Ankara


Ankara ili, Türkiye'nin en kalabalık 2. kenti olup, Dünyanın da 38. kalabalık kentidir. Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesinde yer almaktadır.


 Ankaranın plaka no "06", Ankara'nın telefon kodu ise "312" dir.
Ankara'nın Yüzölçümü 30.715 km²  olup, Ankara Nüfusu ise; 3.306.327 'dir.

Ankara Kocatepe Camii
  Ankara'nın İlçeleri:
Altındağ, Çankaya, Keçiören, Mamak, Yenimahalle Büyükşehir Belediyesine bağlı ilçelerdir. Diğer İlçeler ise; Ayaş, Bala, Beypazarı, Çamlıdere, Çubuk, Delice, Elmadağ, Gölbaşı, Güdül, Haymana, Kalecik, Kazan, Keskin, Kızılcahamam, Nallıhan, Polatlı, Sincan, Sulakyurt, Şereflikoçhisar.



Ankara'nın Tarihî ve Turistik Yerleri: Anıtkabir, Atatürk Orman Çiftliği ve Hayvanat Bahçesi; Gençlik Parkı, Ankara Kalesi, Augustus Tapınağı, Caracalla (Roma) Hamamı, Julianus Sütunu, Alaeddin Camii, Hacı Bayram Camii, Ahî Ervan Camii, Canabi Ahmed Paşa Camii, Ulus Cumhuriyet Anıtı, Güven Anıtı, Zafer Anıtı, Türkiye Büyük Millet Meclisi eski ve yeni binaları, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Devlet Resim ve Heykel Müzesi, Çankaya Atatürk Müzesi, Tabiat Tarihi Müzesi, Çubuk Barajı, gölbaşı, Kızılcahamam, Soğuksu Milli Parkı ve Kaplıcaları, Ayaş Karakaya Kaplıcası, Haymana Kaplıcaları, Gordion.



Ankara'nın Coğrafî Yapısı : Deniz seviyesinden yüksekliği ortalama 1.000 metre dolayında olan Ankara, dağlık ve ormanlık Kuzey Anadolu ile kurak Konya ovası arasında geçiş bölgesidir. İl topraklarının kuzeyi yüksek ve dağlıktır. Batı Karadeniz'in Köroğlu Dağları yer yer ilin kuzey sınırlarından içeriye doğru sokulur. Bu dağlar üstündeki Yıldırım Dağı ilin en yüksek noktasıdır. İdris Dağı, Elma Dağı ve Ayaş Dağları ilin öteki önemli yükseltileridir. Güneyde geniş bir alanı kaplayan, ortalama 1.100 metre yükseklikteki Haymana Yaylası genellikle ova, yer yer de yayla görünümündedir. İlin başlıca ovaları Ankara, Çubuk, Mürtet, Beypazarı ve Polatlı ovalarıdır.


        İlin akarsularını Kızılırmak ve Sakarya Irmaklarıyla bunlara karışan çay ve dereler oluşturur. Kızılırmak'ın yaklaşık 250 km'lik bölümü Ankara topraklarından geçer. Sakarya Irmağı ise, ilin batı sınırları boyunca akar. Çubuk ve Hatip çayları ile İncesu deresinin birleşmesiyle oluşan Ankara Çayı Sakarya'ya dökülür.
        Ülkemizin ikinci büyük gölü olan Tuz Gölü'nün doğu kıyıları Ankara İli sınırları içindedir. En derin yeri 2 metreyi bulan gölün sularının tuzluluk oranı yüksektir. Yaz aylarında aşırı buharlaşma ve kaynak yetersizliği nedeniyle gölün suları oldukça azalır. Göl alanının büyük bir bölümünde kalınlığı 30 cm'ye varan tuz katmanları ortaya çıkar. Ankara'da ayrıca Mogan, Eymir gibi küçük göller ve ildeki akarsular üzerinde kurulmuş Hirfanlı, Sarıyar, Çubuk, 1. ve 2. Bayındır, Kurtboğazı ve Kesikköprü Barajlarının oluşturduğu yapay göller vardır. Ankara'da oturanların tatil günlerinde kıyısında piknik yaptığı bu göllerde su sporları yapılır, turna ve sazan balıkları avlanır.

Ankara'nın Ekonomisi :
Ankara İli üç sevimli hayvana da adını vermiştir. Ankara kedisi, Ankara keçisi, Ankara tavşanı.
Ankara; kedisi, keçisi, tiftiği, tavşanı, armutu, balı, çiğdemi ve kalecik karası denilen üzümü ile ünlüdür.
Kent nüfusu bugün 4 milyon olmakla birlikte her geçen gün büyümektedir.
Ülkenin en çok göç edilen kentlerinden biridir. Ankara'nın Merkez nüfusu 3.203.362 kişi dir. Çevre ilçe köy ve kasabalarla birlikte toplam nüfus 2011 yılında 5 milyona yaklaşmıştır.


    Ankara'nın İklimi ve Bitki Örtüsü: Genellikle kara ikliminin hüküm sürdüğü Ankara'da, farklı iklimlere rastlanır. Güney kesiminde step-bozkır iklimi, kuzeyinde karadenizin yumuşak ve yağışlı iklimi görülür. Ankara'nın kışları çok soğuk, yazları çok sıcaktır. Gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı çok fazladır.Yazları sıcak ve kurak kışları soğuk ve kar yağışlıdır. Ankara daha çok ilkbahar ve kış aylarında yağış alır. Kuraklık ise Hazirandan Ekime kadar sürer. Zaman zaman Ankara'daki kuraklığın doğal afet boyutlarına ulaştığı da olmuştur.
        Yüzölçümünün %10 u ormanlıktır. %15 i 'de çayır ve mera dır. Tahıl ise en geniç araziye sahip bitki örtüsüdür. Ankara topraklarının yarısından çoğu tarıma elverişlidir. Güneye doğru gidildikçe belirginleşen kurak İç Anadolu iklimi buğday, arpa, yulaf gibi kuru tarıma uygun tahıl ürünlerinin yetiştirilmesine olanak verir. Ankara, Türkiye tahıl üretiminde yaklaşık %8'lik bir payla Konya'dan sonra ikinci sırayı alır.

  Ankara'nın en ünlü yöresel yemekleri: Kızılcahamam pirincinden yapılan pilavla birlikte sunulan Ankara tavasıdır. Kekik yemiş koyunların etiyle yapılan Ankara tava, nefis bir yemektir. Bunun yanısıra Ankara'nın simiti de çok ünlüdür. Ispanaklı yumurta, tas kebabı, bazlama kebabı, kudret köftesi, alabalık dolması, terbiyeli işkembe çorbası, kremalı mantar ve brokoli çorbası, kelek turşusu, yoğurtlu Ankara tavası sayılabilir. Birçok kültürü bir arada barındıran ankara'bıb yemek çeşitleri saymakla bitmeyecek kadar çoktur.


       

Amasya

Amasya ili Türkiye'nin orta karadeniz bölümünün iç kısımlarında yer almaktadır. Komşuları Tokat, Yozgat, Çorum ve Samsun'dur.

        Amasya'nın yüzölçümü, 5.701 km dir. merkez nüfus 219.541 olmakla beraber, çevre ilçeler ve köylerle beraber toplam nüfus 334.786' dır.

        Amasya'nın telefon kodu "358", plaka no "05" tir.
Amasya'nın İlçeleri
       Amasya (Merkez), Göynücek, Gümüşhacıköy, Merzifon, Suluova, Taşova.

Amasya'nın Tarihî ve Turistik Yerleri
       Amasya Kalesi, Kaya mezarları, Gökmedrese Külliyesi, Torumtay Türbesi, Burmalı  Minare Camii, Sultan Mesut Türbesi, Bimarhane, Büyükağa ve küçükağa Medreseleri, Yörgüç Paşa Camii, Mehmet Paşa Camii, Sultan Beyazıd Camii, Beyazıd Kütüphanesi, Borabay Gölü, Çakallar ve Karakaya mesireleri.



 Amasya'nın Coğrafî Yapısı
       Karadeniz Bölgesi'nin orta bölümünde yer alan Amasya ilinin toprakları sarp sıradağlarla kıyıdan ayrılır. Amasya il toprakları Akdağ, Karaömer Dağı, İnegöl Dağı ve Sakarat Dağı, gibi fazla yüksek olmayan dağlarla engebelidir. İlin en yüksek noktası kuzeyde, Karaömer Dağı'nın uzantısı olan Akdağ'ın Taşlıtepe doruğu'dur. Yeşilırmak bu dağları geniş boğazlar ve vadilerle yararak il topraklarını boydan boya aşar. Bu arada başta çekerek ve tersakan Çayı olmak üzere birçok önemli kolla beslenir. Yeşilırmak ve kollarının çevresinde, il topraklarının yaklaşık %20'sini kaplayan Suluova, Taşova ve Gümüşova gibi geniş ve verimli ovalar yer alır.


Amasya'nın İklimi ve Bitki Örtüsü
      Amasya'nın iklimi genellikle ılımandır ve Karadeniz ile İç Anadolu Bölgelerinin iklimleri arasında bir geçit özelliği gösterir. güneyde yayla ikliminin etkisiyle yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlı geçer. Kuzeyde iklim koşulları daha serttir. Her iki kesimde de yağışlar daha çok kış aylarında düşer.
      Amasya il topraklarının % 16'sı ormanlıktır. Dağların alçak yamaçlarında meşe, kestane, dişbudak, ıhlamur, sarıçam ve yükseklerde ise köknar ve ladin ağaçları yayılır.

      Amasya'nın elması meşhurdur. Elmaların küçük cinsine misket, büyük cinsine de kabak elması denir. Tütünü kalitelidir. Turhal civarında ise bol bol şekerpancarı yetiştirilir. Meyve sebzesi çoktur. Bamyası meşhurdur. Bamyanın sultani cinsi taze iken tüketilir. Karabamya ipe dizilerek kurutulur ve bütün sene kullanılır. Taşova ve Suluova en bereketli yerleridir.



Amasya'nın Ekonomisi
Amasya ilinde halkın başlıca geçim kaynağı tarımdır. Yeşilırmak ve kollarının suladığı ovalarda çeşitli ürünler, en çok da buğday ve arpa gibi tahıllar yetiştirilir. Şekerpancarı, tütün, ayçiçeği ve kenevir ilde üretilen başlıca sanayi bitkileridir. Amasya'da önemli ölçüde domates, kabak ve bamya da yetiştirilir. Özellikle meyve tarımı çok gelişmiştir. Elmasıyla ülke çapında ün kazanan Amasya'da ayrıca kiraz ve şeftali başta olmak üzere armut, ayva, kayısı, erik, vişne ve üzüm gibi meyveler yetiştirilir.
       İldeki sanayi etkinliği tarım ürünlerinin işlenmesine dayanır. Şeker, hayvan yemi, ayçiçek yağı, meyve ve sebze suları, süt fabrikaları ve çok sayıda un fabrikası vardır. Çeltek'teki kömür ocaklarından çıkarılan linyit, Amasya ve çevre illerdeki şeker fabrikalarının yakıt gereksinimini karşılar. Besi hayvancılığının gelişmekte olduğu Amasya'da ayrıca hayvan ürünlerini değerlendirmek için bir et kombinası kurulmuştur.


       
Amasya'nın Yöresel Yemekleri
Sakala çarpan çorbası, helle çorbası, kesme ibik çorbası, yarma çorbası, bakla dolması, keşkek, ciğer sarması, göbek dolması, pastırma pağallemesi, dene hasudası,gelin parmağı, gömlek kadayıfı v.s dir.

Ağrı

Ağrı'nın telefon kodu "472" olup, plaka numarası "04" tür.
Ağrı'nın yüzölçümü 11.376 km²'dir.Ağrı merkez, ilçe ve köy nüfusu toplam 532 bin 180 dir.
Ağrı, Doğu anadolu bölgesinde yer almaktadır. 1927 yılında il olan Ağrı, adını içinde bulunan Ağrı dağından almıştır.

İklim ve Bitki Örtüsü
        Ağrı yöresi, doğu Anadolu'da egemen olan karasal iklimin en sert geçtiği yerlerden biridir.
        Arazinin volkanik oluşu, yağışların az, ısının çok düşük olması sebebiyle dağlar ve ovalar çıplaktır. Arazinin % 20’si mer’a ve otlak olup % 80’i ekime elverişli değildir. Su kenarlarında, söğüt ve kavak ağaçlarına rastlanır.


        Kara ikliminin özelliklerini gösterir. Kışlar çok sert geçer, Türkiye’de en soğuk gün Ağrı’da 13 Ocak 1940’ta -43,2° olmuştur. Yazları sıcaktır, +39,9° olduğu olmuştur. İlk ve sonbahar kısa sürer. Türkiye’nin en soğuk ve en uzun kışı Ağrı’da geçer. Senenin 115-125 günü karla kaplıdır. Yağmur azdır, daha çok kar yağar. Yıllık ortalama yağış, 328-545 mm’dir.     İlçeleri : Doğu beyazıt, Patnos, Diyadin, Taşlıçay, Eleşkirt, Tutak, Hamur, Merkez
      Ağrı merkez, ilçe ve köy nüfusu toplam 532 bin 180 dir. Ağrı nın telefon kodu "472" olup, plaka numarası "04" tür.
      Ağrı ilinin bitki örtüsü yayla bozkırlarının hemen hemen bütün özelliklerini taşır. İl topraklarının üçte ikisini kaplayan ve yıl boyunca yeşilliğini koruyan geniş yayla otlakları hayvancılığın gelişmesinde önemli bir etkendir. En geniş otlakların yer aldığı Aladağlar'ın yaylalarından başka Sinek yaylasında Mirgemir, Çakmak, Pani, Davul ve Tendürek yaylalarında, ilin bütün hayvan varlığını besleyecek kadar zengin otlaklar bulunur.
       Eskiden Anadolu'nun birçok yöresi gibi ormanlarla kaplı olan Ağrı ili, bugün otlaklarının bolluğuna karşın orman varlığı açısından oldukça yoksuldur. Dağlık bölgelerde ağaçlık alanlara çok seyrek rastlanır. Sinek yaylası otlakların yanısıra orman örtüsünü de barındıran yaylalardan biridir. Ovalardaki otlakların yer yer tarlaya dönüştürülmesi ve orman örtüsünün yok olması toprak aşınmasını hızlandırmıştır.

Ağrı'nın İlçeleri
Ağrı (Merkez), Diyadin, Doğubeyazıt, Eleşkirt, Hamur, Patnos, Taşlıçay, Tutak.

Ağrı'nın Tarihî ve Turistik Yerleri
İshakpaşa Sarayı, Balık Gölü, Sinek Yaylası, Ağrı Dağı, Tendürek Dağı, Meteor Çukuru, Doğubeyazıt Kalesi, Yeraltı Kilisesi, Diyadin Kaplıcaları, Aznavur Tepe (Urartu Tepesi)

Ağrı'nın Coğrafî Yapısı 
       Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Murat Bölümünde yer alan Ağrı İli dağları, yaylaları ve ovalarıyla Türkiye'nin en yüksek yörelerinden biridir. Adını da Türkiye'nin en yüksek noktası olan Ağrı Dağı'ndan almıştır.
       Ağrı il topraklarının hemen hemen yarısı dağlık alanlardan oluşur. İlin kuzey sınırı boyunca uzanan aras Dağları, birçok tepesinin yüksekliği 3.000 metreyi aşan uzun bir sıradağdır. Bu tepelerden en önemlileri Ağrı Dağı, Perili Dağ, Aşağı Dağ ve Köse Dağı'dır. Sıradağların doğu ucunda yükselen Ağrı Dağı kütlesi, küçük ve büyük Ağrı olarak adlandırılan iki volkanik koniden oluşur.
       Güneyde Van sınırı boyunca uzanan Aladağlar ile Tendürek Dağı ilin öbür önemli engebeleridir. 3.542 metre yükseklikteki Tendürek Dağı, tıpkı Ağrı Dağı gibi sönmüş bir yanardağdır. Yine de büyük ve derin ana krateri ile yamaçlarındaki çukurlardanzaman zaman su buharı ve gazların çıktığı görülür.
        İl topraklarının yaklaşık üçte birini oluşturan yüksek ve eğimli ovalar yer yer otlaklarla kaplıdır. Bu ovaların en büyüğü kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan Eleşkirt-Karaköse ovasıdır. Aladağların eteklerinden başlayan Patnos ve Diyadin ovalarının eğimli tabanı da kısa otlardan oluşan bir bitki örtüsüyle kaplıdır. Doğu Beyazıt ovası Ağrı Dağı'nın güneyinden İran sınırına kadar uzanır.
       Aladağlardan doğan ve Fırat'ın en uzun kolu olan Murat ırmağı, Kuzey-Kuzeybatı yönünde akarak Ağrı kenti yakınlarında birçok akarsuyla birleşir ve güneybatıya doğru yönelir. aras Dağlarından doğan birçok akarsu Eleşkirt ovasında Murat ırmağına katılır. Bunların en önemlisi, Eleşkirt deresi ile Kopuzdere'nin birleşmesinden oluşan Şiryan (Güzel) Çayı'dır.
       Taşlıçay ve Körçay, Murat ırmağının bu yöreden aldığı öteki önemli kollardır. Patnos Ova'sından geçen Sarısu da Murat Irmağı'na karışır. Doğu Beyazıt ovasını sulayan İncesu, Balıkgölü Deresi ve Girnevük suyu bazı kesimlerde birleşerek sazlık ve bataklık alanlar oluşturur.
        İlin başlıca gölleri Balık Gölü, Gölyüzü Gölü ve Saz Gölü'dür. Ağrı Dağı'nın yamaçlarındaki Sinek Yaylasında, 2.241 metre yükseklikteki ormanlar arasında yer alan Balık Gölü, lavların bir akarsuyun önünü tıkamasıyla oluşmuş doğal bir set gölüdür. Fazla sularını Balık Gölü deresine akıtan 24 km² genişliğindeki bu tatlı su gölünde alabalık ve sazan boldur. Gölde ayrıca tarihi kalıntıların bulunduğu küçük bir ada vardır. Gölyüzü ve Saz gölleri ise Ağrı Dağı'nın güneybatı eteklerindeki çöküntü bölgesinde oluşmuştur. 

Ağrı'nın Ekonomisi
Ağrı ilinde tarıma elverişli alanlar az, buna karşılık otlaklar bol olduğu için halkın geçimi hayvancılığa dayanır. Kişi başına düşen hayvan sayısıyla Türkiye'nin bütün illerini geride bırakan Ağrı'da 2 milyonu aşkın koyun vardır. her yıl 15 Mayıs- 15 Kasım tarihleri arasında il merkezinde canlı hayvan pazarı kurulur. türkiye'nin İran, SSCB ve Kuveyt'e sattığı canlı hayvanların en büyük üreticisi de yine Ağrı ilidir..
       İlin engebeli topraklarındaki kısıtlı alanlarda buğday, arpa ve çavdar, akarsu çevrelerinde şekerpancarı, patates, nohut ve meyve yetiştirilir. Sanayisi gelişmemiş olan ilde daha çok et ve süt gibi hayvansal ürünleri işleyen kuruluşlar, ayrıca yem, şeker ve un fabrikaları vardır.
       Eleşkirt'te linyit, Ağrı kenti dolaylarında asbest (amyant) ve ponza taşı çıkarılır. Tutak ilçesindeki Perobey yöresinde bulunan tuz ocakları, yalnız Ağrı'nın değil, çevre illerin de gereksinimini karşılar.
       Türkiye- İran karayolu Ağrı'dan geçer. Kentin iç bölgelerle demiryolu bağlantısı da Erzurum'un Horasan ve Sarıkamış ilçeleri üzerinden sağlanır.   


  Ağrının Yöresel Yemekleri
    En lezzetli yemeği "Abdigör köftesi"dir. Ağrı yöresinde hayvancılıkla çok uğraşıldığı için et tüketimi oldukça fazladır.

      Ağrı mutfağında tahıl önemli bir yer tutar. tahılla yapılan yemekler ; Hengel, haşıl, erişte, kuymak, kete, bişi, hasuda, yalancı köfte, deveci çorbası, halise, çiriş ketesi ve murtuğa'dır.

Afyonkarahisar

  Afyonkarahisar'ın yüzölçümü 14.230 km², Nüfusu ise 666.978 dir.
 Afyonkarahisarın plaka numarası "03" olup, Telefon kodu ise "272" dir.



     Akarsuları : Akarçay, Aksu deresi, Seyitler çayı, Çayözü deresi, Çay deresi, Kali çayı dır.

     Gölleri : Akşehir gölü, Eber gölü, Karamık gölü, Acı göl, Işıklı gölü dür.


 Afyonkarahisar Hakkında Bilgi 
       Afyonkarahisar, Türkiye'nin Ege bölgesinde yer almaktadır. Komşuları, Eskişehir, Konya, Isparta, Denizli, Uşak ve Kütahya'dır. Afyankarahisar il merkezi nüfusu 181 bin, ilçe ve köylerle birlikte toplam nüfus ise 901 bindir.
Başlıca dağları ; Sultan dağları, Akdağ, Emir dağları, Kumalar dağı, Ahır dağı, Kızılçal Dağı, Paşa dağı, Kasım dağı, Kirseli dağı, İlbulak dağı, Asar dağı, Eyerli dağı dır.


Afyon'un İlçeleri
Afyonkarahisar (Merkez), Başmakçı, Bayat, Bolvadin, Çay, Dazkırı, Dinar, Emirdağ, İhsaniye, İscehisar, Sandıklı, Sincanlı, Sultandağı, Şuhut.

Afyon'un Tarihî ve Turistik Yerleri
 Frig Kaya Anıt Mezarları, Afyonkarahisar Kalesi, Gazlıgöl ve Sandıklı Kaplıcaları, Ulu Camii, Gedik Ahmed Paşa Külliyesi, Arkeoloji Müzesi, Kocatepe ve Zafer Anıtları. 
       Afyonkarahisar Arkeoloji Müzesi'nde Kusura, Yazılıkaya ve Hacılar'dan çıkarılmış tarih öncesi buluntular ile Hitit, Frig, Lidya, Roma ve Bizans dönemlerinin yapıtları yer alır. Gedik Ahmed Paşa Medresesinde ve Afyonkarahisar Etnografya Müzesi'nde de Türk-İslam sanatından örnekler ve Afyonkarahisar çevresinden derlenenetnografya yapıtları sergilenir.  


        Dünyanın yün borsası Afyon'un Bolvadin ilçesindedir. Sandıklı ve Şuhut ilçeleri ise patatesi ile ünlüdür.
Afyondaki bazı ünlü kaplıcalar ise şunlardır. Bolvadin Heybeli kaplıcası, Gazlıgöl Kaplıcası, Sandıklı Hüdai Kaplıcaları, Ömer Gecek Kaplıcası.


Afyon'un Coğrafî Yapısı
Afyonkarahisar İli'nin toprakları, Ege Bölgesi'nin denize dik uzanan dağları arasında sıkışıp kalmış bir yayla görünümündedir. Bu toprakların yarıya yakını dağlıktır. Güneyde Toroslar'ın uzantısı olan Sultan Dağları'nın Afyonkarahisar sınırlarına giren ucu, Isparta ile doğal sınır oluşturan Karakuş Dağlarıyla 90 °C lik bir açı yaparak kesişir. Emir Dağları ile Sultan Dağları arasında, Akşehir ve Eber Gölleri'nin yer aldığı kapalı bir havza vardır. Sandıklı Dağları güneyde Afyon ovasına kadar uzanır. sultan Dağları üzerindeki Topraktepe Doruğu 2.581 metre yüksekliğiyle ilin en yüksek noktasıdır.
        Deniz seviyesinden 1.000 metre kadar yükseklikteki ovalar il topraklarının yaklaşık beşte birini kaplar. Akarsu vadileriyle yarılmış, tarıma elverişli olan bu ovaların başlıcaları Dinar, Dombayova, Sandıklı, Küçük ve Büyük Sincanlı, Şuhut ve Afyon Ovaları'dır. 
       İl topraklarını sulayan küçük akarsuların en önemlileri Kûfi Çayı ile Akarçay'dır. Bu çayların ve kollarının taşıdığı alüvyonlarla zenginleşen ovalar verimli tarım alanlarıdır. Kûfi Çayı Sandıklı- Dinar ovalarının sularını toplayarak Büyükmenderes'e boşaltır. Taşıdığı su miktarı mevsimlere göre değişen bu çay yazın iyice yatağına çekilir. yağışlı mevsimlerde ise taşkınlara yol açar. Afyonkarahisar kapalı havzasından çıkarak Eber Gölü'ne dökülen Akarçay ise Şuhut Ovası'ndan doğan Kali Çayı ile, Sincanlı Ovası'ndan doğan Bacak deresini alır. Yaz aylarında kuruyacak duruma gelen Akarçay ve kolları da ilkbaharda taşkın tehlikesi yaratır. Kali Çayı üzerinde Selevir Barajı çok küçük bir akarsu olduğu halde baharda iyice kabaran Seyitler Çayı üzerinde de Seyitler Barajı kurularak sel sularının zararları önlenmiştir. 
       Afyonkarahisar ilinin sınırları içinde üç göl vardır. İlin doğusundaki Eber Gölü, kıyıları sazlık ve kamışlık olan sığ bir göldür. Denizden 995 metre yükseklikteki bu göl sularını küçük bir akarla Akşehir Gölü'ne boşaltır. Yarısı Konya, yarısı Afyonkarahisar sınırları içinde kalan Akşehir Gölü'nün suları ise tuzludur. Burdur çöküntü havzasında oluşan Acıgöl, Denizli ile Afyonkarahisar arasında sınır çizer. 


Afyonkarahisar'ın İklimi ve Bitki Örtüsü  
 
       Afyonkarahisar'ın iklimi, kışlarının soğuk ve kar yağışlı, yazlarının sıcak ve kurak olmasıyla Ege Bölgesinden çok İç Anadolu'nun bozkır iklimine benzer. İlkbahar ve sonbaharda yağışlar yağmur biçiminde gerçekleşir. İlin ortalama yıllık yağış miktarı 455 mm'dir. En çok yağış Mayıs Ayında, en az yağış Ağustos ayında düşer. 
       İklim koşullarının etkisiyle ilin bitki örtüsü de daha çok bozkır özellikleri gösterir. Dağların batıya bakan yamaçlarında ormanlıklar yer alırken, yaylalar bozkır görünümündedir. Ormanlar il topraklarının %10'unu oluşturur.


Afyonkarahisar'ın Ekonomisi
       Tarım ve hayvancılık ilin başlıca geçim kaynağıdır. Ekilebilir toprakların en az üçte ikisinde başta buğday ve arpa olmak üzere tahıl yetiştirilir. Daha çok yöre halkınca tüketilen bu tahılların dışında ilin gelir getiren en önemli tarımsal ürünü haşhaştır. Türkiye haşhaş üretiminin yarısını Afyonkarahisar sağlar. Haşhaş kapsüllerinden tıpta yararlanılan afyon tohumlarından ise yağ çıkarılır. Küspesi de hayvan yemi olarak kullanılır. Şekerpancarı, ayçiçeği ve patates de ilin başlıca tarımsal ürünleridir. 
       İldeki hayvan varlığının yarıya yakınını koyun oluşturur. Yünü değerli olan tiftik keçisi yetiştiriciliği de gelişmiştir. 

       Yurdun her yanına bağlanan kara ve demiryolları üzerinde olmasına karşın Afyonkarahisar'da sanayi gelişmemiştir. En büyük kuruluşlar devlet yatırımları olan çimento ve şeker fabrikalarıdır. Demiryolu yapımında kullanılan beton travers, ilaç sanayisi için Afyon sütünü işleyen alkaloit, et ve süt hayvanı yetiştiriciliğini geliştirmek için kurulan yem, göllerin saz ve kamışlarını değerlendiren selüloz, malt, halı ipliği, Türkiye Süt Endüstrisi Kurumu'nun tereyağı ve peynir fabrikaları et kombinası ilde yer alan öteki sanayi işletmeleridir. 2000 yıllık tarihi olan mermercilik bugünde il ekonomisi için önem taşır. 
       Afyonkarahisar'ın şifalı yeraltı suları efsanelere konu olmuştur. İlin hemen her yarinden fışkıran bu yeraltı suları günümüzde de içme ve kaplıca olarak değerlendirilir. Özellikle Gazlıgöl ve Sandıklı kaplıcalarında sağlık turizmi gelişmektedir. Mineraller yönünden zengin olan Afyonkarahisar madensuyu Kızılay işletmelerinde şişelenerek tüm yurtta satılır. 
       Haydarpaşa'dan güneye inen demiryolu afyon'u bir uçtan öbür uca kadar keser. İl merkezi tam anlamıyla bir kavşak yeridir. Ankara ve İstanbul'dan gelen trenler burada batıya ve güneye yönelir. Karayolları açısından da hemen hemen bölgedeki bütün yolların birleştiği yerdir. 

       Kaymağıyla ünlü Afyon ili, et, tavuk ve yumurtacılıkta oldukça gelişmiştir. Mermer ve traverten taşında dünyanın önde gelen üreticilerindendir. Haşhaşın anavatanı afyonkarahisardır.İsce hisar ilçesinden dünyanın en kaliteli beyaz mermeri çıkmaktadır.




Afyonkarahisar Oteller

Güral Afyon Wellness Convention
   
İzmir Yolu 7.km
Afyon - Afyon Merkez



Oruçoğlu Termal Otel Resort
   
Kütahya Karayolu
Afyon - Karahisar


Oruçoğlu Termal Otel Resort
   
Kütahya Karayolu
Afyon - Karahisar


Anemon Afyon Spa Convention Center
   
İzmir Yolu 7.km
Afyon - Afyon Merkez


Korel Termal Otel Resort Spa
   
Kütahya Karayolu
Afyon - Karahisar


Gürses Termal Otel
   
Sandıklı
Afyon - Karahisar


Safran Thermal Resort Sandıklı
   
Hüdai Kaplıcaları
Afyon - Sandıklı


İkbal Deluxe Termal Otel
   
İzmir Karayolu
Afyon - Karahisar


Özgül Termal Tatil Köyü
   
Afyon - Gazlıgöl


Sandıklı Park Termal Otel
   
Hüdai Kaplıcaları
Afyon - Sandıklı

 En Popüler Afyon Otelleri
Güral Afyon Wellness Convention
Anemon Afyon Spa Convention Center
Korel Termal Otel Resort Spa
Oruçoğlu Termal Otel Resort
Safran Thermal Resort Sandıklı
Gürses Termal Otel
Özgül Termal Tatil Köyü
Sandıklı Park Termal Otel
İkbal Deluxe Termal Otel

 Afyonkarahisar'ın Yöresel Yemekleri
Enginar dolması, paça, keşkek, kaymaklı güllaç, Afyon böreği, Göce köftesi, Afyon lokumu, taze Göce tarhanası, haşhaşlı katmer, nişan kurabiyesi, Afyon kebabı, mercimekli bükme, haşhaşlı şepit tatlısı, erişte baklavası, su muhallebisi, gülvarak, kaymaklı ekmek kadayıfı, kuşburnulu muhallebi,patlıcan böreği, kavurmalı patkcan kebabı, patkcan kül, imam bayıldı, patlıcan köftesi, maydanoz musakka, Mekke göllesi sayılabilir.
 





    

Adıyaman

      Plaka numarası "02" olan adıyaman ilimizin, telefon alan kodu "416" dır.
      Adıyaman'ın nüfusu 430.728, Adıyaman'ın yüzölçümü ise 7.614  km² dir.
Adıyaman'ın İlçeleri
      Adıyaman (Merkez), Besni, Çelikhan, Gergeri Gölbaşı, Kâhta, Samsat


Adıyaman'ın Tarihî ve Turistik Yerleri
       Adıyaman, Kâhta ve Besni Kaleleri, Adıyaman Müzesi, Cendere Köprüsü, Nemrut Dağı Kalıntıları, Karakuş Tepesi, Pirin (Perre) ve Gümüşkaya Mağaraları, Gölbaşı gölleri.



Adıyaman'ın Coğrafî Yapısı
       Toroslar'ın güneydoğu uzantıları içinde yer alan il toprakları genel olarak dağlık ve yaylalıktır. Malatya Dağları adını alan güneydoğu Toroslar'ın batı uzantıları ilin kuzeyini kaplar. Kuzeye gisildikçe yüksekliği artan Malatya Dağlarının birçok tepesi 2.000 metreyi aşar. Akdağ 2.551 metreye ulaşan doruğuyla bu dağların en yüksek noktasıdır. 2.150 metre yükseklikteki Nemrut Dağı Kommagene Krallığı'nın tapınak kalıntıları olan , taştan yapılmış çok sayıdaki tanrı başlarıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağıdır. Nemrut Dağı'nın doruğundan bakıldığında yalnız Adıyaman değil, Urfa ve Dyarbakır toprakları da görülebilir. Bu dağların eteklerindeki çayırlıklar hayvan otlatmaya elverişlidir. İl topraklarının ancak % 10 unu kaplayan ovaların en önemlileri yaklaşık 815 km'lik bier alana yayılan Kâhta ve Adıyaman ovalarıdır.
       İlin en önemli akarsuyu olan Fırat, Malatya Dağları'nın güney yamaçlarından doğan bütün akarsuları toplayarak ormanlarla kaplı derin boğazlar içinde akar. Fırat ırmağı üzerinde yapılmakta olan Atatürk barajı tamamlandığında ülkenin en büyük barajı olacaktır. Oluşacak baraj gölünün yatağı Adıyaman kentinin 5 km yakınına kadar uzanacağı ve birçok yerleşim yeri yerleşkeler kurulmaktadır. Batıdaki Gölbaşı göllerinden doğan ve Kahramanmaraş topraklarına geçerek Ceyhan'a karışan Aksu dışındaki bütün akrsular Fırat'a akar. Göksu, Kalburcu ÇAyı, Kâhta Çayı ve Ziyaret Çayı Fırat'a katılan önemli akarsulardır.
       Adıyaman ilinin sınırları içinde 4 küçük göl vardır. Gölbaşı gölleri adıyla anılan Gölbaşı, Azaplı ve İnekli adındaki üç göl Toroslar üzerinde oluşmuş kaya gölleridir. Yağışlı aylarda taşarak birleşen bu göllerde bol miktarda balık bulunur. Kâhta Çayı'nın çıktığı Abdülharap Gölü ise ulaşılması güç dağlık bir bölgededir ve ormanlarla çevrilidir.


  Adıyaman'ın İklimi ve Bitki Örtüsü
        Adıyaman ilinde genel olarak, bütün Güneydoğu Anadolu'da egemen olanbozkır iklimi görülür. Bununla birlikte yüzey biçimlerinde görülen iki ayrı bölge özelliği iklime de yansımıştır. Kuzeydeki dağlık topraklarda kışlar soğuk ve çok karlı, yazlar serindir. Gece ile gündüz arasında büyük sıcaklık farkları vardır. En çok kar alan yer ilin kuzeydoğu bölümüdür. Dağlık bölgenin alçalarak sona erdiği güneydeki yaylalarda kışlar ılık, yazlar sıcak ve kurak geçer. Gölbaşı'nın küçük bir bölümünde Akdeniz iklimine rastlanır. Adıyaman'da en çok yağış Ocak ayında, en az yağış da Ağustos ayında düşer.
Ormanlar il topraklarının %17'sini kaplar. Dağlık yörelerde meşelik ve fundalık olan orman alanlarında fundalıklar daha geniş yer tutar. Otlakların bulunduğu yaylalar hayvancılığı ilin başlıca geçim kaynağı durumuna getirmiştir.
        Adıyaman ili av hayvanları yönünden oldukça zengindir. Su boylarında ve göl kıyılarında keklik, yabanördeği ve yabankazı görülür. Gölbaşı çevresinde ve yükseklerde de yabandomuzu oldukça boldur.

        Coğrafi konumu bakımından, Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu bölgesinde, Fırat nehri batısında yer almaktadır. Adıyaman,insanlık tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bunlardan bir tanesi de Kommagene Krallığına ait kalıntılardır. Kommagene Krallığına ait bu kalıntılar Adıyaman'ın Nemrut Dağında bulunmaktadır.Adıyamanın nüfusu hızla artış göstererek 2010 yılında 203 bine yaklaşmıştır.



Adıyaman'ın Ekonomisi
       Adıyaman'da nüfusun %88 inin geçim kaynağı tarımsal üretim ve hayvancılıktır. Buğday, arpa, pirinç gibi tahıllar, tütün, pamuk, şekerpancarı gibi sanayi bitkileri, nohut, kırmızı mercimek gibi baklagiller yetiştirilir. Üzüm, elma, armut, incir gibi meyveler ve antepfıstığı ilin başlıca ürünleridir. Adıyaman'ın Besni ilçesinde 25 çeşit üzüm yetiştirilir. Bu üzümlerden yurt çapında tanınan güzel kokulu pekmezler yapılır. Gölbaşında üretilen şekerpancarı da Malatya Şeker Fabrikasında işlenir.
       İlin en önemli sanayi kuruluşu Çimento fabrikasıdır. Bunun yanısıra dokuma fabrikaları, Türkiye Süt Endüstrisi Kurumu'nun peynir ve tereyağı fabrikaları, Türkiye Et ve Belık Kurumu'nun soğuk hava depoları vardır.
       Adıyaman'da petrol, krom ve bakır madenleri bulunur. 1958'den bu yana il merkezi yakınındaki Toybelen'de petrol çıkarılmaktadır. Türkiye petrollerinin 38 petrol kuyusundan günde 1500 varil petrol elde edilir. 1988'de Adıyaman kenti yakınlarında açılan bir kuyudan da petrol çıkmıştır.
       Adıyaman'a 5 km uzaklıktaki Pirin köyü mağaraları eski Perre uygarlığından kalmadır. Bu mağaralar Roma döneminde mezar olarak kullanılmıştır. 1982'de açılan Adıyaman Müzesinde kazı buluntuları, Roma ve Selçuklu paraları, süs eşyaları sergilenmektedir.

Adıyaman Doğa Manzaraları
Adıyaman Oteller
Otel Grand İsias

Bozdoğan Otel

Otel Grand İsias

Hotel Nemrut

Otel Antiochos

Adıyaman Serhat Hotel

Serdaroğlu Hotel

 Adıyaman'ın Yöresel Yemekleri   
        Adıyaman yemekleri çevre illere benzerlik gösterir. Yemeklerin temelini, et, buğday ürünleri,bakliyat ve sebze oluşturur. En ünlü yemekleri Meyir çorbası, Alaca çorbası, malhıta çorbası, Adıyaman tavası, parmak kebap, kel köfte, yarpuzlu köfte dir.
Adıyaman'ın En Ünlü Yemekleri


Adana


Adana ili Seyhan Köprüsü
 
Adana, 1.725 bin nüfusu ile Türkiye'nin 5. büyük şehridir. Şehir merkezi Akdenizden 30 km iç kısımda bulunan Seyhan nehri üzerindedir.Adana, konumu itibarıyle (Çukurova) yani Akdeniz Bölgesinin güney kıyılarına yakın bir yerdedir. Komşuları Mersin, Osmaniye, Niğde ve Hatay'dır.

Adana'nın İlçeleri
       Adana (Merkez), Aladağ, Bahçe, Ceyhan, Düziçi, Feke, İmamoğlu, Kadirli, Karaisalı, Karataş, Kozan, Osmaniye, Pozantı, Saimbeyli, Tufanbeyli, Yumurtalık.


Adana'nın Tarihî ve Turistik Yerleri
       Aslantaş Piknik Yeri, Karatepe Milli Parkı ve Açık Hava Müzesi, Adana ve Anavarza Kaleleri, Ulucamii, Akçamescid, Taşköprü, Sarıçam Koruluğu, Seyhan Barajı.



Adana'nın İklimi ve Bitki Örtüsü
      Adana'nın iklimi yazları sıcak ve kurak kışları ılık ve yağışlıdır. Adana ilinin dağlık kesim dışındaki bölgelerinde tipik bir Akdeniz iklimi egemendir. Bu iklim tipinin özelliği olan sıcak ve kurak yaz aylarında gölgedeki sıcaklığın 40 dereceyi aştığı çok olur. Dağlık kesime doğru çıkıldıkça sıcaklık azalır., yağışlar artar. bu nedenle Adana ilinde bütün yılın ortalaması 18°C iken, kuzey komşusu olan Kayseri ilinde bu değer 10°C 'ye düşer. Yine Akdeniz ikliminin etkisiyle Adana ilinin alçak kesimlerinde kışlar ılık ve yağışlıdır. Bu kesimde hava sıcaklığı sıfırın altına pek düşmediği için, kar yağan yılların sayısı kayda geçecek kadar azdır. Hatta eski kayıtlarda 1811 yılında Adana'da Ocak ayında güllerin açtığını yazar.
       Bu iklim özellikleri ilin doğal bitki örtüsünü de belirlediğinden, alçak ve yüksek kesimlerdekibitki toplulukları birbirinden çok farklıdır. Akdeniz ikliminin egemen olduğu alçak kesimlerdeki bodur makiler Toroslar'ın eteklerinden başlayarak yerini gür ormanlara bırakır. Ovalar tümüyle tarım alanı olduğundan, doğal bitki örtüsünün en bozulmadan kaldığı yerortadaki eşik alanların tarım yapılmayan kesimleridir.



Adana'nın Coğrafî Yapısı 
        Adana ilinin doğal yapısı kuzeyden güneye doğru üçe bölünmüş gibidir. Kuzeydeki dağlık bölge, güneydeki ovalar ve bu iki kesim arasında bir geçit oluşturan hafif engebeli eşik alanlar. Yüksekliği çoğu yerde 2.500 metreyi aşan dağlık kesim ortadaki eşik alanlara doğru giderek alçalır ve kıyıdaki alçak ovalarda deniz düzeyine iner.
        İl topraklarının hemen hemen yarısını kaplayan bu dağlık kesim Toroslar ve Antitoroslar dağ sistemlerinin uzantısıdır. Kuzeybatıda Orta Torosların parçası olan Aladağlar üzerindeki Güzeller Tepesi, 3.461 metreye ulaşan doruğuyla ilin en yüksek noktasıdır. Tepelere doğru yoğun kızılçam, karaçam ve meşe ormanlarıyla, doruklarında ise yer yer küçük buzul gölleriyle bezenmiş olan Aladağlar'ın çarpıcı bir görünümü vardır. Adanalılar yazın kavurucu sıcaklarında Aladağların serin yaylalarına çıkarlar. Yörük göçmenleri de yazın hayvanlarını Alp çayırlarıyla kaplı olan bu zengin otlaklarda otlatırlar. Türkiye'nin en uzun demiryolu tüneli de Aladağlar üzerindedir. Dağı yaran Çakıt Suyu vadisini izleyerek yaklaşık 3 km boyunca uzanan bu tünel ilin iç bölgelerine geçit verir. 
Aladağlar'ın kuzeydoğusunda uzanan Tahtalı dağlar ve ilin güneydoğusundaki Amanos Dağları Adana İli'nin öteki önemli engebeleridir. 
       Toros Dağları'nın eteklerinden sonra, Akdeniz'e doğru ovalar başlar. Bu ovalar Adana'nın iki yanındaki Hatay ve İçel illerine de taşan uçsuz bucaksız Çukurova'nın parçalarıdır. Bu geniş düzlük Adana il sınırları içinde, doğal engebelerle birbirinden ayrılmış 6 ova oluşturur. Ceyhan, Yüreğir, Missis, Osmaniye, Yumurtalık ve Haruniye Ovalarıdır. Akarsuların taşıdığı alüvyonlarla zenginleşen bu ovalar, yalnız Adana'nın değil bütün Türkiye'nin en bereketli topraklarıdır.
       Doğu Toroslardan doğarak Akdeniz'e dökülen Seyhan ve Ceyhan ırmakları Adana ilinin can damarıdır. Uzunlukları 500 km'yi aşan ve ovaya ininceye kadar birçok kolla beslenen bu ırmakların akışı düzenli değildir. Kurak yaz aylarında suları iyice azalır. İlkbharda ise Toroslar'ın eriyen karlarıyla beslenerek yataklarından taşacak kadar artar. Bu ırmakların akışını denetleyerek Adana ovalarını bahar aylarındaki sel baskınlarından korumak ve bölgeye elektrik enerjisi sağlamak için Seyhan ırmağı üzerinde Seyhan Barajı, Ceyhan Irmağı üzerinde de Aslantaş Barajı kurulmuştur.
        bu iki akrsuyun sularını biriktiren baraj gölleri de Adana'nın en büyük gölleridir. Bu yapay göllerden başka, ilin Akdeniz kıyılarında Akyatan Gölü, Tuz Gölü gibi birkaç doğal göl bulunur. Bunlar denizin karaya sokulması ve ince bir kıyı şeridiyle kapanması sonucunda oluşmuş lagün ya da denikulağı denen çok küçük acı su gölleridir.       

        En meşhur yemeği Adana kebabıdır.Meşrubatı ise şalgam suyudur. Bitki örtüsü "maki" dir. Narenciye yönünden çok zengin bir ilimizdir Adana.
        İncirlik hava üssü de Adana'da bulunmaktadır. Ülkemizin önde gelen bir kültür ve ticaret merkezi olan Adana  5.620 bin insana ev sahipliği yapmaktadır. Tarıma elverişli topraklarıyla geniş ve düz bir alan (Çukurova) üzerinde bulunmaktadır.


Adana'nın Ekonomisi
Türkiye'nin en verimli ovası olan Çukurova'nın bir bölümü de Adana sınırları içindedir. Seyhan ve Ceyhan ırmaklarının suladığı Çukurova, Adana ilini Türkiye'nin en varlıklı illerinden biri durumuna getirmiştir. Adana'lılar Çukurova'daki pamuk tarımına çok şey borçlu oldukları için pamuğa Ak Altın derler. İlin merkezi olan Adana kentide pamuk tarımına dayalı sanayileşmeyle gelişerek Türkiye'nin dördüncü büyük kenti konumuna yükselmiştir. Her çeşit tarıma elverişli olan bu alüvyonlu ovalarda çok eskiden beri buğday ve pamuk yetiştirilir. Özellikle 19. yy. ikinci yarısında dünya pazarlarının pamuk gereksinimini karşılamak amacıyla gerçekleştirilen atılımlar pamuk tarımını hızla ön plana geçirdi. Tarımda makineleşme, sulama,  gübreleme ve yüksek verimli pamuk türlerinin seçilmesiyle başlayan bu gelişme ilin toplumsal yapısını da etkiledi. İl nüfusu bu yoğun tarım için gerekli işgücünü karşılayamaz duruma gelince, Adana çevresine büyük bir mevsimlik işçi göçü başladı. Son yıllarda pamuk tarımına ayrılan alanlar yerini büyük ölçüde buğdaya bırakmış, bir yandan da turunçgil üretimi ve seracılık yaygınlaşmıştır.
       Buğday karşısındaki bu gerilemeye karşın, pamuk bugün de Adana ilinin en önemli ürünü ve sanayileşmesinin çekirdeğidir. Bu süreç pamuğu çekirdeğinden ayırmak için kurulan ilk çırçır fabrikalarıyla başlamış, büyük dokuma fabrikalarıyla gelişmiştir. Bugün Adana ilinde pamuklu dokumanın yanısıra, kimya, makine, metal eşya, lastik, gıda ve içki dallarında büyük sanayi kuruluşları vardır.



 Adana Oteller
Kuzeyini ve doğusunu Toroslar'ın kapladığı, ülkemizin 5. büyük şehri Adana'da yaylalarda kampçılık, sağlık turizmi, ırmak ve kano turizmi, mağara ve av turizmi gibi alternatif turizmler bulunmaktadır.

Koza Oteli
Otel Koza Adana Şehir Merkezinde rahat ve güvenilir konaklama imkanını ekonomik fiyatlarla sunmaktadır. Ailenizle birlikte evinizdeki huzuru bulabileceğiniz bir mekandır. Otel Koza, Adana içi ulaşıma son derece elverişli bir yerdedir.


Pendosis Otel
Adana'ya bir saat uzaklıkta Pozantı dağ kasabasında, eşsiz bir manzaraya sahip Pendosis Tatil Köyü, konforlu odalar ve süitler ile birlikte mükemmel spor ve dinlenme tesisleri ve ücretsiz park alanı sunmaktadır..

Sedef Otel Adana
Sedef, Adana merkezinde yer alan modern bir oteldir. Türkiye'nin en büyük camisi olan sembolik Sabancı Merkez Camii, otele 2 km'den daha az bir mesafededir. Otelde bay-bayan kuaför ve özel diyet...



Mavi Sürmeli Otel Seyhan
Ülkemizin 4. büyük şehri Adana’da bulunan Otel Seyhan’ın temel ilkesi, önde gelen misafirlerine uluslararası standartlarda beş yıldız konforunu sunmak ve yaşatmaktır. Ülkemizin önde gelen ticaret şehirlerden Adana’nın merkezinde bulunan otelimize ulaşım...


Akkoç Butik Otel
Akkoç Butik Otel, Adana'nın 3 ana arteri Gazipaşa Bulvarı, Ziyapaşa Bulvarı ve Atatürk Bulvarı’nın başlangıç noktası Sular mevkisinde yer almaktadır. İş dünyasının Adana’daki evi Akkoç Butik Otel özenle tasarlanmış mimarisi, zevkle...


Grand Adanus Hotel
Bu modern otel, Adana'nın kalbinde, ücretsiz Wi-Fi ve duvara monte edilmiş düz ekran TV'ler içeren konaklama birimleri sunmaktadır. Seyhan Nehri ve Merkez Parkı, Grand Adanus'a 200 metre mesafededir. Grand Adanus Hotel'in..


Otel İnci
Adana Şakirpaşa Havaalanı'na 3 km uzaklıkta yer alan İnci Hotel, Adana'nın iş ve ticaret merkezinde bulunan Kuruköprü Meydanı'na sadece 300 metre mesafede temiz ve bakımlı odalar sunmaktadır. Otelde bir Türk..

Otel Le Grande
Adana merkezinde bulunan bu otelde alakart restoran, 24 saat açık resepsiyon ve döviz bozdurma hizmeti vardır. Otelde, ücretsiz Wi-Fi mevcuttur. Otel Le Grand'ın sade döşenmiş odalarında TV, oturma alanı ve özel..


Adana'nın Yöresel Yemekleri
        Adana kebabı birinci sırada yer almakla beraber, daha bir çok yemeği meşhurdur Adana'nın. Bunlardan bir kaç tanesi içli köfte, sarımsaklı köfte (fellah köftesi ), humus, biberli ekmek, analı kızlı, sıkma v.s.

Mercimekli Köfte Tarifi

Mercimekli  Köfte
Malzeme : 2 su bardağı kırmızı mercimek
                1 su bardağı köftelik bulgur
                2 adet büyük boy kuru soğan
                1 çorba kaşığı biber salçası
                1 tatlı kaşığı domates salçası
                1 tatlı kaşığı kimyon
                2 tatlı kaşığı nar ekşisi
                1 su bardağı sıvıyağ
                1 demet yeşil soğan
                1 demet maydanoz
 Yapılışı : Mercimekleri yıkayıp 4 su bardağı su ve bir tatlı kaşığı tuzla haşlayın yumuşayınca bulguru koyun ve ocağı kapatın. tencerenin kapağını kapatıp demlenmeye bırakın.
          Yarım saat kadar sonra çukur bir tavada ince doğranmış kuru soğanları sıvıyağla birlikte iyice kavurup salçaları ilave edin ve birlikte biraz daha kavurup altını söndürün. Kimyon ve nar ekşisi ekleyip tencereye bulgurun üstüne boşaltın ve bir geniş leğene bu karışımı koyarak biraz yoğurun daha sonra diğer tarafta iyice yıkanmış maydanoz ve yeşil soğanları ince ince kıyın ve ilave edin. tuzunu ve ekşisini kontrol edin. Eğer tam olmuşsa köfteleri şekillendirmeye başlayın ve kıvırcıkla birlikte servis tabağına yerleştirip servise hazır hale getirin.

Hindi Nasıl Pişirilir

Yılbaşı Hindisi
                                Yılbaşı Hindi Tarifi
Malzeme : 1 tane hindi
                1 tane portakal
                1 çorba kaşığı ince doğranmış biberiye
                Bir buçuk çorba kaşığı kişniş tohumu
                1 tatlı kaşığı kimyon tohumu
                Yarım demet maydanoz
                Bir adet küçük kuru soğan
                 3 çorba kaşığı sıvıyağ
                1 adet iri doğranmış soğan             
                2 sap ince kıyılmış kereviz
                1 çay kaşığı pul biber
                1 çay kaşığı tarçın
                1 çorba kaşığı bal
                Tuz, karabiber
                100 gr tereyağı
                1 adet küçük boy küp küp doğranmış elma
                100 gr kuru kayısı (küçük küçük doğrayın)
                3 çorba kaşığı iri doğranmış maydanoz
                60 gr iri çekilmiş fındık ve ceviz
                40 gr badem (soyulmuş, hafif kavrulmuş, iri dövülmüş)
                 5 dilim tost ekmeği

                           HİNDİ NASIL PİŞİRİLİR ?



1 tane portakalı kabuğuyla birlikte rondoda çekin.Portakalı çıkarıp rondoya 1 çorba kaşığı kişniş tohumu, kimyon tohumu, pul kırmızıbiber, tarçın, bal, tuz ve karabiberi iyice çekin. Portakala biberiyeyi ilave edip karıştırın ve  tereyağının yarısı ile ezilmiş baharat karışımını krema kıvamına gelinceya kadar iyice karıştırın.
Hindiyi, göğüs kısmı yukarıya gelecek şekilde fırın tepsisine yerleştirin. Her tarafına, özellikle göğüs ve but kısımlarına tereyağlı karışımı iyice sürün.
Maydanoz yaprakları ve küçük soğanı hindinin göğüs boşluğuna yerleştirin.
Kalan kişniş tohumunu hafifçe ezin. Kalan tereyağı ve sıvıyağı ısıtın. Soğan ve kerevizleri katıp, karıştırarak orta ateşte 5 dakika soteleyin. Karıştırmaya devam ederek elmayı ekleyin ve 5 dak. daha pişirin. Ezdiğiniz kişniş tohumunu ilave edip, 1-2 dakika daha karıştırarak pişirin. Kalan tüm malzemeleri katın ve iyice harmanlayın.
Elmalı karışımın yarısını hindinin göğüs boşluğuna çok sıkı olmayacak şekilde doldurun. Hindinin bacaklarını yukarıda çarpraz olacak şekilde sıkıca bağlayın.
Hindiyle birlikte verilen pişirme termometresini, kullanma talimatında olduğu gibi hindinin göğüs etine yerleştirin.
Pişirme torbasına çok az un koyup, torbanın her tarafını unlayın ve fazla unları silkeleyin. Hindiyi pişirme torbasına yerleştirin. Torbanın ağzını yanmaz tel ile sıkıca bağlayıp, üzerine iğne ile birkaç delik açın.
Önceden ısıtılmış 190 °C fırında 100 dakika pişirdikten sonra pişirme termometresinin hareketini takip edin. Hindiyi fırından çıkardıktan sonra yaklaşık 10-15 dak. dinlendirin.
Hindinin servis edilmesinden 10 dakika önce kalan elmalı karışımı, bir çorba kaşığı ısıtılmış tereyağında ve orta ateşte karıştırarak, elmalar yumuşayıncaya kadar yaklaşık 5 dak. pişirin. Hindi ile beraber servis yapın.

                                              Hindi dolması

      Birkaç tane kuru soğanı küçük kareler halinde doğrayıp, sıvıyağda soteleyin, üzerine 1 tatlı kaşığı salça ve 1 çay kaşığı karabiber ilave edip kavurun ve 1 çay bardağı yıkanmış pirinç ilave edip iyice kavurun, 1 çay bardağı sıcak su ekleyip altını kısın ve kapağı kapalı bir şekilde suyunu çekinceye kadar pişirip altını söndürün.

      Daha sonra bu iç pilavı hindinin içine doldurup dikin ve açık bir tavada altını üstünü iyice nar gibi kızartıp derin bir tencerede yumuşayıncaya kadar pişirin suyuna da güzel bir pirinç pilavı pişirip birlikte servis yapın.

      Bu dolmayı hindi bulamadığınız taktirde tavukla da tapabilirsiniz. Çok da güzel oluyor. Hiç endişe etmeyin.Yeni yılınız kutlu olsun.

İşkembe Çorbası

Malzeme : 1 kg temizlenmiş yıkanmış işkembe
                2 su bardağı akşamdan kaynar suyla ıslatılmış nohut
                2 çay bardağı pirinç
                1 adet domates
                sıvıyağ
                1 tatlı kaşığı biber salçası
                1 tatlı kaşığı domates salçası
                1 çorba kaşığı kuru nane
Yapılışı : Akşamdan ıslatılmış nohutu ve yıkayıp küçük kareler halinde doğradığınız işkembeleri düdüklü tencerede iyice yumuşayıncaya kadar pişirin. Kapağını açıp bakın suyunun 3 ila 4 litre civarında olması gerekir. Eksikse kaynar suyla tamamlayın ve pirinçleri ilave edip, kaynamaya bırakın.
         Pirinçler pişerken çukur bir tavada biraz sıvıyağ ile salçayı birlikte kavurun. Sonra rendelenmiş yada küçük küçük doğranmış domatesleri ilave edip biraz da öyle kavurun ve altını söndürüp nane ve 1 adet limon suyu ekleyin karıştırın. Bu arada çorbanın suyundan 2 kepçe alıp sosla karıştırın ve tencereye ilave edin. pirinçlerde iyice yumuşadıysa ocağı söndürebilirsiniz. Biraz dinlendirdikten sonra servis yapabilirsiniz.


                                                 Terbiyeli İşkembe Çorbası Tarifi
İşkembe Çorbası


İşkembeleri temizleyip iyice yıkadıktan sonra küçük kareler halinde doğrayıp iyice yumuşayıncaya kadar haşlayın ve sonra küçük bir tavada sıvıyağ ile 1-2 kaşık un kavurup ocağı söndürün. İşkembenin suyundan 2-3 kepçe alıp kavrulan una ilave edin çırpma teliyle iyice karıştırın.1 limon suyu ve 1 diş sarımsak ezerek, ilave ettikten sonra tencereye boşaltın. Kaynatmaya devam edin. Kıvama gelince altını söndürün. Üzerini pul biberle süsleyip servis yapın.

Aşure Tarifi

Malzeme :1 su bardağı nohut
                  1 su bardağı kuru fasulye
                  2 su bardağı aşurelik buğday
                  Yeteri kadar toz şeker
                  100 gram kuru kayısı
                  100 gram kuru incir
                  2 adet ince doğranmış portakal kabuğu    
                  50 gram çekirdeksiz kuru üzüm
                  Kıyılmış ceviz veya kavrulmuş fındık (üstünü süslemek için)
Yapılışı : Buğdayı, nohutu ve kuru fasulyeyi ayıklayıp yıkayın ve akşamdan sıcak su dolu bir kaba koyup kapağını kapatın. Sabah olunca suyunu boşaltıp yeniden sıcak su dolu bir tencerede yumuşayıncaya kadar pişirin. Düdüklü tencereniz varsa mutlaka düdüklüde pişirin. Yoksa diğer tencerede daha uzun süre pişirirseniz problem olmaz.
           Nohut ve fasulyeler iyice yumuşadıktan sonra, şekerini koyun, şeker eriyince küçük küçük doğrayıp yıkadığınız incir, portakal kabuğu ve kayısılarla kuru üzümleri de ilave edin.
           Kıvama gelinceye kadar pişirin sık sık karıştırın ki dibi tutmasın.
          Bu şekilde pişen aşuremiz sıcakken kaselere boşaltılır ve üzeri tarçınlı cevizle veya kavrulmuş fındıkla süslenerek servis yapılır.