çok eskiden beri buğday ve pamuk yetiştirilir. Özellikle 19. yy. ikinci yarısında dünya pazarlarının pamuk gereksinimini karşılamak amacıyla gerçekleştirilen atılımlar pamuk tarımını hızla ön plana geçirdi. Tarımda makineleşme, sulama,  gübreleme ve yüksek verimli pamuk türlerinin seçilmesiyle başlayan bu gelişme ilin toplumsal yapısını da etkiledi. İl nüfusu bu yoğun tarım için gerekli işgücünü karşılayamaz duruma gelince, Adana çevresine büyük bir mevsimlik işçi göçü başladı. Son yıllarda pamuk tarımına ayrılan alanlar yerini büyük ölçüde buğdaya bırakmış, bir yandan da turunçgil üretimi ve seracılık yaygınlaşmıştır.
       Buğday karşısındaki bu gerilemeye karşın, pamuk bugün de Adana ilinin en önemli ürünü ve sanayileşmesinin çekirdeğidir. Bu süreç pamuğu çekirdeğinden ayırmak için kurulan ilk çırçır fabrikalarıyla başlamış, büyük dokuma fabrikalarıyla gelişmiştir. Bugün Adana ilinde pamuklu dokumanın yanısıra, kimya, makine, metal eşya, lastik, gıda ve içki dallarında büyük sanayi kuruluşları vardır.



 Adana Oteller
Kuzeyini ve doğusunu Toroslar'ın kapladığı, ülkemizin 5. büyük şehri Adana'da yaylalarda kampçılık, sağlık turizmi, ırmak ve kano turizmi, mağara ve av turizmi gibi alternatif turizmler bulunmaktadır.

Koza Oteli
Otel Koza Adana Şehir Merkezinde rahat ve güvenilir konaklama imkanını ekonomik fiyatlarla sunmaktadır. Ailenizle birlikte evinizdeki huzuru bulabileceğiniz bir mekandır. Otel Koza, Adana içi ulaşıma son derece elverişli bir yerdedir.


Pendosis Otel
Adana'ya bir saat uzaklıkta Pozantı dağ kasabasında, eşsiz bir manzaraya sahip Pendosis Tatil Köyü, konforlu odalar ve süitler ile birlikte mükemmel spor ve dinlenme tesisleri ve ücretsiz park alanı sunmaktadır..

Sedef Otel Adana
Sedef, Adana merkezinde yer alan modern bir oteldir. Türkiye'nin en büyük camisi olan sembolik Sabancı Merkez Camii, otele 2 km'den daha az bir mesafededir. Otelde bay-bayan kuaför ve özel diyet...



Mavi Sürmeli Otel Seyhan
Ülkemizin 4. büyük şehri Adana’da bulunan Otel Seyhan’ın temel ilkesi, önde gelen misafirlerine uluslararası standartlarda beş yıldız konforunu sunmak ve yaşatmaktır. Ülkemizin önde gelen ticaret şehirlerden Adana’nın merkezinde bulunan otelimize ulaşım...


Akkoç Butik Otel
Akkoç Butik Otel, Adana'nın 3 ana arteri Gazipaşa Bulvarı, Ziyapaşa Bulvarı ve Atatürk Bulvarı’nın başlangıç noktası Sular mevkisinde yer almaktadır. İş dünyasının Adana’daki evi Akkoç Butik Otel özenle tasarlanmış mimarisi, zevkle...


Grand Adanus Hotel
Bu modern otel, Adana'nın kalbinde, ücretsiz Wi-Fi ve duvara monte edilmiş düz ekran TV'ler içeren konaklama birimleri sunmaktadır. Seyhan Nehri ve Merkez Parkı, Grand Adanus'a 200 metre mesafededir. Grand Adanus Hotel'in..


Otel İnci
Adana Şakirpaşa Havaalanı'na 3 km uzaklıkta yer alan İnci Hotel, Adana'nın iş ve ticaret merkezinde bulunan Kuruköprü Meydanı'na sadece 300 metre mesafede temiz ve bakımlı odalar sunmaktadır. Otelde bir Türk..

Otel Le Grande
Adana merkezinde bulunan bu otelde alakart restoran, 24 saat açık resepsiyon ve döviz bozdurma hizmeti vardır. Otelde, ücretsiz Wi-Fi mevcuttur. Otel Le Grand'ın sade döşenmiş odalarında TV, oturma alanı ve özel..


Adana'nın Yöresel Yemekleri
        Adana kebabı birinci sırada yer almakla beraber, daha bir çok yemeği meşhurdur Adana'nın. Bunlardan bir kaç tanesi içli köfte, sarımsaklı köfte (fellah köftesi ), humus, biberli ekmek, analı kızlı, sıkma v.s.

Mercimekli Köfte Tarifi

Mercimekli  Köfte
Malzeme : 2 su bardağı kırmızı mercimek
                1 su bardağı köftelik bulgur
                2 adet büyük boy kuru soğan
                1 çorba kaşığı biber salçası
                1 tatlı kaşığı domates salçası
                1 tatlı kaşığı kimyon
                2 tatlı kaşığı nar ekşisi
                1 su bardağı sıvıyağ
                1 demet yeşil soğan
                1 demet maydanoz
 Yapılışı : Mercimekleri yıkayıp 4 su bardağı su ve bir tatlı kaşığı tuzla haşlayın yumuşayınca bulguru koyun ve ocağı kapatın. tencerenin kapağını kapatıp demlenmeye bırakın.
          Yarım saat kadar sonra çukur bir tavada ince doğranmış kuru soğanları sıvıyağla birlikte iyice kavurup salçaları ilave edin ve birlikte biraz daha kavurup altını söndürün. Kimyon ve nar ekşisi ekleyip tencereye bulgurun üstüne boşaltın ve bir geniş leğene bu karışımı koyarak biraz yoğurun daha sonra diğer tarafta iyice yıkanmış maydanoz ve yeşil soğanları ince ince kıyın ve ilave edin. tuzunu ve ekşisini kontrol edin. Eğer tam olmuşsa köfteleri şekillendirmeye başlayın ve kıvırcıkla birlikte servis tabağına yerleştirip servise hazır hale getirin.

Hindi Nasıl Pişirilir

Yılbaşı Hindisi
                                Yılbaşı Hindi Tarifi
Malzeme : 1 tane hindi
                1 tane portakal
                1 çorba kaşığı ince doğranmış biberiye
                Bir buçuk çorba kaşığı kişniş tohumu
                1 tatlı kaşığı kimyon tohumu
                Yarım demet maydanoz
                Bir adet küçük kuru soğan
                 3 çorba kaşığı sıvıyağ
                1 adet iri doğranmış soğan             
                2 sap ince kıyılmış kereviz
                1 çay kaşığı pul biber
                1 çay kaşığı tarçın
                1 çorba kaşığı bal
                Tuz, karabiber
                100 gr tereyağı
                1 adet küçük boy küp küp doğranmış elma
                100 gr kuru kayısı (küçük küçük doğrayın)
                3 çorba kaşığı iri doğranmış maydanoz
                60 gr iri çekilmiş fındık ve ceviz
                40 gr badem (soyulmuş, hafif kavrulmuş, iri dövülmüş)
                 5 dilim tost ekmeği

                           HİNDİ NASIL PİŞİRİLİR ?



1 tane portakalı kabuğuyla birlikte rondoda çekin.Portakalı çıkarıp rondoya 1 çorba kaşığı kişniş tohumu, kimyon tohumu, pul kırmızıbiber, tarçın, bal, tuz ve karabiberi iyice çekin. Portakala biberiyeyi ilave edip karıştırın ve  tereyağının yarısı ile ezilmiş baharat karışımını krema kıvamına gelinceya kadar iyice karıştırın.
Hindiyi, göğüs kısmı yukarıya gelecek şekilde fırın tepsisine yerleştirin. Her tarafına, özellikle göğüs ve but kısımlarına tereyağlı karışımı iyice sürün.
Maydanoz yaprakları ve küçük soğanı hindinin göğüs boşluğuna yerleştirin.
Kalan kişniş tohumunu hafifçe ezin. Kalan tereyağı ve sıvıyağı ısıtın. Soğan ve kerevizleri katıp, karıştırarak orta ateşte 5 dakika soteleyin. Karıştırmaya devam ederek elmayı ekleyin ve 5 dak. daha pişirin. Ezdiğiniz kişniş tohumunu ilave edip, 1-2 dakika daha karıştırarak pişirin. Kalan tüm malzemeleri katın ve iyice harmanlayın.
Elmalı karışımın yarısını hindinin göğüs boşluğuna çok sıkı olmayacak şekilde doldurun. Hindinin bacaklarını yukarıda çarpraz olacak şekilde sıkıca bağlayın.
Hindiyle birlikte verilen pişirme termometresini, kullanma talimatında olduğu gibi hindinin göğüs etine yerleştirin.
Pişirme torbasına çok az un koyup, torbanın her tarafını unlayın ve fazla unları silkeleyin. Hindiyi pişirme torbasına yerleştirin. Torbanın ağzını yanmaz tel ile sıkıca bağlayıp, üzerine iğne ile birkaç delik açın.
Önceden ısıtılmış 190 °C fırında 100 dakika pişirdikten sonra pişirme termometresinin hareketini takip edin. Hindiyi fırından çıkardıktan sonra yaklaşık 10-15 dak. dinlendirin.
Hindinin servis edilmesinden 10 dakika önce kalan elmalı karışımı, bir çorba kaşığı ısıtılmış tereyağında ve orta ateşte karıştırarak, elmalar yumuşayıncaya kadar yaklaşık 5 dak. pişirin. Hindi ile beraber servis yapın.

                                              Hindi dolması

      Birkaç tane kuru soğanı küçük kareler halinde doğrayıp, sıvıyağda soteleyin, üzerine 1 tatlı kaşığı salça ve 1 çay kaşığı karabiber ilave edip kavurun ve 1 çay bardağı yıkanmış pirinç ilave edip iyice kavurun, 1 çay bardağı sıcak su ekleyip altını kısın ve kapağı kapalı bir şekilde suyunu çekinceye kadar pişirip altını söndürün.

      Daha sonra bu iç pilavı hindinin içine doldurup dikin ve açık bir tavada altını üstünü iyice nar gibi kızartıp derin bir tencerede yumuşayıncaya kadar pişirin suyuna da güzel bir pirinç pilavı pişirip birlikte servis yapın.

      Bu dolmayı hindi bulamadığınız taktirde tavukla da tapabilirsiniz. Çok da güzel oluyor. Hiç endişe etmeyin.Yeni yılınız kutlu olsun.

İşkembe Çorbası

Malzeme : 1 kg temizlenmiş yıkanmış işkembe
                2 su bardağı akşamdan kaynar suyla ıslatılmış nohut
                2 çay bardağı pirinç
                1 adet domates
                sıvıyağ
                1 tatlı kaşığı biber salçası
                1 tatlı kaşığı domates salçası
                1 çorba kaşığı kuru nane
Yapılışı : Akşamdan ıslatılmış nohutu ve yıkayıp küçük kareler halinde doğradığınız işkembeleri düdüklü tencerede iyice yumuşayıncaya kadar pişirin. Kapağını açıp bakın suyunun 3 ila 4 litre civarında olması gerekir. Eksikse kaynar suyla tamamlayın ve pirinçleri ilave edip, kaynamaya bırakın.
         Pirinçler pişerken çukur bir tavada biraz sıvıyağ ile salçayı birlikte kavurun. Sonra rendelenmiş yada küçük küçük doğranmış domatesleri ilave edip biraz da öyle kavurun ve altını söndürüp nane ve 1 adet limon suyu ekleyin karıştırın. Bu arada çorbanın suyundan 2 kepçe alıp sosla karıştırın ve tencereye ilave edin. pirinçlerde iyice yumuşadıysa ocağı söndürebilirsiniz. Biraz dinlendirdikten sonra servis yapabilirsiniz.


                                                 Terbiyeli İşkembe Çorbası Tarifi
İşkembe Çorbası


İşkembeleri temizleyip iyice yıkadıktan sonra küçük kareler halinde doğrayıp iyice yumuşayıncaya kadar haşlayın ve sonra küçük bir tavada sıvıyağ ile 1-2 kaşık un kavurup ocağı söndürün. İşkembenin suyundan 2-3 kepçe alıp kavrulan una ilave edin çırpma teliyle iyice karıştırın.1 limon suyu ve 1 diş sarımsak ezerek, ilave ettikten sonra tencereye boşaltın. Kaynatmaya devam edin. Kıvama gelince altını söndürün. Üzerini pul biberle süsleyip servis yapın.

Aşure Tarifi

Malzeme :1 su bardağı nohut
                  1 su bardağı kuru fasulye
                  2 su bardağı aşurelik buğday
                  Yeteri kadar toz şeker
                  100 gram kuru kayısı
                  100 gram kuru incir
                  2 adet ince doğranmış portakal kabuğu    
                  50 gram çekirdeksiz kuru üzüm
                  Kıyılmış ceviz veya kavrulmuş fındık (üstünü süslemek için)
Yapılışı : Buğdayı, nohutu ve kuru fasulyeyi ayıklayıp yıkayın ve akşamdan sıcak su dolu bir kaba koyup kapağını kapatın. Sabah olunca suyunu boşaltıp yeniden sıcak su dolu bir tencerede yumuşayıncaya kadar pişirin. Düdüklü tencereniz varsa mutlaka düdüklüde pişirin. Yoksa diğer tencerede daha uzun süre pişirirseniz problem olmaz.
           Nohut ve fasulyeler iyice yumuşadıktan sonra, şekerini koyun, şeker eriyince küçük küçük doğrayıp yıkadığınız incir, portakal kabuğu ve kayısılarla kuru üzümleri de ilave edin.
           Kıvama gelinceye kadar pişirin sık sık karıştırın ki dibi tutmasın.
          Bu şekilde pişen aşuremiz sıcakken kaselere boşaltılır ve üzeri tarçınlı cevizle veya kavrulmuş fındıkla süslenerek servis yapılır.

KESTANE NASIL PİŞİRİLİR

Kestane Pişirme
        Kestaneler kış mevsiminin vazgeçilmez eğlencesidir. Özellikle de yılbaşı geceleri soba üzerinde pişirilen kestaneler bize çocukluğumuzu anımsatır. Hadi gelin hep birlikte kestanenin nasıl pişirildiğini öğrenelim.
         Öncelikle bir bıçak yardımıyla kestanelerin üstünün şişkin tarafını yandan yana çizmek gerekir, Çizilen kestaneleri soğuk su dolu kaba koyup 3-4 saat beklettikten sonra süzgece döküp iyice süzdürmeliyiz. Daha sonrada fırına veya teflon tavaya koyup üstü kapalı pişirilmelidir. Çizik yerler hafif açılıp sarı kızıl bir renk alınca pişmiş demektir.

BUĞDAY AŞI ÇORBASI

Malzeme : 4 su bardağı su
                1 adet haşlanmış kuzu gerdanı ve suyu
                200 gram aşurelik buğday
                1 kase yoğurt
                1 adet yumurta sarısı
                1 adet havuç
                1 tatlı kaşığı tereyağı
                1 çay kaşığı kırmızı biber
                Tuz


YAPILIŞI : Tencerede 4 su bardağı su ile kuzu gerdanını iyice yumuşayıncaya kadar pişirin. Suyunu alıp akşam ıslattığınız buğdayı bu suyla birlikte haşlayın. Pişirdiğiniz eti kemiklerinden ayırıp incecik didikleyin.Kaynamakta olan karışıma ekleyin. Yoğurt ve yumurtayı çırpın hafifçe sulandırarak karışıma ekleyin. Haşlanmış ve kibrit şeklinde doğranmış havuçları da tencereye atın. Ayrı bir tavada tereyağını eritin. Kıyılmış domatesleri ekleyin. 3-4 dakika kavurup, kırmızı biberi ilave edin. Bu karışımı da çorbaya ekleyin. Tuzunu ayarlayarak servis yapın.

YAYLA ÇORBASI

Malzeme : 1 su bardağı pirinç
                1 litre etsuyu
                1 su bardağı yoğurt
                2 yumurta sarısı 
                Yarım demet dereotu
                4 çorba kaşığı un
                2 çorba kaşığı tereyağı
                1 tatlı kaşığı kuru nane
Yayla Çorbası


YAPILIŞI : Pirinci ayıklayıp yıkayın. 1 litre et suyuna pirinçleri katıp yumuşayana kadar kısık ateşte pişirin. Diğer tarafta karıştırma kabına, önce yumurta sarısını sonra unu ilave edip çırpın. sonrada yoğurdu ekleyip iyice çırpın. Et suyu ve pirinçler birlikte yumuşayınca bir iki kepçe bundan alıp terbiyenin içine karıştırın ve tekrar tencereye hızlı hızlı karıştırarak boşaltın ve birlikte bir iki taşım daha kaynatıp söndürün.
       Üzerine yağda kızdırdığınız naneyi gezdirin. Servis yapın. Arzu ederseniz dövülmüş bir iki diş sarımsak ve ince kıyılmış dereotu da ilave edebilirsiniz. Bu da çorbanıza değişik bir lezzet katar. Afiyet olsun...

CİĞERLİ PİLAV

Malzeme : 2,5 su bardağı pirinç
                500 gram karaciğer
                1 soğan rendesi
                2 çorba kaşığı yağ
                2,5 su bardağı su
                1 defne yaprağı
                1 adet kesme şeker
                Tuz ve karabiber
Ciğer Pilavı


YAPILIŞI : Ciğerli pilav yapmak için önce ciğerlerin zarı soyulur ve bol su ile yıkanır. Suda haşlanır ve suyu bitinceye kadar pişirilir. Küçük küpler halinde doğranır. Pirinçler 1 saat tuzlu sıcak suda bekletilir. Daha sonra iyice yıkanıp süzülür. Tencereye yağ koyulur. bu yağda soğanlar evire çevire kavrulur. Sonra ciğer koyulur ve biraz da birlikte kavrulur. 2,5 bardak su, şeker ve defne yaprağı ilave edilir. Kaynayınca pirinç konur ve karıştırılır. Kısık ateşte 20 dakika pişirilir. Bol karabiber serpilir ve ve tuz koyulup harmanlanarak servis yapılır.

SARIMSAKLI TAVUK ÇORBASI

Malzeme : 1 adet tavuk but
                1 çay bardağı haşlanmış buğday
                3-4 diş sarımsak
                Yarım demet kıyılmış dereotu
                1 adet defne yaprağı
                2 çorba kaşığı un
                4 çorba kaşığı sıvıyağ
                2 çorba kaşığı yoğurt
                1 yumurta sarısı
                1 limonun suyu
Tavuk çorbası

YAPILIŞI : Sarımsaklı tavuk çorbasını yapmaya başlarken evvela, tavuk butunu defne yaprağıyla birlikte haşlayın. Haşlama suyuna isterseniz soğan, pırasa ve kereviz gibi sebzeler de katabilirsiniz. Haşlandıktan sonra ince ince didikleyin. Derisini atın. Soyulmuş sarımsaklara biraz tuz katıp havanda dövün.
        Bir tencereye sıvıyağı koyup ocağı yakın ve kısın. Sarımsakların yarısını bu yağda hafif kavurun. Un ilave edin. Hızlı hızlı karıştırarak un rengini değiştirinceye kadar kavurun. Tavuk suyunu içine ilave edin. Hemen ardından didiklediğiniz tavuk parçaları ile haşlanmış buğdayı ekleyin.
 Bir taşım kaynadıktan sonra bir karıştırma kabında kaln sarımsakları, yoğurdu, yumurta sarısını, limon suyu ve ince kıyım dereotunu güzelce karıştırın. Çorbadan bir iki kepçe alıp bu terbiyenin içine katıp karıştırın ve sonra tencereye boşaltın. Bir iki taşım daha kaynadıktan sonra altını söndürüp servis yapın.

EKŞİLİ KÖFTE ÇORBASI

Malzeme : 300 gram kıyma
                Yarım çay bardağı pirinç
                1 adet soğan
                2-3 diş sarımsak
                1 su bardağı un
                2 adet patates
                2 adet havuç
                2 adet yumurta sarısı
                1 çay bardağı bezelye
                3 çorba kaşığı yoğurt

YAPILIŞI : Köfte çorbasını hazırlarken önce patatesleri ve havuçları küp şeklinde doğrayıp su dolu bir kaba koyun ve bir kenara bırakın. Bir kabın içine soğanı ince ince doğrayın, sarımsakların yarısını da rendeleyip içine katın. Sonra kıyma, pirinç ve tuz koyup iyice yoğurun.
        Bir tencere su koyup kaynamaya bırakın. Su kaynayıncaya kadar köfteleri minik minik yuvarlayın, unlanmış tepsiye atıp sallayın. Kaynamakta olan suya yuvarladığınız köfteleri atın.
        Köftelerden sonra havucu, 2 dakika sonra patatesi, ve en son bezelyeyi de ilave edip kısık ateşte kaynatmaya devam edin.
Köfte Çorbası

        Diğer tarafta köfte çorbasının terbiyesini hazırlamak için çukur bir kabın içine yoğurt, limon ve sarımsağın kalanını rendeleyip koyun. 2 yumurta sarısını da ilave edip çırpın. 2 kaşık kadar un ilave edip sos haline gelinceye kadar iyice çırpın.
        Köfteli çorbadan bir iki kepçe alıp terbiyenin içine karıştırın ve bu karışımı çorba tenceresine geri boşaltın bir iki taşım daha kaynatıp ocağı söndürün. SERVİS YAPIN.

KRAL PARFE

Malzeme : 1 kutu krem şanti
                1 su bardağı süt
                1 paket beze (ufalanmış)
                3 adet çikolatalı gofret
                4 adet kayısı
                4 adet incir
                1 su bardağı ceviz
                2 çorba kaşığı susam
                2 çorba kaşığı hindistan cevizi
                2 adet portakal şekerlemesi
                100 gram bitter çukolata
                2 çorba kaşığı tereyağ veya krema


YAPILIŞI : Kral parfe yaparken, 1 kutu krem şantiyi 1 su bardağı sütle mikserde çırpın, içine ufalanmış, beze, gofret, küçük doğranmış kayısı, incir, portakal kabuğu, susam ve hindistan cevizini koyup iyice karıştırın. Yuvarlak ve derin bir büyük kaseye folyo yerleştirip, hazırlanan karışımı boşaltın. Kral parfeye kaşığın tersi ile bastırın. Bir gece buzlukta bekletin. Servis tabağına ters çevirerek çıkartın. Çikolatayı benmari usulü eritip, içine krema koyun ve karıştırın. Kral parfenin üzerine döküp servis yapın.

       Biz Böyle yaptık ama parfenin birçok çeşiti var bildiğiniz gibi...
Meyveli Parfe
                                                               

Parfe, istediğiniz bütün meyve çeşitleriyle yapılabildiği gibi, istediğiniz kalıpla da yapılabilir.



Kakaolu  Parfe



MAKARNA PİZZASI

Malzeme : 1,5 su bardağı boncuk makarna
                2 yumurta
                1 kase beyaz peynir
                1 çorba kaşığı un
                1 kg kırmızı biber
                Tuz
                2 çorba kaşığı tereyağı
               Yarım demet maydanoz
                2 çorba kaşığı rendelenmiş kaşar

YAPILIŞI : Biberler ayıklanır, kabukları soyulur ve bir kalıba dizilir. Makarna haşlanır ve suyu süzülür. Tereyağıyla sotelenir. Beyaz peynir ve yumurta koyulur, karabiber ilave edilir, yarısı kalıba dökülür, üzerine maydanozlu kaşar serpilir ve diğer yarısıyla da bunun üzeri örtülür. En üstüde kırmızı biberlerle kapatılır ve fırında 15 dakika pişirilir ters çevrilerek servis yapılır.

BROKOLİ ÇORBASI

Malzeme : 500 gram brokoli
                 2 çorba kaşığı un
                 1 bardak süt
                 2 çorba kaşığı zeytinyağı
                 Tuz ve etsuyu

YAPILIŞI : Ayıklanmış brokoliyi iyice yıkayıp az miktarda su ile haşlayın, ayrı bir tencerede zeytinyağına un ilave ederek pembeleşinceye kadar kavurun. Çırpma teliyle sürekli karıştırarak süt ilave edin. Ardından brokolileri haşladığınız su ile birlikte rondodan geçirin ve sütün içine ilave edin.
       Arzu ederseniz dereotu, fesleğen veya rezene ile süsleyebilirsiniz.

KAZDAĞI ÇORBASI

Malzeme : 1 adet haşlanmış tavuk budu
                1 su bardağı toz tarhana
                3 adet sivri biber
                3 adet domates
                1 su bardağı haşlanmış nohut
                250 gram taze börülce
                1 çay bardağı zeytinyağı
                Tuz, Pulbiber,sarımsak


YAPILIŞI : Börülceleri ayıklayın ve ufak ufak doğrayın, 2 su bardağı su ile haşlayın. Suyunu bir kaba boşaltıp soğutun. Tarhanayı bu su ile ıslatın. Küp şekilnde doğranmış domatesleri, biberleri ve sarımsakları tencereye koyup soteleyin. Haşlanmış tavuk etini, börülceyi ve ıslattığınız tarhanayı 4 su bardağı su ilave ederek 15 dakika pişirin. Tuzu, nohutu ve pulbiberi ilave edin. Zeytinyağını kızdırıp üzerine gezdirin ve servis yapın.

ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR

Malzeme : 5 tane orta boy enginar
                3 orta boy halka şeklinde doğranmış soğan
                2 su bardağı garnitür (havuç, bezelye, patates)
                2 adet kesme şeker
                 Tuz
                1 çay bardağı zeytinyağı
                1 demet dereotu
                1 limon suyu       

YAPILIŞI : Enginarlar ayıklanır, limonla ovulur. Sonra limonlu ve unlu suya koyulur. Soğanlar tencereye koyulur, yağda sotelenir, garnitür ilave edilir,üzerine enginarlar dizilir. Üstünü örtecek kadar su, tuz ve şeker konur, kısık ateşte enginarlar yumuşayıncaya kadar pişirilir. Soğuyunca enginarlar servis tabağına dizilir, içlerine garnitür doldurulur. üzerine ince kıyım dereotu serpiştirilip servis yapılır.

        Enginarlar soyulduktan sonra limon suyu ile ovulmalıdır, aksi taktirde kararır.

GÜLLAÇ TARİFİ

Malzeme : 10 adet güllaç yaprağı
                 1 litre süt
                 2 su bardağı şeker
                 1 su bardağı dövülmüş ceviz
                 Meyve şekerlemesi
                 Fıstık

YAPILIŞI : Sütü şekerle karıştırıp ocağa koyun altını yakın ve şeker eriyince şekerli sütü tepsiye dökün. Güllaç yapraklarını teker teker alıp, tepsideki sütle ıslatın. Güllaç yaprakları bitinceye kadar bu işlemi tekrarlayın. Bu arada süt soğursa tekrar ısıtılması gerekir.
          Islattığınız güllaçları ikiye katlayın. Üzerine ceviz serğiştirip rulo şeklinde sarın. Tepside kalan sütü rulonun üzerine dökün. üstünü şekerleme ve fıstıkla süsleyip servis yapın.

Kuşburnu Yapımı

Malzeme : 3 kg Kuşburnu
                 1 kg şeker
Yapılışı : Aldığınız kuş burnunu iyice ayıklayıp yıkayın. Tencereye üstünü örtecek kadar su ekleyip haşlayın. Ellerinize eldiven takıp suyuyla birlikte kalın süzgeçten geçirin. haşladıgınız su süzgeçten geçirirken yeterli gelmez devamlı musluktan su alarak süzgeçteki malzemeye azar azar dökerek deliklerden kolay geçmesini sağlayın. Sonra bir defa daha süzgeçten geçirin ve 1 defa da ince (süt süzgecinden) geçirip tencereye koyun. Altını yakın iyice pişsin. tencerenin ağzını kapatmayın ki eklediğiniz fazla sular buharlaşıp uçsun.
      Kaynamakta olan kuşburnu fazla sulardan arınınca şekerini ilave edip kıvama gelinceye kadar pişirin.

Konserve Nasıl Yapılır

Malzemeler : Cam kavanoz
                    Kavanoz kapağı
                    ve Konservesini yapmak istediğiniz sebzeler


DOMATES KONSERVESİ
      Domateslerin kabuklarını soyup istediğiniz büyüklükte doğrayın ve tencereye koyup pişirin. Domatesler çiğ kokusu gidene kadar pişerken kapakları da küçük bir tencereye koyup üzerine kaynar su dökün ve 2-3 dakika kısık ateşte kaynasın. Pişmiş domatesleri kavanozlara sıcak sıcak doldurup, 2 dakika kaynar suda bekleyen kapakları teker teker alıp kavanozların ağzına sıkıca kapatın. Bu şekilde kapattığınız kavanozu ters çevirerek yere koyun. soğuyuncaya kadar yerini değiştirmeyin.


MENEMEN KONSERVESİ
     İnce ince doğradığınız yeşil biberleri tencerede biraz sıvıyağ ile kavurup üzerine (kabuklarını soyup doğradıgınız) domatesleri ilave edin ve çiğ kokusu gidene kadar pişirin altını söndürüp kavanozlara doldurun ve 2 dakikadır kaynar suda bekleyen kapaklardan birer birer alıp kavanozlara sıkıca kapatın ve ters çevirerek yere bırakın.


TAZE FASULYE
     Güzelce ayıklayıp yıkadığınız fasulyeleri istediğiniz boyutlarda doğrayıp tencereye yerleştirin. Üzerine doğranmış domates yahut su ilave edip buğulamak suretiyleyumuşacık pişirin yine sıcakken kavanozlara doldurup kaynar suda 2 dakika bekletilmiş sıcak kapakla kavanozu sıkıca kapatın ve ters çevirerek yere bırakın. soğuyuncaya kadar da yerinden oynatmayın.