Hadisler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hadisler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kabir İle İlgili Hadisler

Kabir İle İlgili HadislerKabir ile ilgili hadisler, Kabir hakkındaki hadisler, Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in Kabir hayatı ile ilgili sözleri vb. aramaların cevabını bu sayfamızda bulabilirsiniz.

Kabir ile ilgili listelediğimiz hadisler Kutub-i Sitte'den seçilmiş, sahih hadislerdir...

Tüm hadis konularını görmek için buraya tıklayınız

Hz. Muhammed (s.a.v)'in Kabir ile ilgili hadisleri


Fasil : ÖLÜM BÖLÜMÜ
Konu : Ölümden Sonrası Hakkında
Ravi : Aişe
Hadis : Hz. Aişe, anlattığına göre, bir Yahudi kadın, yanına girdi. kabir azabından bahsederek: "Seni kabir azabından Allah korusun!" dedi. Aişe de Resulullah (sav)`a kabir azabından sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Evet, kabir azabı haktır. Onlar kabirde azap çekerler, onların azabını hayvanlar işitir!" buyurdu. Hz. Aişe der ki: "Bundan sonra Aleyhissalatu vesselam`ın namaz kılıp da, namazında kabir azabından istiaze etmediğini hiç görmedim."
HadisNo : 5494


Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Mülk Suresi
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : Tirmizi`de, İbnu Abbas`tan gelen bir diğer rivayette, İbnu Abbas (ra) Resulullah (sav)`ın şöyle dediğini belirtir: "Bu süre (kabir azabına, veya kabir azabına sebep olan günahlara karşı) engeldir, bu süre kurtuluş sebebidir, kişiyi kabir azabından kurtarır." (Rezin şunu ilave etmiştir: "İbni Şihab demiştir ki: "Humeyd İbnu Abdirrahman`ın bana haber verdiğine göre, Resulullah şöyle buyurmuştur: "Mülk suresi, kabirde, arkadaşı yerine mücadele eder (ve onu azabtan korur))
HadisNo : 842


Fasil : ÖLÜM BÖLÜMÜ
Konu : Ölümden Sonrası Hakkında
Ravi : Zeyd İbnu Sabit
Hadis : Resulullah (sav), bizimle birlikte, Beni Neccar`a ait bir bahçede bulunduğu sırada bindiği katır, onu aniden saptırdı, nerdeyse (sırtından yere) atacaktı. Karşımızda beş veya altı kabir vardı. Aleyhissalatu vesselam: "Bu kabirlerin sahiplerini bilen var mı?" buyurdular. Bir adam: "Ben biliyorum!" deyince, (aleyhissalatu vesselam): "Ne zaman öldüler?" dedi. Adam: "Şirk devrinde" deyince Aleyhissalatu vesselam: "Bu ümmet kabirde fitneye maruz kılınacak. Eğer birbirinizi defnetmemenizden korkmasaydım şahsen işitmekte olduğum kabir azabını size de işittirmesi için Allah`a dua ederdim" buyurdular ve sonra şunları söylediler: "kabir azabından Allah`a sığının!" Oradakiler: "kabir azabından Allah`a sığınırız!" dediler. Aleyhissalatu vesselam: "Cehennem azabından da Allah`a sığının!" dedi. "Cehennem azabından Allah`a sığınırız" dediler. "Fitnelerin açık ve kapalı olanından Allah`a sığının!" dedi. "Açık ve kapalı her çeşit fitneden Allah`a sığınırız!" dediler. "Deccal`ın fitnesinden Allah`a sığının!" buyurdu. "Deccal`ın fıtnesinden Allah`a sığınırız!" dediler.
HadisNo : 5497


Fasil : FEZAİL BÖLÜMÜ
Konu : Bazı Zamanların Fazileti - Cuma Günü
Ravi : İbnu Ömer
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cum`a gecesi veya cum`a günü vefat eden hiçbir müslüman yoktur ki, Allah onu kabir fitnesinden korumamış olsun."
HadisNo : 4569


Fasil : ÖLÜM BÖLÜMÜ
Konu : Ölümden Sonrası Hakkında
Ravi : Hani Mevla Osman İbnu Affan
Hadis : Hz. Osman (ra), bir kabrin üzerinde durunca sakalı ıslanıncaya kadar ağlardı. Kendisine: "Cenneti ve cehennemi hatırladığın vakit ağlamıyorsun, fakat kabri hatırlayınca ağlıyorsun!" dediler. Bunun üzerine: "Çünkü Resulullah (sav)`ın şöyle söylediğini işittim: "kabir, ahiret menzillerinin birinci menzilidir. Kişi ondan kurtulabilirse, ondan sonrakiler daha kolaydır. Ondan kurtulamazsa ondan sonrakiler bundan daha zordur, daha şediddir." Hz. Osman devamla Resulullah (sav)`ın şu sözünü de nakletti: "(Ahiret aleminden gördüğüm) manzaraların hiçbiri kabir kadar korkutucu ve ürkütücü değildi!" [Rezin şu ziyadeyi kaydetti: "Hani der ki: "Hz. Osman (ra)`ın şu beyti inşa ettiğini işittim: "Eğer ondan necat buldunsa, büyük musibetten kurtuldun. Aksi halde senin kurtulacağını hayal etmem."]
HadisNo : 5492


Fasil : PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Konu : Resulullah (sav)`ın Alametleri
Ravi : Abdullah İbnu Selam
Hadis : Tevrat`ta Hz. Muhammed (sav)`in sıfatı ve İsa ibnu Meryem`in de O`nunla birlikte defnedileceği yazılıdır. Ebu Mevdud el-Medeni der ki: (Resulullah`ın kabrinin bulunduğu) hücrede bir kabir yeri var."
HadisNo : 5559


Fasil : ÖLÜM BÖLÜMÜ
Konu : Ölümden Sonrası Hakkında
Ravi : Ali
Hadis : Şu ayet ininceye kadar kabir azabından şüphelenmeye devam etmiştik. (Mealen): "Sayınızın çokluğuyla övünmek sizi oyaladı. Öyle ki, kabirleri ziyaret ettiniz."
HadisNo : 5493


Fasil : ÖLÜM BÖLÜMÜ
Konu : Defin Ve Defin Şekli
Ravi : Ebu`l-Heyyac el-Esedi
Hadis : Bana, Hz. Ali radıyallahu anh: "Resulullah (sav)`ın beni göndermiş olduğu şeye ben de seni göndereyim mi?" diye sordu ve Resulullah`ın kendisine: "Haydi git, kırıp dökmedik put, duzlemedik yüksek kabir bırakma!" dediğini anlattı.
HadisNo : 5469


Fasil : ÖLÜM BÖLÜMÜ
Konu : Ölümden Sonrası Hakkında
Ravi : Enes
Hadis : Resulullah (sav) bir kabirden bir ses işitmişti: "Bu ne zaman öldü? (bileniniz var mı?)" buyurdular. "Cahiliye devrinde!" dediler. Bu cevaba sevindi ve: "Eğer birbirinizi defnetmemenizden korkmasaydım kabir azabını size de işittirmesi için dua ederdim" buyurdular.
HadisNo : 5499


Fasil : ÖLÜM BÖLÜMÜ
Konu : Kabir Ziyareti
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : Resulullah (sav), Medine ehlinin mezarlarına uğramıştı. Mezarlara yüzünü çevirerek: "Esselamu aleyküm (selam üzerinize olsun) ey kabir halkı! Allah sizi de bizi de mağfiret buyursun. Sizler bizim seleflerimizsiniz. Biz de arkadan geleceğiz" buyurdular.
HadisNo : 5481


Fasil : CİHAD BÖLÜMÜ
Konu : Cihad Ve Mücahidlerin Faziletleri
Ravi : Fadale İbnu Ubeyd
Hadis : Her ölenin ameline son verilir, ancak Allah yolunda ölen murabıt müstesna. Çünkü onun ameli kıyamet gününe kadar artırılır. Ayrıca o, kabir azabına da uğratılmaz. (Tirmizi`nin rivayetinde şu ziyade mevcuttur: "Gerçek mücahid, nefsiyle cihad edendir.")
HadisNo : 987


Fasil : CİHAD BÖLÜMÜ
Konu : Cihad Ve Mücahidlerin Faziletleri
Ravi : Fadale İbnu Ubeyd
Hadis : Her ölenin ameline son verilir, ancak Allah yolunda ölen murabıt müstesna. Çünkü onun ameli kıyamet gününe kadar artırılır. Ayrıca o, kabir azabına da uğratılmaz. (Tirmizi`nin rivayetinde şu ziyade mevcuttur: "Gerçek mücahid, nefsiyle cihad edendir.")
HadisNo : 988


Fasil : DUA BÖLÜMÜ
Konu : İstiaze
Ravi : Enes
Hadis : Hz. Peygamber (sav) şöyle istiaze ederlerdi: "Allah`ım! Aczden, tembellikten, korkaklıktan, düşkünlük derecesine varan ihtiyarlıktan, cimrilikten sana sığınırım. Keza, kabir azabından sana sığınırım. Hayat ve ölüm fitnesinden sana sığınırım."
HadisNo : 1874


Fasil : ÖLÜM BÖLÜMÜ
Konu : Kabir Ziyareti
Ravi : Osman İbnu Hakim
Hadis : Harice İbnu Zeyd elimden tutup beni bir kabrin üzerine oturttu ve amcam Zeyd İbnu Sabit (ra)`ten haber verdi. Buna göre, Zeyd şöyle demişti: "kabir üzerine oturmanın mekruhluğu, onun üzerinde abdest bozanlaradır."
HadisNo : 5485


Fasil : MUHTELİF NEV`E GİREN HADİSLER
Konu : Muhtelif Nev`de Hadisler
Ravi : İbnu Amr İbni`l-As
Hadis : Resulullah (sa) beraberindekilerle Taife giderken bir kabre uğrayınca şunu söylemişti: "Bu kabir, Ebu Riğal`in kabridir. Şu Harem mıntıkası sebebiyle (kavmine gelen musibetten) masun kalmıştı. (Harem`den harice) çıkınca kavmini çarpan bela onu da burada yakaladı ve buraya defnedildi. Söylediğimin delili, altından bir dalın beraberinde gömülmüş olmasıdır. Eğer kabri açacak olsanız, onu bulup çıkarırsınız!" Bunun üzerine halk, alelacele orayı kazıp mezkur altın dalı çıkardı.
HadisNo : 5986


Fasil : EMEL VE ECEL BÖLÜMÜ
Konu : Ecel Ve Emel
Ravi : İbnu Ömer
Hadis : Resulullah (sav) omuzumdan tuttu ve: "Sen dünyada bir garib veya bir yolcu gibi ol" buyurdu. İbnu Ömer (radıyallahu anh) hazretleri şöyle diyordu: "Akşama erdinmi, sabahı bekleme, sabaha erdinmi akşamı bekleme. Sağlıklı olduğun sırada hastalık halin için hazırlık yap. Hayatta iken de ölüm için hazırlık yap." (Tirmizi`nin rivayetinde, "yolcu gibi ol sözünden sonra şu ziyade var: "Kendini kabir ehlinden added.")
HadisNo : 150


Fasil : NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu : Cenaze Namazı
Ravi : Avf İbnu Malik
Hadis : Resulullah (sav) bir cenazenin namazını kıldırdı. Okuduğu duadan şunları ezberledik: "Allahım, şunu mağfiret et ve şuna rahmet eyle. Afiyet ver, affeyle, vardığı yerde ikramda bulun, girdiği yeri genişlet. Onun (günahlarını) kar ve buzla yıka, hatalardan pak eyle, tıpkı elbisenin kirden pak edilmesi gibi. Onu dünyadaki evinden daha iyi bir eve, ailesinden daha hayırlı bir aileye koy, eşinden daha hayırlı bir eşe ulaştır. Onu kabir azabından, ateş azabından sakındır." Avf (ra) der ki: "(Resulullah`ın bu dualarını işitince) o ölünün yerinde kendimin olmasını temenni ettim."
HadisNo : 3066


Fasil : DUA BÖLÜMÜ
Konu : Teşehhüdden Sonra Okunacak Dua
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : Resulullah (sav) teşehhüdden sonra şunu okurdu: "Allahümme inni euzu bike min azabi cehennem ve euzu bike min azabi`l-kabri ve euzu bike min fitneti`d`Deccal ve euzu bike min fitneti`l-mahya ve`l-memat (Allahım, ben cehennem azabıdan sana sığınırım. kabir azabından da sana sığınırım. Deccal fitnesinden de sana sığınırım, hayat ve ölüm fitnesinden de sana sığınırım)".
HadisNo : 1810


Fasil : HUDUD BÖLÜMÜ
Konu : Hadd-i Sirkat
Ravi : Ebu Zerr
Hadis : (Bir gün) Resulullah (sav) beni çağırarak: "İnsanlara (kitleler halinde) ölüm gelip, ev, yani kabir köle mukabilinde temin edilince halin ne olacak?" buyurdu. Ben: "Allah ve Resulü bilir- veya Allah ve Resulü benim için neyi (uygun bulup) seçerlerse olur-" diye cevap verdim. Resulullah (sav): "Sana sabır tavsiye ederim -veya sabret-" buyurdu." Hammad der ki: "Nebbaşın (yani mezarları açarak kefenleri çalanların) eli kesilmelidir" diye hükmedenler bu hadisle amel ettiler. Çünkü, nebbaş ölünün evine girmiş olmaktadır".
HadisNo : 1634


Fasil : NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu : Cenaze Namazı
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Siyahi bir kadın-veya bir genç-mescidin kayyumluk hizmetini yürütüyor (süpürüp temizliyor)du. Resulullah (sav) bir ara onu göremez oldu "Kadın-veya genç-hakkında (ne oldu?" diye) bilgi sordu. "O öldü!" dediler. Bunun üzerine "Bana niye haber vermediniz?" buyurdular. Ashab sanki kadıncağızın-veya gencin-ölümünü (mühim addetmeyip) küçümsemişlerdi. Aleyhissalatu vesselam: "Kabrini bana gösterin!" diye emrettiler. kabir gösterildi. Resul-i Ekrem kadının kabri üzerine cenaze namazı kıldı. Sonra: "Bu kabirler, sahiplerine karanlıkla doludur, Allah, onlar için kıldığınız namazla kabirleri onlara aydınlatır" buyurdular.
HadisNo : 3078


Fasil : DUA BÖLÜMÜ
Konu : Akşam Ve Sabah Yapılacak Dualar
Ravi : İbnu Mes`ud
Hadis : Resulullah (sav) akşam olunca şu duayı okurdu: "Elhamdülillah geceye erdik. Mülk de, Allah için geceye erdi. Allah`tan başka ilah yoktur. Tektir, ortağı yoktur. Mülk O`nundur, hamdler O`nadır. O, her şeye kadirdir. Rabbim! Bu gecede olacak hayrı, bundan sonra olacak hayrı senden taleb ediyorum. Bu gecede olacak şerden ve bundan sonra olacak şerlerden sana sığınıyorum. Rabbim! Tembellikten, yaşlılığın kötülüklerinden sana sığınıyorum. Rabbim! Cehennem azabından, kabir azabından sana sığınıyorum!" İbnu Mes`ud (ra) devamla, Resulullah (sav)`ın sabah olunca şu duayı okuduğunu söyledi: "Elhamdülillah sabaha erdik. Mülk de Allah için sabaha erdi".
HadisNo : 1817


Fasil : NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu : Cenaze Namazı
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Siyahi bir kadın-veya bir genç-mescidin kayyumluk hizmetini yürütüyor (süpürüp temizliyor)du. Resulullah (sav) bir ara onu göremez oldu "Kadın-veya genç-hakkında (ne oldu?" diye) bilgi sordu. "O öldü!" dediler. Bunun üzerine "Bana niye haber vermediniz?" buyurdular. Ashab sanki kadıncağızın-veya gencin-ölümünü (mühim addetmeyip) küçümsemişlerdi. Aleyhissalatu vesselam: "Kabrini bana gösterin!" diye emrettiler. Kabir gösterildi. Resul-i Ekrem kadının kabri üzerine cenaze namazı kıldı. Sonra: "Bu kabirler, sahiplerine karanlıkla doludur, Allah, onlar için kıldığınız namazla kabirleri onlara aydınlatır" buyurdular.
HadisNo : 3078


Fasil : ÖLÜM BÖLÜMÜ
Konu : Kabir Ziyareti
Ravi : Abdullah İbnu Amr İbni`l-As
Hadis : Resulullah (sav)`a birlikte bir ölü defnettik. Defin işi bitince Aleyhissalatu vesselam`la birlikte ölünün (çıktığı evin) kapısının hizasına kadar geldik. Orada gelmekte olan bir kadınla karşılaştık. Zannımca, Aleyhissalatu vesselam onu tanıdı. Bu, Hz. Fatıma (ra) idi. "Evden niye ayrıldın?" diye sordu. "Şu ölünün sahibine geldim. Ölülerine olan merhamet duygularımı onlara ifade ettim. (Allah rahmet etsin dedim) -veya ölüleri sebebiyle onlara taziyede (başsağlığı dileğinde) bulundum-" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Belki sen onlarla birlikte kabirlere kadar vardın!?" dedi. Hz. Fatıma: "Allah korusun! O hususta sizin zikrettiğiniz günahı işittim, (hiç kabre kadar gider miyim!)" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Eğer onlarla kabirlere kadar gitmiş olsaydın..."diyerek ciddi bir tehditte bulundu. [Ravilerden biri, "Küda"dan maksadın kabirler olduğunu zannederim" dedi.]
HadisNo : 5478


Fasil : MESCİDLER BÖLÜMÜ
Konu : Mescidlerin İnşa Edilmesi
Ravi : Enes
Hadis : Resulullah (sav) Medine`ye geldiği zaman, Medine`nin yüksek kısmında, kendilerine Beni Amr İbni Avf denen bir kabileye indi. Onların yanında ondört gece kaldı. Sonra Beni Neccar`a haber gönderdi. Onlar kılınçlarını kuşanmış olarak geldiler. Ben (şu anda) Resulullah (sav)`ı devesi üzerinde Ebu Bekr`i de terkisinde, Beni Neccar`ın ileri gelenleri etraflarını sarmış olarak görür gibiyim. Aleyhissalatu vesselam, (yükünü) Ebu Eyyub el-Ensari`nin evinin avlusuna indirdi. "Ey Beni Neccar!" buyurdular, "şu bahçenin fiyatında pazarlık edelim!" buyurdu. Onlar: "Hayır! dediler. Vallahi biz senden onun bedelini istemiyoruz, Allah`tan istiyoruz!" Bu arsada hurma ağaçları, müşriklere ait kabirler ve bazı yıkıntılar vardı. Resulullah (sav) hurma ağaçlarının kesilmesini, müşrik kabirlerinin kaldırılmasını, harabelerin de düzlenip arazinin tesviyesini emretti. Hurma kütükleri mescidin kıble tarafına (direkler halinde) dizildiler, kapının iki yanı taşla örüldü. (Bu inşaat devam ederken Müslümanlar) şu beyti terennüm ediyorlardı, Resulullah da onlara katılıyordu: "Ey Rabbimiz, ahiret hayrından başka hayır yok! Öyleyse muhacir ve ensara yardım et!"
HadisNo : 5506

Tefekkür İle İlgili Hadisler

Tefekkür İle İlgili HadislerTefekkür ile ilgili hadisler, Tefekkür hakkındaki hadisler, Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in Tefekkür ile ilgili sözleri vb. aramaların cevabını bu sayfamızda bulabilirsiniz.

Tefekkür ile ilgili listelediğimiz hadisler Kutub-i Sitte'den seçilmiş, sahih hadislerdir...

Tüm hadis konularını görmek için buraya tıklayınız

Hz. Muhammed (s.a.v)'in Tefekkür ile ilgili hadisleri


Fasil : MEV`İZELER BÖLÜMÜ
Konu : Mev`izeler Hakkında
Ravi : Ali
Hadis : tefekkür edilmeden yapılan kıraatte, (beklenen) hayır yoktur. Fıkıh olmayan ibadette (çok) hayır yoktur. Fakihlerin fakihi, halkı Allah`ın rahmetinden ümitsizliğe düşürmeyen ve Allah`ın mekrinden de emniyete salmayan ve insanları Kur`an`dan başka şeye rağbete sevketmeyen kimsedir." [Rezin tahric etmiştir.]
HadisNo : 5375


Fasil : İlaveler Bölümü
Konu : Nefisle İlgili Eedebe Giren Hadisler
Ravi : Ebu Hureyre
Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Rabbim bana dokuz şey emretti: Gizli halde de aleni halde de Allah`tan korkma(mı), Öfke ve rıza halinde de adaletli söz (söylememi), Fakirlikte de zenginlikte de iktisad (yapmamı), Benden kopana da sıla-ı rahm yapmamı, Beni mahrum edene de vermemi, Bana zulmedeni affetmemi, Susma halimin tefekkür olmasını, Konuşma halimin zikir olmasını, Bakışımın da ibret olmasını, Ma`rufu (doğru ve güzel olanı) emretmemi." [Rezin tahriç etmiştir.]
HadisNo : 5838

Yılan İle İlgili Hadisler

Yılan İle İlgili HadislerYılan ile ilgili hadisler, Yılan hakkındaki hadisler, Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in Yılan ile ilgili sözleri vb. aramaların cevabını bu sayfamızda bulabilirsiniz.

Yılan ile ilgili listelediğimiz hadisler Kutub-i Sitte'den seçilmiş, sahih hadislerdir...

Tüm hadis konularını görmek için buraya tıklayınız

Hz. Muhammed (s.a.v)'in Yılan ile ilgili hadisleri


Fasil : KATL BÖLÜMÜ
Konu : Öldürülmesi Caiz Olan Ve Olmayan Hayvanlar
Ravi : İbnu Mes`ud
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "yılanların hepsini öldürün. Kim yılan(ın intikam alacağın)dan korkarsa, benden değildir." Bir rivayette şöyle buyrulmuştur: "Gümüş çubuk gibi olan uzun yılan hariç, bütün yılanları öldürün."
HadisNo : 4943


Fasil : KATL BÖLÜMÜ
Konu : Öldürülmesi Caiz Olan Ve Olmayan Hayvanlar
Ravi : İbnu Mes`ud
Hadis : Resulullah (sav) ile birlikte Mina`da iken, Velmürselat suresi nazil oldu. Aleyhissalatu vesselam onu okuyordu. Ben onu, kendi ağızlarından öğrendim. Mübarek ağızları henüz surenin rutubetini taşırken, üzerimize bir yılan sıçradı. Aleyhissalatu vesselam: "Öldürün şunu!" buyurdular. Hemen öldürmek üzere atıldık. Fakat yılan önce davranıp kaçtı. Aleyhissalatu vesselam: "Şerrinden korundu, tıpkı siz de onun şerrinden korunduğunuz gibi!" buyurdular.
HadisNo : 4939


Fasil : ZEKAT BÖLÜMÜ
Konu : Zekatın Farziyyeti Ve Terkedenin Günahı
Ravi : Ebu Hüreyre ve Hz. Cabir
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Deve, sığır veya davar sahibi olup da, bunlardaki Allah`ın hakkını eda etmeyen herkese Kıyamet günü, bu mallar, olduğundan daha çok ve mümkün olduğunca iri ve şişman olarak geleceklerdir. Adam, onlar için, düz ve geniş bir yere oturtulacak, hayvanlar bacakları ve tabanlarıyla onun üzerinden geçecekler. Geçiş sırasında boynuzlarıyla toslayacaklar ve ayaklarıyla ezecekler. İçlerinde boynuzsuz veya boynuzu kırık biri bulunmayacak. Bu şekilde sonuncusu da onun üzerinden geçince, birincisi aynı geçise tekrar başlayacak. Mahlukatın hesabı tamamlanıp hüküm verilinceye kadar bu hal devam edecek. Keza "kenz`e (hazine) sahip olup da ondaki (Allah`ın) hakkını ödemeyen herkese, kıyamet günü hazinesi, dazlak başlı bir yılan olarak gelecek, ağzını açıp peşine düşecektir. yılan yaklaştıkça adam ondan kaçacak. Sonunda yılan ona: "Gizlediğin hazineni al! Ben ondan müstağniyim!" diye bağırır. Adam, neticede yılandan kaçma çaresinin olmadığını anlayınca, elini ağzına sokar. yılan da onu, aygırın (alafı) kemirmesi gibi kemiriverecek."
HadisNo : 2011


Fasil : NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu : Namazın Sekiz Şartı - Başka Meşguliyeti Terk
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav): "Namazda iki siyahı yani yılan ve akrebi öldürün" buyurdu.
HadisNo : 2726


Fasil : KATL BÖLÜMÜ
Konu : Öldürülmesi Caiz Olan Ve Olmayan Hayvanlar
Ravi : Ebu `l-Müseyyeb
Hadis : (Bir gün) Ebu Said (ra)`in yanına girmiştim, namaz kılıyor buldum. Onu beklemek üzere oturdum. Derken evin bir köşesinde tavanı örten hurma dalları arasında bir kıpırtı gördüm. Oraya bakınca bir yılan olduğunu gördüm. Öldürmek üzere atıldım. Ebu Said oturmam için işaret etti. Tekrar yerime oturdum. Namazdan çıkınca bana evde bir oda gösterdi ve: "Bu odayı görüyor musun?" diye sordu. Ben: "Evet!" deyince devam etti: "Onda, bizden evlenmesi yakın bir genç vardı. Resulullah (sav) ile birlikte Hendek (harbin)e gittik. Genç, gün ortasında ehline uğramak için Aleyhissalatu vesselam`dan izin istiyordu. Bir gün ondan yine izin istedi. Aleyhissalatu vesselam ona: "Silahını beraberinde al, ben Kureyza`dan sana bir zarar gelir diye korkuyorum!" buyurdular. Adam silahını aldı. Ailesine geldi. Hanımı iki kapı arasında ayakta duruyordu. Elindeki mızrağı ile, dürtmek üzere kadına eğildi. Adama kıskançlık gelmişti. Kadın ona: "Mızrağını geri çek! Hele eve gir, beni dışarı çıkaran şeyi bir gör!" dedi. Adam içeri daldı. Bir de ne görsün: Yatağın üzerine çöreklenmiş iri bir yılan! Mızrağıyla ona yöneldi ve yılana sapladı. Sonra çıkıp, süngüyü avluya dikti. Derken yılan üzerine atıldı. Bilemiyoruz, hangisi evvel öldü; yılan mı, genç mi? Resulullah (sav)`a gelip, bu durumu anlattık ve: "Dua edin, Allah ona tekrar hayat versin!" dedik. Aleyhissalatu vesselam: "Arkadaşınız için istiğfar ediverin!" buyurdular. Sonra şu açıklamada bulundular: "Medine`de Müslüman olan cinler var. Onlardan birini görürseniz, kendisine üç gün ihtarda bulunun. Eğer bundan sonra yine de görünürse onu öldürün. Çünkü o bir şeytandır." [Bazı Tirmizi nüshalarında Sayd bölümünde (17. babta) gelmiştir.]
HadisNo : 4941


Fasil : KATL BÖLÜMÜ
Konu : Öldürülmesi Caiz Olan Ve Olmayan Hayvanlar
Ravi : Aişe
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hayvanlardan beş tanesi vardır ki bunların herbiri fasihtir (zararlıdır). Harem bölgesinde olsun, Hill (denen Harem dışı) bölgesinde olsun bunlar öldürülür: Karga, çaylak, akrep, sıçan, kelb-i akur (yırtıcılar)." [Müslim`in bir rivayetinde Hz. Aişe şöyle demiştir: "Resulullah (sav) beş fasığın hill`de ve Harem`de öldürülmesini emretti." Ebu Davud, Ebu Hüreyre (ra)`den kaydettiği bir rivayetinde, karga yerine "yılan" demiştir.]
HadisNo : 4938


Fasil : KATL BÖLÜMÜ
Konu : Öldürülmesi Caiz Olan Ve Olmayan Hayvanlar
Ravi : İbnu Ömer
Hadis : Resulullah (sav)`ı minber üzerinde şöyle söylerken dinledim: "yılanları öldürün. İki çizgili ve ebteri (engerek) de öldürün. Çünkü bunlar, gözleri kapar (kör eder) ve hamilelerde düşük yaparlar." Abdullah İbnu Ömer (ra) der ki: "(Bir gün) ben öldürmek için bir yılan kovalarken, Ebu Lübabe (ra) bana: "Öldürme onu!" diye nida etti. "Resulullah (sav) yılanların öldürülmelerini emir buyurdular!" dedim. O: "Ama daha sonra ev yılanlarının öldürülmelerini yasakladı!" dedi. Bunlar (ömürleri uzun olduğu için) avamir denen ev yılanları idi.
HadisNo : 4940


Fasil : HACC VE UMRE BÖLÜMÜ
Konu : Hastalık Ve Eza Sebebiyle Haccda Mahsur Kalanlar
Ravi : Amr İbnu Said en-Nehai
Hadis : (Umre yapmak üzere ihrama girdikten sonra) Zatu`ş-Şukuk denen yere varınca orada kendisini yılan sokar. Arkadaşları, bu meseleyi sorabilecekleri bir kimseyle karşılaşmak üzere, (herkesin gelip geçtiği ana) yola çıkarlar. Derken İbnu Mes`ud (ra) karşılarına çıkar. Onlara şu fetvayı verir: "Hemen bir hedy (kurbanlık) veya onun değeri miktarınca nakit parayı (Mekke`ye) gönderin. Onunla kendi aranıza bir günlük alamet koyun, hedy kesildi mi ihramdan çıksın. Ayrıca, bu umreyi de bilahere kaza etmen gerekir." (Rezin tahriç etmiştir.)
HadisNo : 1527

Tevrat İle İlgili Hadisler

Tevrat İle İlgili HadislerTevrat ile ilgili hadisler, Tevrat hakkındaki hadisler, Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in Tevrat ile ilgili sözleri vb. aramaların cevabını bu sayfamızda bulabilirsiniz.

Tevrat ile ilgili listelediğimiz hadisler Kutub-i Sitte'den seçilmiş, sahih hadislerdir...

Tüm hadis konularını görmek için buraya tıklayınız

Hz. Muhammed (s.a.v)'in Tevrat ile ilgili hadisleri


Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Benu İsrail Suresi
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : "... Yahudiler: "Bize çok ilim verildi, bize tevrat verildi. Kime tevrat verilmişse ona çok ilim verilmiş demektir" dediler. Bunun üzerine şu ayet indi: "De ki Rabbinin sözlerini yazmak için denizler mürekkep olsa ve bir o kadarını da katsak, Rabbinin sözleri tükenmeden denizler tükenirdi" (Kehf, 109).
HadisNo : 689


Fasil : HUDUD BÖLÜMÜ
Konu : Resulullah (sav)`ın Hadd Tatbik Ettikleri Kimseler
Ravi : İbnu Ömer
Hadis : Yahudiler, Resulullah (sav)`a gelip, kendilerinden bir erkekle kadının zina yaptığınısöylediler. Resulullah (sav) onlara: "Recm hakkında tevrat`ta ne buluyorsunuz?" diye sordu. Onlar: "Teşhir edip rezil ederiz ve dayak atarız" dediler. Abdullah İbnu Selam (ra): "Yalan söylüyorsunuz. Zinanın tevrat`taki cezası recmdir" dedi. Hemen tevrat`ı getirip açtılar, içlerinden (Abdullah İbnu Surya adında) biri elini recm ayetinin üzerine koydu. Sonra, ayetten önceki kısımlardan okumaya başlayıp (kapadığı kısmı atlayarak arka kısmını okumaya devam etti. Abdullah İbnu Selam (ra) müdahale edip: "Kaldır elini!" dedi. Adam elini çekti, tam orada recm ayeti mevcut idi. Bunun üzerine: "Ey Muhammed, Abdullah doğru söyledi. tevrat`ta recm ayeti mevcuttur!" dediler. Resulullah (sav) derhal o iki zaninin recmedilmesini emretti ve recmedildiler." İbnu Ömer (ra) der ki: "Erkeğin, atılan taşlara karşı korumak için, kadının üzerine eğildiğini gördüm."
HadisNo : 1613


Fasil : PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Konu : Resulullah (sav)`ın Alametleri
Ravi : Ata İbnu Yesar
Hadis : Abdullah İbnu Amr İbni`l-As (ra)`a rastladım ve: "Resulullah (sav)`ın tevrat`ta zikredilen vasıflarını bana söyle" dedim. Bunun üzerine hemen: "Pekala dedi ve devam etti: Allah`a yemin olsun! O, Kur`an`da geçen bazı sıfatlarıyla tevrat`ta da mevsuftur (ve şöyle denmiştir): "Ey Peygamber, biz seni insanlara şahid, müjdeleyici ve korkutucu (Ahzab 45) ve ümmiler için de koruyucu olarak gönderdik. Sen benim kulum ve elçimsin. Ben seni mütevekkil diye tesmiye ettim. O, ne katı kalpli, ne de kaba biri değildir. Çarşı pazarda rastgele bağırıp çağırmaz. Kötülüğü kötülükle kaldırmaz, bilakis affeder, bağışlar. Allah, bozulmuş dini onunla tam olarak ikame etmeden onunla kör gözleri, sağır kulakları, paslanmış kalpleri açmadan onun ruhunu kabzetmez."
HadisNo : 5558


Fasil : PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Konu : Resulullah (sav)`ın Alametleri
Ravi : Abdullah İbnu Selam
Hadis : tevrat`ta Hz. Muhammed (sav)`in sıfatı ve İsa ibnu Meryem`in de O`nunla birlikte defnedileceği yazılıdır. Ebu Mevdud el-Medeni der ki: (Resulullah`ın kabrinin bulunduğu) hücrede bir kabir yeri var."
HadisNo : 5559


Fasil : YİYECEKLER BÖLÜMÜ
Konu : Yeme Adabı
Ravi : Selman
Hadis : tevrat`ta okudum: "Yemeğin bereketi, yemekten sonra (el ve ağzı) yıkamadadır" diyordu. Bunu Resulullah (sav)`a söyledim: "Yemeğin bereketi yemekten önce ve sonraki yıkamalardadır" buyurdular.
HadisNo : 3888


Fasil : FEZAİL BÖLÜMÜ
Konu : İslam Ümmetinin Fazileti
Ravi : İbnu Ömer
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden önce geçen ümmetlere nazaran sizin bekanız, ikindi vakti ile güneşin batması arasındaki müddet gibidir. tevrat ehline tevrat verildi, onlar gün ortasına kadar onunla amel ettiler. Daha fazla devam etmekten aciz kaldılar. Onlara kırat kırat ücretleri verildi. Sonra Ehl`i İncil`e İncil verildi. Onlar da ikindi namazına kadar çalıştılar. O zaman onlar da aciz kaldılar, kırat kırat onlara da ücretleri verildi. Sonra bize Kur`an verildi. Biz güneşin batmasına kadar çalışacağız. Bize ücretimiz ikişer kırat, ikişer kırat verildi. İki kitap mensupları: "Ey Rabbimiz, sen bunlara ikişer kırat, ikişer kırat olarak verdin. Halbuki bize birer kırat, birer kırat vermiştin. Halbuki biz, amel yönüyle onlardan ileriyiz!" dediler. Allah Teala Hazretleri: "Ben ücretlerinizde bir haksızlık yaptım mı?" buyurdu. Onlar "Hayır" dediler. "Öyleyse, bu benim lütfumdur, onu ben dilediğime veririm" buyurdu."
HadisNo : 4507


Fasil : HUDUD BÖLÜMÜ
Konu : Resulullah (sav)`ın Hadd Tatbik Ettikleri Kimseler
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Yahudilerden bir kadınla bir erkek zina yaptılar. Birbirlerine: "Bizi şu peygambere götürün. Çünkü bir kısım hafifletmeler getiren bir peygamberdir. Bize recm dışında fetvalar verirse kabul eder, Allah indinde O`nun hükmünü kendimize delil kılarız ve: "Peygamberlerinden bir peygamberin bize verdiği fetvalarda amel ettik, hevamıza uymadık" deriz" dediler. Mescidde ashabıyla birlikte oturmakta olan Hz. Peygamber (sav)`a gelerek: "Ey Ebu`l-Kasım, zina yapan kadın ve erkek hakkında kanaatin nedir?" dediler. O, onlara tek kelime söylemeden Beyt-i Midraslarına geldi. Kapıda durarak: "Hz. Musa (a.s)`ya kitabı indiren Allah aşkına söyleyin, muhsan olan birisi zina yapacak olursa bunun tevrat`taki hükmü nedir?" diye sordu. "Yüzü siyaha boyanır, eşek üzerine ters bindirilir ve dayak atılır." Hadiste geçen tecbiye: Zanileri, enseleri birbirine bakacak şekilde bir eşeğe bindirilip, bu halde sokaklarda dolaştırılmasıdır. Raivi devamla der ki: "Yahudilerden bir genç (bu cevaba katılmayıp) susmuştu. Resulullah (sav) onun suskunluğunu görünce sualinde ısrar etti. Bunun üzerine genç: "Madem ki sen bize Allah`ın adına yemin veriyorsun (gerçeği söyleyeceğim): "Biz tevrat`ta recm emrini görüyoruz" dedi. Resulullah (sav): "Allah`ın emrini hafifletmenizin başlangıcı nasıl oldu?" diye sordu. (Genç) şu cevabı verdi: "Krallarımızdan birinin bir yakın akrabası zina yaptı. Kralımız, recmi ona tatbik etmedi. Sonra halka mensup bir aileden bir erkek zina yaptı. Bunu recmetmek istedi. Ancak adamın kavmi buna mani olup: "Sen yakınını getirip recmetmedikçe biz de adamımızın recmedilmesine müsaade etmeyeceğiz!" dediler. Bunun üzerine, aralarında şimdiki cezayı vermek üzere anlaşıp sulh yaptılar. (Bu açıklama üzerine) Resulullah (sav): "Ben tevrat`taki ayetle hükmediyorum!" dedi ve onların recmedilmelerini emretti ve recmedildiler. Zühri (rh) der ki: "Bana ulaştığma göre şu ayet bunlar hakkında nazil olmuştur: "Şüphesiz ki tevrat`ı biz indirdik. Ki onda bir hidayet, bir nur vardır. Kendisini (Allah`a) teslim etmiş olan (İsrail) peygamberleri, Yahudilere ait (davalarda) onunla hükmederlerdi..." (Maide 44). Resulullah (sav) onlardan biri idi."
HadisNo : 1612


Fasil : FEZAİL BÖLÜMÜ
Konu : Sahabelerden Bazılarının Faziletleri - Abdullah İbnu Selam (ra)
Ravi : Sad İbnu Ebi Vakkas
Hadis : Yeryüzünde yürüyen hiç kimseye Resulullah (sav)`ın "Cennetliktir" dediğini duymadım. Ancak Abdullah İbnu Selam müstesna. Onun hakkında şu ayet indi. (Mealen): "(De ki: Söyleyin bana, eğer bu Kur`an Allah tarafından gönderildiği halde onu inkar ettiyseniz ve) İsrailoğullarından bir şahit de, tevrat`a dayanarak onu hak kitap olduğuna şahidlik edip iman ettiği halde, siz iman etmeyi büyüklüğünüze yediremezseniz, zalim olmaz mısınız? Muhakkak ki Allah zalimler güruhuna yol göstermez." (Ahkaf 10).
HadisNo : 4462


Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Fatiha Suresi
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Hz. Peygamber (sav), Ubey İbnu Ka`b (ra)`a uğradı. O namaz kılıyordu... devamını yukandaki gibi aynen kaydetti. Ancak şu ziyade var: "Nefsimi kudret elinde tutan Zat-ı Zü`l-Celal`e yemin ederim ki, Allah, Fatihanın bir mislini ne tevrat`ta, ne İncil`de, ne Zebur`da, ne de Furkan`da indirmemiştir. O (namazlarda) tekrarla okunan yedi ayet ve bana ihsan edilen yüce Kur`an`dır." (Tirmizi hadisin sahih olduğunu söylemiştir. Nesai`nin yine Ebu Hüreyre`den yaptığı bir rivayette: "O (Fatiha süresi) benimle kulum arasında taksim edilmiştir. Kuluma istediği verilmiştir" ziyadesi vardır)
HadisNo : 438


Fasil : DUA BÖLÜMÜ
Konu : Üzüntü Ve Tasa Halinde Dua
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Hz. Fatıma (ra) Resulullah (sav)`a gelerek bir hizmetçi taleb etmişti. Resulullah ona: "Şu duayı oku(man senin için hizmetçi edinmenden daha hayırlı)" dedi: "Allahım! Sen yedi semanın Rabbi, Arş-ı Azam`ın Rabbisin. Sen bizim Rabbimiz ve herşeyin Rabbisin. tevrat, İncil ve Furkan`ı indiren, tohum ve çekirdekleri açansın. Her şeyin şerrinden sana sığınıyorum. Her şeyin alnından yapışmışsın (dizginleri senin elindedir). Evvel sensin, senden önce bir şey yoktur. Ahir sensin, senden sonra da bir şey kalmayacak. Sen zahirsin, senin üstünde bir şey mevcut değildir. Sen batınsın, senin dışında bir şey yoktur. Benim borcumu öde, beni fukaralıktan kurlar, zengin kıl."
HadisNo : 1842


Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Hadid Suresi
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : Hz. İsa (a.s.)`dan sonra bir kısım melikler tevrat ve İncil`i tahrif ettiler. Aralarında mü`min olanlar da vardı, bunlar tevrat ve İncil`i okuyorlardı. (Müminlerin okuduklarından rahatsız olan) bazıları, meliklerine şöyle dediler: "Bunların bize yaptığı hakaretten daha ağır hakaret, savurdukları küfürden daha galiz küfür görmedik. Kitapta, "Allah`ın indirdiği ile hükmetmeyenler kafirlerin ta kendisidirler" (Maide, 44) diye okuyup, kitaptan gösterdikleri ayetlerle bizi yaptığımız işlerden dolayı kınıyorlar (kafir, fasık oldunuz diyorlar.) Onları çağırıp uyarın, bizim okuduğumuz gibi okusunlar, bizim inandığımız gibi inansınlar." Melik onları çağırıp topladı, ya ölümü ya da tahrif edilmiş haliyle tevrat ve İncil`i okumaktan birini tercih etmelerini teklif etti. Onlar: "İstediğiniz bu mu? bizi bırakın (bir düşünelim)!" dediler. Sonra bunlardan bir kısmı: "Bize bir kule inşa edin, bizi içine tıkın, yiyecek ve içeceğimizi çekebileceğimiz (ip gibi) bir şeyler de verin, böylece bizden size hakaret sayılacak bir şey ulaşmamış olur" dedi. Diğer bir kısmı da: "Bırakın bizi başımızı alıp gidelim. Yeryüzünde dolaşır, vahşi hayvanlar gibi yer içeriz. Bizi kendi memleketinizde (faaliyet yapar) bulursanız öldürürsünüz" dedi. Bir grup da: "Bize ıssız bir arazinin ortasında evler inşa ediverin. Biz orada kendi başımıza kuyular açıp ziraat yapalım, sizinle hiç konuşmayalım, sizlere uğramıyalım da!" dedi. Bunların her kabilede samimi yakınları vardı. İsteklerini kabul ettiler (ve öldürmediler). Cenab-ı Hakk (onların kalbine, şu ayette temas buyurduğu) ruhbaniyeti inzal buyurdu: "Üzerlerine bizim gerekli kılmadığımız fakat kendilerinin güya Allah`ın rızasını kazanmak için ortaya attıkları rahbaniyete bile gereği gibi riayet etmediler, içlerinde inanmış olan kimselere ecirlerini verdik. Ama çoğu yoldan çıkmışlardır" (Hadid, 27). Geri kalanlar da şöyle dediler: "Falancaların ibadet ettiği gibi biz de ibadet edelim. Falancaların yeryüzünde dolaştığı gibi biz de dolaşalım, falancaların edindiği gibi biz de evler edinelim." Bunlar şirkleri üzerine devam eden kimselerdi. Bunlar kendilerine uydukları (diğer) kimselerin imanlarını da bilmiyorlardı. Hz. Peygamber (sav)`a nübüvvet geldiği zaman, bu ruhbanlardan pek az kimse kalmıştı. Bu kişi, mabedinden indi, seyyah olup dolaşan bir kişi seyahatinden döndü, bir kişi de manastırından çıktı. Bunlar gelip iman ettiler ve tasdikte bulundular. (Bütün Ehl-i Kitap hakkında) Cenab-ı Hakk şöyle buyurdu: "Ey iman edenler, Allah`tan korkun. Onun peygamberine de iman edin ki, (Allah) size rahmetinden iki kat nasib versin" (Hadid, 28). Burada zikri geçen iki kat nasibden biri: Hz. İsa (a.s.)`ya İncil`e ve tevrat`a olan imanları sebebiyledir, diğeri de Hz. Muhammed (sav)`e olan imanları ve onu tasdikleri sebebiyledir. (Ayet şöyle devam ediyor): "Sizin için yardımıyla yürüyeceğiniz bir nur lutfetsin" (Hadid, 28). Bu nurdan maksad Kur`an ve Hz. Peygamber (sav)`e ittiba etmeleridir. Vahiy şöyle devam ediyor: "Ehl-i Kitap, hakikaten Allah`ın fazl (u kerem)inden hiçbir şeye nail olamayacaklarını, muhakkak bütün inayetin Allah`ın elinde bulunduğunu, onu (ancak) dileyeceği kimselere vereceğini bilmedikleri için mi (küfürde inad ediyorlar? Halbuki bunu pekala biliyorlar da). Allah büyük fazl-u kerem sahibidir" (Hadid, 29).
HadisNo : 816


Fasil : İLİM BÖLÜMÜ
Konu : İlmin Kaldırılması
Ravi : Ebu`d-Derda
Hadis : Resulullah (sav) ile beraberdik. Gözünü semaya dikti. Sonra: "Şu anlar, ilmin insanlardan kapıp kaçırıldığı anlardır. Öyle ki, bu hususta insanlar hiçbir şeye muktedir olamazlar!" buyurdular. Ziyad İbnu Lebid el-Ensari araya girip: "Bizler Kur`an`ı okuyup dururken ilim bizlerden nasıl kapıp kaçırılır? Vallahi biz onun hem okuyacağız, hem de çocuklarımıza, kadınlarımıza okutacağız!" dedi. Resulullah da: "Anasız kalasın, ey Ziyad, ben seni Medine fakihlerinden sayıyordum. (Bak) işte tevrat ve İncil, yahudilerin ve nasranilerin elinde, onların ne işine yarıyor (sanki onunla amel mi ediyorlar)?" buyurdu. Cübeyr der ki: "Ubade İbnu`s-Samit (ra)`e rastladım. "Kardeşin Ebu`d-Derda ne söyledi, işittin mi?" dedim. Ve ona, Ebu`d`Derda`nın söylediğini haber verdim. Bana: "Ebu`d-Derda doğru söylemiş, dilersen kaldırılacak olan ilk ilmin ne olduğunu sana haber vereyim: İnsanlardan kaldırılacak olan ilk ilim huşudur. Büyük bir camiye girip huşu üzere olan tek şahsı göremeyeceğin vakit yakındır!" dedi.
HadisNo : 4139


Fasil : FİTNELER HEVALAR VE İHTİLAFLAR BÖLÜMÜ
Konu : Sahabe Ve Tabiin Arasında Çıkan Kavga Ve İhtilaflar
Ravi : Abdullah İbnu Selam
Hadis : Abdullah İbnu Selam`ın kardeşioğlu, amcası (Abdullah İbnu Selam) (ra)`ndan naklediyor. "Hz. Osman (ra) öldürülmek istendiği zaman yanına geldim. Osman bana: "Sen niye geldin?" diye sordu. "Sana yardım edeyim diye geldim" dedim. "Öyleyse halka çık. Onları benden uzaklaştır. Zira sen bana hariçte olursan, yanımda olmaktan daha faydalı olursun!" dedi. Ben de çıkıp: "Ey insanlar! Bilirsiniz, benim adım cahiliye devrinde falandı. Ama Resulullah (sav) beni Abdullah diye tesmiye buyurdu. Benim hakkımda Kitabullah`ta bir kısım ayetler nazil olmuştur. Şu ayet benim hakkımda nazil olanlardan biridir: "De ki: "Söyleyin bana, eğer bu Kur`an Allah tarafından gönderildiği halde, onu inkar ettiyseniz ve İsrailoğullarından bir şahit de tevrat`a dayanarak onun hak kitap olduğuna şahitlik edip iman ettiği halde siz iman etmeyi büyüklüğünüze yediremezseniz, zalim olmaz mısınız? Muhakkak ki, Allah zalimler güruhuna yol göstermez" (Ahkaf 10). Keza şu ayet de benim hakkımda nazil oldu: "İnkar edenler "Sen Allah tarafından gönderilmiş bir peygamber değilsin" diyorlar. De ki: "Sizinle benim aramızda şahid olarak Allah ile O`nun kitapları hakkında bilgi sahibi olanlar yeter" (Ra`d 43). Allah`ın size karşı kınına konmuş bir kılıcı var. Resulullah (sav)`ın inmiş olduğu bu beldenizde melekler size mücavir oldular. Öyleyse bu adamı öldürmekten Allah`tan korkun! Allah`tan korkun! Allah`a yemin olsun eğer onu öldürürseniz, komşularınız olan melekleri buradan tardetmiş olacaksınız ve Allah`ın size karşı kında tuttuğu kılıcı kınından çıkartacaksınız ve artık o kıyamete kadar kınına girmeyecek!" Bu sözlerim üzerine: "Şu Yahudiyi öldürün! Osman`ı öldürün" diye bağrıştılar."
HadisNo : 4809


Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Maide Suresi
Ravi : Bera
Hadis : Hz. Peygamber (sav)`in yanına yürür kömürle karartılmış ve dayak atılmış bir Yahudi getirdiler. Bunun üzerine Resulullah (sav) Yahudileri çağırarak: "Kitabınızda zina haddini (cezasını) böyle mi buluyorsunuz? diye sordu. "Evet" dediler. Sonra Hz. Peygamber (sav) onların alimlerinden birini çağırdı ve "Musa`ya, tevrat`ı indiren Allah aşkına soruyorum, zina edenin haddini kitabınızda böyle mi buluyorsunuz?" dedi. Alim: "Hayır! Eğer bana böyle yemin vererek sormasa idin sana haber vermezdim. Kitapta recm buluyoruz. Fakat, zina vakıaları eşrafımız arasında çoğaldı. Artık şerefli birini bu suçla yakalarsak onu bırakır olduk. Ancak biçare birisini yakalarsak ona haddi tatbik ediyoruz. Kendi aramızda şöyle dedik: "Gelin aramızda öyle bir ceza şeklinde anlaşalım ki o, eşraftan olsun, halktan olsun herkese tatbik edilsin. Sonunda recm yerine suratın kömürle boyanıp dayak atılmasında ittifak ettik." Bunun üzerine Resulullah (sav), "Allahım, onların öldürdüğü emr-i şerifini ilk ihya edip dirilten ben olayım" dedi ve had cezasının tatbikini emretti, zani hemen recmedildi. Bunun üzerine şu ayet indi: "Ey Peygamber! Kalbleri inanmışken ağızlarıyla "inandık" diyenler, Yahudilerden yalana kulak verenler ve başka bir topluluk hesabına casusluk edenlerden inkara koşanlar seni üzmesin. Sözleri asıl yerlerinden değiştirirler de "Böyle bir (fetva) size verilirse alın, verilmezse kaçının" derler..." (Maide 41). Az sonra Allah Teala şu ayeti indirdi: "Allah`ınidirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar kafirlerdir..." "Allah`ın indirdiği ile hükmetmeyenler işte onlar zalimlerdir..." "..Allah`ın indirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar fasıklardır!" (Maide 44, 45, 47). Bu ayetlerin hepsi kafirler hakkında nazil olmuştur.
HadisNo : 585

Yıldızlar İle İlgili Hadisler

Yıldızlar İle İlgili HadislerYıldızlar ile ilgili hadisler, Yıldızlar hakkındaki hadisler, Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in Yıldızlar ile ilgili sözleri vb. aramaların cevabını bu sayfamızda bulabilirsiniz.

Yıldızlar ile ilgili listelediğimiz hadisler Kutub-i Sitte'den seçilmiş, sahih hadislerdir...

Tüm hadis konularını görmek için buraya tıklayınız

Hz. Muhammed (s.a.v)'in Yıldızlar ile ilgili hadisleri


Fasil : YILDIZLAR BÖLÜMÜ
Konu : Yıldızlar Hakkında
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : Bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: "Kim yıldızlarla ilgili bir ilim iktibas etmişse sihirden bir şu`be iktibas etmiş demektir. (yıldız ilmi) arttıkça (sihir ilmi de) artar."
HadisNo : 5770


Fasil : KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu : Cennetlikler Ve Cehennemlikler
Ravi : Ebu Hureyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennete ilk girecek zümre, dolunay gecesindeki ay suretindedir. Onu takip eden zümre, parlaklık yönüyle gökteki en büyük yıldız gibidir. Cennetlikler bevletmezler, büyük abdest de bozmazlar, tükürmezler, sümkürmezler de. Tarakları altındandır, terleri misktir. Buhurdanları öd ağacından, zevceleri kara gözlü hurilerden olacak. Onlar ataları Adem`in yaratılışı üzere, altmış zira` boyunda tek bir adam suretinde olacaklar."
HadisNo : 5129


Fasil : YILDIZLAR BÖLÜMÜ
Konu : Yıldızlar Hakkında
Ravi : Zeyd İbnu Halid
Hadis : Resulullah (sa) Hudeybiye`de, bize geceleyin yağan yağmurun peşinden sabah namazı kıldırmıştı. Namazı bitirince cemaatın önüne geçti ve: "Rabbiniz ne dedi biliyor musunuz?" buyurdu. Cemaat: "Allah ve Resulü bilir!" dediler. "Allah Teala hazretleri: "Kullarımdan bir kısmı bana mü`min, bir kısmı da kafir olarak sabahladı. "Allah`ın fazlı ve rahmetiyle bize yağmur yağdırıldı" diyen bana mü`min, yıldızları da inkar edici olarak sabahladı. Kim de: "Falanca falanca yıldız sayesinde bize yağmur yağdırıldı" dediyse o da bana kafir, yıldıza mü`min olarak sabaha erdi" dedi!" buyurdular.
HadisNo : 5771


Fasil : KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu : Deccal Hakkında
Ravi : Ebu Saidi`l-Hudri
Hadis : Anlattığına göre, Aleyhissalatu vesselam`a Deccal`den sormuştur. Aleyhissalatu vesselam da şu cevabı vermiştir: "O (Deccal) çıktığı gün (aynen bir insan gibidir) yemek yer. Ben size, onun hakkında, benden önceki peygamberlerden hiçbirinin kendi ümmetine anlatmadığı hususları anlatacağım: Onun sağ gözü meshedilmiştir (görmez), pörtlektir, göz hadakası yoktur, sanki hadakası çevrim içinde bir balgam gibidir. Sol gözü de inciden bir yıldız gibidir. Onun beraberinde sanki cennet ve ateşin birer misli vardır. Ancak hakikatta ateşi cennet, suyu da ateştir. Haberiniz olsun! Onun yanında iki kişi vardır; köy halkını inzar ederler. Bu ikisi köyden çıkınca Deccal`in ashabından ilki oraya girer." [Rezin tahric etmiştir. Hadisin kaynağı yok ise de, hadiste yer alan mefhumların şahidleri Sahiheyn ve diğer kaynaklarda çoğunluk itibariyle gelmiştir.]
HadisNo : 5012


Fasil : FEZAİL BÖLÜMÜ
Konu : Ashabın Faziletlerinin Mücmel Zikri
Ravi : Ebu Musa
Hadis : Resulullah (sav) ile beraber akşam namazı kılmıştık. Aramızda: "Burada oturup yatsıyı da onunla birlikte kılsak" dedik ve oturduk. Derken yanımıza geldi ve: "Hala burada mısınız?" buyurdular. "Evet!" dedik. "İyi yapmışsınız!" buyurdu ve başını semaya kaldırdı. Başını sıkça semaya kaldırdı ve şöyle buyurdu: "yıldızlar semanın emniyetidir. yıldızlar gitti mi, vaadedilen şey semaya gelir. Ben de Ashabım için bir emniyetim. Ben gittim mi, onlara vaadedilen şey gelecektir. Ashabım da ümmetim için bir emniyettir. Ashabım gitti mi ümmetime vaadedilen şey gelir."
HadisNo : 4366


Fasil : FEZAİL BÖLÜMÜ
Konu : Ashabın Faziletlerinin Mücmel Zikri
Ravi : Said İbnu`l-Müseyyeb
Hadis : Hz. Ömer (ra)`den naklediliyor: "Demişti ki: "Ben Resulullah (sav)`ı dinledim, buyurmuştu ki: "Ben, Rabbimden Ashabımın benden sonra düşeceği ihtilaf hakkında sordum. Bunun üzerine şöyle vahyetti: "Ey Muhammed! Senin Ashabın benim nezdimde, gökteki yıldızlar gibidir. Bazıları diğerlerinden daha kavidirler. Her biri için bir nur vardır. Öyleyse, kim onların ihtilaf ettikleri meselelerden birini alırsa, o kimse benim nazarımda hidayet üzeredir." Hz. Ömer der ki: "Resulullah (sav) (devamla) ilave etti: "Ashabım yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız hidayeti bulursunuz." [Rezin tahriç etmiştir. (Hadisin birinci kısmım Cami`u`us-Sağir`de Suyuti kaydeder (Feyzu-Kadir 4,76). İkinci kısmı da İbnu Abdu`l-Berr, Cami`ul-İlm`de kaydetmiştir (2,91)]
HadisNo : 4368


Fasil : ALEMİN YARATILIŞI BÖLÜMÜ
Konu : Alemin Yaratılışı Hakkında
Ravi : Katade
Hadis : Bu yıldızlar üç maksatla yaratıldı: 1- Allah onları semaya zinet (ve süs) kıldı. 2- Şeytanlara atılacak taş kıldı. 3- Geceleri istikamet tayin etmede işaretler kıldı. Kim yıldızlar hakkında bunlar dışmda bir te`vil ileri sürerse (kendi ilave ettiği) hissesinde hataya düşer, nasibini kaybeder, manasız bir yükün altına girer ve hakkında bilgisi olmayan, peygamberler ve meleklerin bile bilmekte aciz kaldıkları bir şeye burnunu sokmuş olur. Allah`a yeminle söylüyorum: Allah hiç kimsenin ne hayatını, ne rızkını, ne de ölümünü herhangi bir yıldızla irtibatlı kılmamıştır. (Aksini iddia edenler) Allah hakkında yalan söyleyerek iftira ediyorlar..." [Rezin ilavesidir. Ancak, ("hakkında bilgisi olmayan") ibaresine kadar olan kısmı, Buhari, Bed`ül-Halk`da (3. bab) senetsiz olarak kaydetmiştir.]
HadisNo : 1697


Fasil : YILDIZLAR BÖLÜMÜ
Konu : Yıldızlar Hakkında
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Kim, Allah`ın zikrettiğinin gayrısı için yıldızlar ilminden bir bab iktibas ederse sihirden bir şu`be iktibas etmiş olur. Müneccim kahindir; kahin sihirbazdır, sihirbaz da kafirdir."[Rezin tahric etmiştir.]
HadisNo : 5769


Fasil : NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu : Namazın Vakitleri
Ravi : Cabir
Hadis : Nesai`nin Hz.Cabir (ra)`den yaptığı bir rivayette şöyle denmiştir: "Sonra O`na (Cibril), Fecr (uzayıp ) sabah olunca daha yıldızlar parlak ve cıvıl cıvıl iken geldi. Dünkü yaptığını aynen yaptı, sabah namazını kıldı. Sonra da: "Namaz vakti, işte gördüğünüz bu iki namaz arasıdır" dedi."
HadisNo : 2365


Fasil : YILDIZLAR BÖLÜMÜ
Konu : Yıldızlar Hakkında
Ravi :
Hadis : Katade rahimehullah demiştir ki: "Allah bu yıldızları üç şey için yaratmıştır: Onları semanın zineti kıldı, (semaya yükselip haber toplayan) şeytanlara atılacak taşlar kıldı, kendileriyle istikamet tayin edilen alametler kıldı. Kim yıldızlar hakkında başka yorumlar yapmaya kalkarsa hata eder ve nasibini zayi eder, kendisini ilgilendirmeyen ve bilgisi olmayan hatta bilmekte peygamberler ve meleklerin bile acze düştükleri bir hususta kendini külfete sokar."
HadisNo : 5773


Fasil : NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu : Namazın Vakitleri
Ravi : Mersed İbnu Abdillah el-Müzeni
Hadis : Ebu Eyyüb, gazi (mücahid) olarak yanımıza geldi. Bu sırada Ukbe İbnu Amir de Mısırda vali idi. Ukbe, akşam namazını tehir etti. Ebu Eyyüb ona yönelerek: "Ey Ukbe!" dedi. "Bu kıldırdığın namaz ne namazıdır?" Ukbe, hatasını anlayarak: "Meşguliyetimiz vardı" diye özür beyan etti. Ebu Eyyüb: "Sen Resulullah (sav)`ın şu sözünü işitmedin mi? Buyurmuştu ki: "Ümmetim, akşam namazını, yıldızlar cıvıldayana kadar geciktirmedikçe hayır üzere -veya fıtrat üzere demişti- olmaktan geri kalmaz."
HadisNo : 2389


Fasil : NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu : Namazın Vakitleri
Ravi :
Hadis : İmam Malik`in anlattığına göre, Hz. Ömer valilerine şöyle yazdı: "Nazarımda işlerinizin en ehemmiyetlisi namazdır. Kim onu (farz, vacib, sünnet ve vaktine riayetle) korur ve (tam zamanında kılmaya) devam ederse dinini korumuş olur. Kim de onu(n zamanını tehir suretiyle) zayi ederse, onun dışındakileri daha çok zayi eder." Hz. Ömer yazısına şöyle devam etti: "Öğleyi gölge bir ziralıktan birinizin gölgesi misli oluncaya kadar kılınız, ikindiyi, güneş yüksekte, beyaz, parlak iken, hayvan binicisinin, güneş batmazdan önce iki veya üç fersahlık yol alacağı müddet içerisinde; akşamı güneş batınca; yatsıyı ufuktaki aydınlık battımı gecenin üçte birine kadar kılınız. -Kim (yatsıyı kılmadan) uyursa gözüne uyku düşmesin, kim (yatsıyı kılmadan) uyursa gözüne uyku düşmesin, kim (yatsıyı kılmadan) uyursa gözüne uyku düşmesin- Sabahı da yıldızlar parlak ve cıvıldarken kılınız."
HadisNo : 2369


Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Kevser Suresi
Ravi : Enes
Hadis : Resulullah (sav) bir gün mecsidde iken hafif bir uyku kestirmesi yaptı, sonra gülerek başını kaldırdı. Kendisine: "Ey Allah`ın Resulü, niçin gülüyorsunuz?" diye sorulunca: "Bana az önce şu süre nazil oldu" deyip besmele çekti, sonuna kadar Kevser süresini okudu: "Bismillahirrahmanirrahim! Ey Muhammed! Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir. Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes. Doğrusu adı sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir" (Kevser 1-3) Resulullah kıraati tamamlayınca sordu: "Kevser`in ne olduğunu biliyor musunuz?" Biz: "Allah ve Resulü bilir" dedik. Resulullah (sav) açıkladı: "Bu bir nehirdir, Rabbim onu bana vaadetmiştir, O nehir üzerinde pek çok hayırlar var. Bu bir havuzdur da. Kıyamet günü ümmetim onun başında (su içmek üzere) toplanacak. Bu havuzdaki maşrapalar gökteki yıldızlar kadar çoktur. Derken içlerinden bir kul çıkarılıp atılacak. Ben müdahale edip: "Ey Rabbim (onu niye atıyorsun) o benim ümmetimdendir?" diyeceğim. Ancak Cenab-ı Hakk: "Bunlar senden sonra ne bid`atler işlediler senin haberin yok" diyecek."
HadisNo : 884

Şarap İle İlgili Hadisler

Şarap İle İlgili HadislerŞarap ile ilgili hadisler, Şarap hakkındaki hadisler, Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in Şarap ile ilgili sözleri vb. aramaların cevabını bu sayfamızda bulabilirsiniz.

Şarab ile ilgili listelediğimiz hadisler Kutub-i Sitte'den seçilmiş, sahih hadislerdir...

Tüm hadis konularını görmek için buraya tıklayınız

Hz. Muhammed (s.a.v)'in Şarap ile ilgili hadisleri


Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Maide Suresi
Ravi : Bera
Hadis : Yine Müslim`in bir başka rivayetinde Bera (ra) şunu anlatıyor: "şarap haram edilmezden önce, Ashab (ra)`dan bazıları vefat etmişti. şarap haram edilince birçok kimse: "Arkadaşlarımız şarap içerek öldüler, onların hali ne olacak?" dediler. Bunun üzerine ayet indi: "İnananlara, ve faydalı iş yapanlara daha önceleri tatmış olduklarından dolayı bir sorumluluk yoktur" (Maide 93) ayeti indi. Tirmizi hadisin sahih olduğunu söyledi.
HadisNo : 592


Fasil : BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ
Konu : Necasetler
Ravi : Abdurrahman İbnu Va`le`nin
Hadis : bnu Abbas (ra)`dan üzüm şırası hakkında sorunca ondan şu cevabı almıştır: "Adamın biri Resulullah (sav)`a bir şarap dağarcığı hediye etmişti, kendisine "Allah`ın bunu haram kıldığını bilmiyor musun?" dedi. Adam: "Hayır bilmiyorum" cevabını verdi ve yanında bulunan birisine birşeyler fısıldadı. Resulullah (sav) adama "Ona ne fısıldadın?" diye sorunca adam: "Onu satmasını emrettim" dedi. Resulullah (sav), "içilmesi haram olanın satılması da haramdır" buyurdu ve iki şarap dağarcığının ağızlarını açarak içlerini boşalttı."
HadisNo : 216


Fasil : İÇECEKLER BÖLÜMÜ
Konu : Hamrın Tahrimi Ve Yapıldığı Maddeler
Ravi : İbnu Ömer
Hadis : Hamr haram edildiği zaman Medine`de mevcut beş çeşit içki arasında üzümden yapılan şarap yoktu.
HadisNo : 2276


Fasil : SOHBET BÖLÜMÜ
Konu : İnsanların Kusurlarını Araştırmak Ve Örtmek
Ravi : Zeyd İbnu Vehb
Hadis : İbnu Mes`ud (ra)`a (bir adam) getirilip: "Şu herif falancadır, sakalından şarap damlıyor" denildi. Abdullah (ra): "Ben tecessüsten men edildim. Lakin bize bir şey zahir olursa onu ele alırız!" cevabını verdi.
HadisNo : 3431


Fasil : İÇECEKLER BÖLÜMÜ
Konu : Haram Ve Helal Olan Şıralar
Ravi : Enes İbnu Malik
Hadis : Resulullah (sav) çağala hurma ile olmuş hurmanın karıştırılıp (nebiz yapılmasını) sonra da bunun içilmesini yasakladı. şarap haram edildiği zaman (Arapların) içeceklerinin tamamını nerdeyse bu teşkil ediyordu.
HadisNo : 2286


Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Maide Suresi
Ravi : Ömer İbnul-Hattab
Hadis : Ömer: "Allah`ım, şarap hakkında bize tatminkar bir açıklamada bulun" diye dua etmişti ki Bakara suresinde bulunan şu ayet indi: "Sana içki ve kumarı sorarlar, de ki: "ikisinde hem büyük günah ve hem insanlara bazı faydalar vardır. Günahları faydasından daha büyüktür" (Bakara 219). Bunun üzerine Ömer (ra) çağırıldı ve ayet kendisine okundu. Ömer yine: "Allah`ım şarap hakkında bize tatminkar bir açıklamada bulun" dedi. Bir müddet sonra Nisa süresindeki: "Ey iman edenler! Sarhoşken ne dediğinizi bilene kadar, cünubken, -yolcu olan müstesna- gusledene kadar namaza yaklaşmayın..." (Nisa, 43) ayeti nazil oldu. Ömer (ra) çağırıldı ve ayet kendine okundu. Ömer yine: "Allah`ım şarap hakkında bize tatminkar bir açıklamada bulun" dedi. Bir müddet sonra, Maide süresindeki ayet indi: "Ey iman edenler! İçki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir. Bunlardan kaçının ki saadete eresiniz. Şeytan şüphesiz içki ve kumar yüzünden aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah`ı anmaktan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçersiniz değil mi?" (Maide 90-91). Ömer yine çağırılıp ayet kendisine okundu. Bu sefer "Evet Rabbimiz vazgeçtik, vazgeçtik" dedi. Tirmizi hadisin sahih olduğunu söyledi.
HadisNo : 593


Fasil : İÇECEKLER BÖLÜMÜ
Konu : İçecekler Hakkında İlave Hadisler
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Miraca çıkarıldığım gece bana iki kadeh getirildi, birinde şarap diğerinde de süt vardı. Ben sütü aldım. Melek: "Seni fitrata irşad eden Allah`a hamd olsun. Eğer şarabı alsaydın ümmetin azmıştı" dedi."
HadisNo : 2297


Fasil : İÇECEKLER BÖLÜMÜ
Konu : Alkollü İçkilerin Tahrimi İçenlerin Zemmi
Ravi : Enes
Hadis : Resulullah (sav) hamrla ilgili olarak on kişiye lanet etti: "(Hammaddesinden şarap yapmak maksadıyla) sıkana ve sıktırana, içene ve sakilik yapana, (imalathaneden veya depodan, toptancıdan perakendeciye veya müstehlike kadar) taşıyana ve taşıtana, satana ve satın alana, bağışlayana, bunun parasını yiyene."
HadisNo : 2271


Fasil : İÇECEKLER BÖLÜMÜ
Konu : Her Sarhoş Edici Haramdır
Ravi : Ebu Musa
Hadis : Resulullah`a "Ey Allah`ın Resulü," dedim, "Yemen`de yapmakta olduğumuz şu iki şarap hakkında bize fetva ver: Bit`; bu baldandır, şiddetleninceye kadar nebiz yapılır. İkincisi mizr`dir, bu mısırdan ve arpadan yapılır, bu da şiddetleninceye kadar nebiz yapılır." Resulullah (sav): "Ben her sarhoşluk veren şeyi yasaklıyorum" buyurdular.
HadisNo : 2265


Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Mu`minun Suresi
Ravi : Aişe
Hadis : Resulullah (a.s.)`a sorarak: Ey Allah`ın Resulü, "Rablerine dönecekleri için kalpleri ürpererek vermeleri gerekeni verenler, işte onlar iyi işlerde yarış ederler. O uğurda ileri geçerler" (Mü`minun, 60) ayetinde kastedilenler, şarap içenler, hırsızlık yapanlar mı? dedim. Bana: "Hayır ey Sıddik`in kızı. Aksine onlar, oruç tutup, sadaka verip, yaptıkları bu hayırların kendilerinden kabul edilmemesinden korkanlardır. (Baksana ayet ne buyuruyor): İşte onlar iyi işlerde yarış ederler" cevabını verdi.
HadisNo : 714


Fasil : İÇECEKLER BÖLÜMÜ
Konu : Haram Ve Helal Olan Şıralar
Ravi : Süveyd İbnu Gafle
Hadis : Hz. Ömer`in Ebu Musa (ra)`ya yazdığı mektubu okudum, diyordu ki: "Emma ba`d! Bilesin bana deve katranı gibi siyah, sert bir şarap taşıyan bir kervan Şam`dan geldi. Ben onlara bunun kaynatılarak ne kadarının buharlaştırılacağını sordum. Bana üçte ikisi uçuncaya kadar kaynatacaklarını söylediler, yani pis olan üçte ikisi gidiyor. Şöyle ki üçte biri pis kokulu kısım, üçte biri bozuk kısım (geriye kalan üçte bir temiz kısım kalıyor). Sen yanındakilere, emret, bu kalan üçte biri içsinler."
HadisNo : 2290


Fasil : HUDUD BÖLÜMÜ
Konu : Haddü`l Hamr
Ravi : İbnu Ömer
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim (ısrarla) içki içerse dördüncü sefere kadar kamçılayın, sonra (devam ederse) öldürün." (Ebu Davud`un, Kabisa İbnu Züeyb (ra)`den yaptığı bir rivayette şöyle denmiştir: "Resulullah (sav)`a şarap içmiş bir adam getirildi. Hemen celde yapıldı, sonra tekrar getirildi, yine celde yapıldı, sonra tekrar getirildi, yine celde yapıldı, sonra tekrar getirildi yine celde yapıldı ve öldürme kaldırıldı. Artık, ölüm cezası bir ruhsat olarak kaldırılmıştı.")
HadisNo : 1643


Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Nisa Suresi
Ravi : Ali
Hadis : İbnu Avf (ra) bizim için yemek hazırlayarak bizi davet etti, gittik, yemeği yedik. Arkadan şarap ikram etti, içtik. Bu ziyafet şarabın haram edilmesinden önce idi. Şarab beni sarhoş etmişti. Namaz vakti gelince imam olmamı istediler. Namazda Kafirun suresini okudum. Ancak "sizin taptığınıza ben tapmam" diyecek yerde "biz, sizin taptığınıza taparız" şeklinde yanlış okudum. Bunun üzerine: "Ey iman edenler! Sarhoşken, ne dediğinizi bilene kadar, cünubken -yolcu olan müstesna- gusledene kadar namaza yaklaşmayın..." ayeti nazil oldu." (Tirmizi hadisin sahih olduğunu belirtir)
HadisNo : 556


Fasil : KISSALAR BÖLÜMÜ
Konu : Kıssalar
Ravi : Ebu Vail
Hadis : Ebu Vail, Rebia kabilesinden el-Haris İbnu Yezid el-Bekri adında bir adamdan naklen anlatıyor: "Medine`ye gelmiştim, Resulullah (sav)`ın yanına gittim. Mescid, cemaatle dolu idi. Orada dalgalanan siyah bayraklar vardı. Hz. Bilal (ra) kılıcını kuşanmış, Resulullah ()`ın yanında duruyordu. Ben: "Bu insanların derdi ne, (ne oluyor)?" diye sordum. "Resulullah (sav) Amr İbnu`l-As`ı, Rebia`ya doğru göndermek istiyor, (onun hazırlığı var)!" dediler. Ben: "Ad elçisi gibi olmaktan Allah`a sığınırım" dedim. Aleyhissalatu vesselam: "Ad elçisi de nedir?" buyurdular. Ben: "Bunu çok iyi bilen kimseye düştünüz. Ad (kavmi) kıtlığa uğrayınca Kayl`ı kendileri için su aramaya gönderdi. Kayl da, Bekr İbnu Muaviye`ye uğradı. O, buna şarap içirdi ve Mekke`de o sıralarda seslerinin ve tegannisinin güzelliğiyle meşhur Cerade isminde iki cariye de şarkılar söyledi. [Bu suretle bir ay kadar kaldıktan sonra], Mühre (İbnu Haydan kabilesinin) dağına müteveccihen oradan ayrıldı. Dedi ki: "Ey Allahım! Ben sana ne tedavi edeceğim bir hasta, ne de fidyesini ödeyeceğim bir esir için gelmedim. Sen kulunu, sulayıcı olduğun müddetçe sula. Onunla birlikte Bekr İbnu Muaviye`yi de sula. -Böylece kendisine içirdiği şarap için ona teşekür eder." Bunun üzerine onun için üç parça bulut yükseltildi. Biri kızıl, biri beyaz, biri de siyah. Ona: "Bunlardan birini seç!" denildi. O, bunlardan siyah olanını seçti. Ona: "Ad kavminden tek kişiyi bırakmayıp helak edecek bu bulutu toz duman olarak al!" denildi." Bunu söyleyince (sav): "(Onlara) sadece şu -yüzük halkası- miktarında rüzgar gönderildi" buyurdular ve arkasından şu mealdeki ayet-i kerimeyi tilavet ettiler: "Ad (kavminin helak edilmesinde) de (ibret vardır). Hani onların üzerine o kısır rüzgarı göndermiştik. Öyle bir rüzgar ki, her uğradığı şeyi (yerinde) bırakmıyor, mutlaka onu kül gibi savuruyordu" (Zariyat 41-42).
HadisNo : 4997


Fasil : HUDUD BÖLÜMÜ
Konu : Haddü`l Hamr
Ravi : Abdurrahman İbnu Ezher
Hadis : Huneyn`de iken Hz. Peygamber (sav)`e şarap içen bir adam getirildi. Resulullah (sav) (tahkiren) yüzüne toprak saçtı. Sonra Ashab`a emretti, ayakkabılarıyla ve ellerinde bulunan (deynek, çubuk vs) başka şeylerle adama "Yeter, çekin ellerinizi deyinceye kadar vurdular. Resulullah (sav)`ın vefatından sonra Hz. Ebu Bekir (ra) de içki içenlere kırk darbe vurdurdu. Arkadan Hz. Ömer (ra) de halifeliğinin başlangıcında kırk sopa vurdurmaya devam etti. Ancak, hilafetinin sonunda (insanlar azıp fısk artınca) seksen sopa vurdurdu. Hz. Osman (ra) ise iki kere hadd uyguladı: Birini kırk, diğerini seksen yaptı. Hz. Osman`dan sonra Hz. Muaviye (ra) haddi seksende sabit kıldı.
HadisNo : 1641


Fasil : İÇECEKLER BÖLÜMÜ
Konu : Alkollü İçkilerin Tahrimi İçenlerin Zemmi
Ravi : İbnu Ömer
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her sarhoş edici hamrdır. Ve her sarhoş edici haramdır. Kim dünyada hamr içer ve tevbe etmeden, onun tiryakisi olduğu halde, ölürse, ahirette Şarab içemez."
HadisNo : 2268


Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Nisa Suresi
Ravi : Ali
Hadis : İbnu Avf (ra) bizim için yemek hazırlayarak bizi davet etti, gittik, yemeği yedik. Arkadan şarap ikram etti, içtik. Bu ziyafet Şarabın haram edilmesinden önce idi. Şarab beni sarhoş etmişti. Namaz vakti gelince imam olmamı istediler. Namazda Kafirun suresini okudum. Ancak "sizin taptığınıza ben tapmam" diyecek yerde "biz, sizin taptığınıza taparız" şeklinde yanlış okudum. Bunun üzerine: "Ey iman edenler! Sarhoşken, ne dediğinizi bilene kadar, cünubken -yolcu olan müstesna- gusledene kadar namaza yaklaşmayın..." ayeti nazil oldu." (Tirmizi hadisin sahih olduğunu belirtir)
HadisNo : 556

dini sözler

Şüphesiz münâfıklar Allah' a oyun etmeye kalkışıyorlar, halbuki Allah onların oyunlarını başlarına çevirmektedir.
(Kur'an, Nisa 142)