dertleşme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dertleşme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2019 Ekiminin 18 Günü

Eylül ayı benim için hüzünlü geçti. Eylülün ardı ekimdi, ekim dolu dolu geçiyor. İlk 18 günü gezdim, dinlendim, en büyük hobim olan temizlik yaptım kendime gelmeye çalıştım.


Ekimin başında çok boğulduğumu hissettiğim için Ankara Ulus'a gittim. Orada Samanpazarı denilen bir yer var evleneceklerin daha yoğun gittiği, a'dan z'ye başka yerde bulamadığın şeylerin olduğu yer. Orayı güzelce gezdim. Bir kaç kıyafet ve mutfak eşyası aldım. 

Oradan biraz aşağısında Ankara'nın Hali var adı Ulus Hali olarak geçiyor. Halin içerisinde bir tatlıcı var envaiçeşit baklava var, içerisinde ne var bilmiyorum ama çok ekonomik ve lezzetli. Oradan bir kilo kadar tüm baklava çeşitlerinden koydurdum. Adını unuttum ama giderseniz görmeme imkanınız yok biraz arka taraflarda bir yer. Baklavalarını tavsiye ederim. 


Sonra Anafartalar caddesine geçecektim nasip olmadı ama Hacı Bayram Camii'ye gittim. Biraz maneviyatın bana iyi geleceğini düşündüm. Bir süre oralarda vakit geçirdikten sonra yürüyerek eve gitmek istedim. Hamamönü'ne yakın bir yerde seyyar satıcı gördüm. Közde mısır yemeyeli yıllar olmuştur. Bunaldığım için sanırım duygusal bir şekilde aldım ve abartısız dibine kadar sömürdüm. O kadar tatlı ve lezzetli geldi ki geçmişe götürdü beni.


Bu şekilde biraz Hamamönü'nde dinlenerek günümü akşam ettim ve yine yürüyerek eve gittim. Eve gittiğimde o kadar kötüydü ki bacaklarım bunu hiç umursamadım. Sanırım yürümek, hava almak ve düşüncelerimi dağıtacak şeyler yapmam iyi gelmişti. 

Bence eylül ayında yazdığım yazıda biraz saçmalamışım. O yazımda şımarıklık olarak tanımlaşmışım ruh halimi, şimdi düşünüyorum da gerçekten şımarıklık yapmışım. İşin özü çıkmaza düşerseniz, psikolojik olarak karamsar bir ruh haline bürünürseniz gidin gezin, yürüyün. Şu üç günlük dünyada kendinizi yıpratmanıza değmiyor. Güzel ve huzurlu günler hepimizle olsun. Umarım her şey gönlümüzce olur. 

Eylül Toparlandı Gitti İşte

renklitirtil

Eylül toparlandı gitti işte,
Ekim filan da gider bu gidişle,
Tarihe gömülen koca koca atlar,
Tarihe gömülür o kadar.
**Turgut Uyar**
Eylül ayını bu güzel dize ile uğurlamak istiyorum. Çünkü ne zaman eylül bitse bu dize aklıma geliyor. Sanki eylüle bağdaştırmışım gibi geliyor ve kendimce anlamlar yüklüyorum. Dizeleri düşününce ne kadar doğru yazmış Turgut Uyar. Hepimiz bir gün hatta belki de bir dakika sonra tarihe gömüleceğiz. Kimler kimler geçmiş bu dünyadan kimseye kalmamış sana bana mı kalacak?

*** 

Fakat sonunda öleceğimizi bile bile neden mutsuzuz anlayamıyorum. Daha doğrusu neden mutsuz hissediyorum kendimi. Aslında bakarsanız iç huzurum var, ev huzurum var, her şey istediğim gibi , elbet ufak tefek sorunlarım var ama çok büyük sorunlar değil ve artık içsel olarak neden aramaya başladım. Dışarıdan bakınca neşeli, mutlu, ışıl ışıl görünüyorum ama içerisi büyük bir yığın. Hayatımda bir şey eksik ama ne bulamıyorum, bulamadıkça da öfkeleniyorum. Dönemsel bir sorgulama ve iç hesaplaşma olduğunu düşünsem de rahatsız ediyor. Aklıma şey geliyor, yaşımı aldıkça çok duygusallaşıp kendimi yalnızlığa mı itiyorum acaba. Bu durum da içsel olarak bir yerlerde mutsuzluk hissetmeme sebep oluyor. böyle düşünmemin sebebi son aylarda anlamsız bir şekilde geçmişe özlem duymamdan kaynaklı. Yani böyle düşünmemin başka bir sebebi de yok. 

***

Genel olarak dışarıdan kendime baktığımda biraz şımarıklık mı yapıyorum diye de düşünüyorum. Son günlerde çok tuhaf ve karışık duygular içerisinde olmak beni ruhsal olarak yıpratıyor. Sonbahar sendromu olmasını umduğum bu duygular artık rahatsız ettiği için size yazmak istedim. Birde doğum ayım olan eylül ayını bu şekilde uğurlamak istedim. 

***

Sizde durumlar nasıl?
Merak ediyorum sizde de böyle duygular oluşuyor mu yoksa ben mi çok abartıyorum?