Türk dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türk dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Dudullu Postası (Dizi)

Dudullu Postası dizisini yayın kanalı olan blutv'den izleyebilirdim ama bir türlü izlemek nasip olmadı. 2018'den bu yana sonunda televizyondan, kanal D'den izleme şansım oldu. Dizi toplamda 13 bölümden oluşuyor, her bölümü 59 dakika. Dizi de bir kaç tane karakter oyuncusu var. Bu oyuncuların hepsi de tanınmış, kendini başka dizilerden ispat etmiş oyuncular.

Dizi de Güven Kıraç , Ayda Aksel, Erkan Can,Bülent Şakrak, Levent Tülek gibi usta oyuncular var. Hepsi karakterini güzel oynamışlardı. Oyuncuların hepsi güldürdü ama Erkan Can'a ayrıca çok güldüm.

Taner Ölmez'in şimdi oynadığı dizide ki karakteri yüzünden Tayfur karakteri biraz tuhaf geldi. Taner o kadar yetenekli bir oyuncu ki şimdi oynadığı dizideki gerçekçiliği yüzünden algılarım değişti. Bana göre bu dizide ki performansı güzeldi, bu karakter için başkası düşünülemezdi.

Hazar Ergüçlü yerine Demet Özdemir olsa daha mı güzel olurdu diye düşünmeden edemedim. Oyunculuk farkı var tabii ki Hazar karakteri uçurmuş ama izlerken hep Demet Özdemir oynasa karakteri daha farklı bir havası olurmuş gibi geldi. Hazar ve Taner daha önce başka dizide çift oldukları için zaten etkileşimleri vardı ondan uyumlu çift olmuşlar. Ne kadar karakterde başka oyuncu görmek istesem de Hazar'da güzel performans sergilemişti.

Ahmet Rıfat Şungar hangi karaktere girerse girsin çok yakışıyor. Nedendir bilmiyorum farklı bir aurası var. Bu yüzden böyle absürt bir dizide görmek sevindirdi. Taner Ölmez ve Özgür Emre Yıldırım ile güzel üçlü olmuşlardı.

Özgür Emre Yıldırım'ın oyunculuğu bana çok geçiyor. O kadar doğal oynuyor ki her oynadığı karakterde sanki oynamıyor da yaşıyor gibi geliyor. Böyle serseri ama kalbi temiz bir yüz ifadesi var. Bence dizide oynadığı karakter için tam isabet olmuş. Kim seçtiyse ellerine sağlık.

Gözde Çığacı ve Aslı Bekiroğlu ilk bölümde çok gözükmediler. Sahneleri az olduğu içinde nasıl bir performansları var bilmiyorum ama oynadıkları sahnelere göre yerinde bir performansları vardı.

Ben diziyi çok sevdim ve izlerken eğlendim. Sıkıcı sahnesi olmadığı için nasıl başladı nasıl bitti anlamadım. Bundan dolayı ilk bölümünün tekrarını da izledim. Yer yer verilen mesajlar, küçük küçük iğnelemeler hoşuma gitti. Senaryo akışı ve güzel işlenmiş ama diyaloglar hikayeyi tamamen güçlendirmiş. Dizinin yönetmeni Onur Ünlü, görüntü yönetmeni Eyüp Boz iken teknik kısmın kötü olması beklenemezdi. Nitekim teknik ekibin emeğine sağlık muazzam bir iş ortaya çıkarmışlar. Müziğinden, kurgusuna, çekimdeki renk paletinden, dekorlara, kıyafetlerden, çekim açılarına hepsi dört dörtlüktü. Eğer vaktiniz varsa bu diziyi kaçırmayın. Gerek blutv'den gerek televizyondan bir şans verin.
Televizyon'da  her perşembe  Kanal D'de yayınlanacak. 


DUDULLU POSTASI

Tür: Komedi
Yönetmen: Onur Ünlü
Senaryo: Serkan Yılmaz (Dudullu Postası)
Senaryo uyarlama: Funda Alp,Yiğit Sertdemir
Yapım: Limon Film
Yapımcı: Hayri Aslan
Yapım Yılı: 2020
Yayın Günü: Perşembe
Yayın Saati: 20.00
Yayın Kanalı: Kanal D
Başlangıç Tarihi: 2 Nisan 2020
Konu:
Serkan Yılmaz’ın Türkiye’nin en çok satan mizah dergisi Penguen için çizdiği Dudullu Postası köşesi, Onur Ünlü yönetmenliğinde hayat buldu. Abisi tarafından evden çıkmasına izin verilmeyen Melis’in (Hazar Ergüçlü), ona aşık saftirik Tayfur’un (Taner Ölmez) Melis’in aşkını kazanmak için gazeteci olmaya karar vermesini, babası halı saha maçında mahallenin tüm babalarıyla birlikte kaybolan ve ailesini korumak için mahallenin delikanlılarıyla “İffet Team” kuran Eyüp’ün (Bülent Şakrak), gazetecilik yapmak için gecesini gündüzüne katan ama yeteneksizliğinden de bihaber olan Asım’ın (Güven Kıraç), annesinden sürekli “çık sokakta oyna çocuğum” lafını duyan, bu yüzden de sokağı ikinci evi bilen, sosyetik güzel Betül’e (Aslı Bekiroğlu) aşık Cem’in (Özgür Emre Yıldırım), Tayfur ve Cem’in çocukluk arkadaşı, aynı köfte ekmeği paylaşan, atanamayan Ersan’ın (Ahmet Rıfat Şungar) ve tabi ki mahallenin abisi Vasıf’ın (Erkan Can) hikayesidir Dudullu Postası! Gazetecilik tutkusuyla haber yaptıklarını zannederken kendi komik hikayelerini paylaşan sıra dışı insanların sıra dışı hayatları; sıcak, doğal ve samimi bir mizaçla buluşuyor.
Oyuncular:
Güven Kıraç 
Ayda Aksel
Erkan Can
Taner Ölmez
Hazar Ergüçlü
Bülent Şakrak
Levent Tülek
Ahmet Rıfat Şungar 
Özgür Emre Yıldırım
Gözde Çığacı
Aslı Bekiroğlu

Baraj (Dizi)

Baraj filmini izleyen biri olarak film ile karşılaştırma yapmadan düşüncelerimi yazmak istiyorum. Diziyi orijinal bir konu olarak düşüneceğim. Dizinin ilk bölümünün  şöyle böyle bir işleyişi vardı. Yani ilk bölüme göre beni çok tatmin etmedi. Bir şeyler eksik gibiydi. Ya Biran ve Burak ta adapte olamamışlardı ya da Feyyaz ikisine göre fazlaydı. Emin olamadım ama başrol üçlüsü arasında bir denge bozukluğu vardı. Tek tek ele alırsak ;

Feyyaz Duman'ı çok seviyorum. Oyunculuğu bir yana magazinsel açıdan da beğendiğim bir isim. Bir önceki projesinde ilk gördüğümde kanım kaynamıştı ve bizden bu adam demiştim, hala öyle düşünüyorum. Fakat bende hala Arif'miş gibi bir algı oluştu. Dizilerin aralarında zaman farkı olmadığından mı yoksa karakterler birbirlerine yakın olduğundan mı bilemedim. Sanki Arif karakteri farklı bir hayat hikayesine yazışmış gibiydi.

Biran Damla Yılmaz yok güzel bir oyunculuğu var bu konuda hakkını yiyemem ama mimiklerini çok kasıyor ve zorluyor. Bu da abartılı bir oyunculuğa dönüşüyor bazı sahnelerde. O yüzden hangi dizide oynarsa oynasın karakterle bağdaştıramıyorum. Biraz daha mimiklerini doğal kullansa mis gibi bir oyun sergileyecek. Yazımda karşılaştırma yapmayacağım ama izlerken Türkan Şoray'ın karakteri nasıl yükselttiği konusunda bol bol karşılaştırma yaptım. Oyunculuğu olmuş ile olmamış arasında kalmış bence. Neyse ilk bölümün günahı olmaz, zamanla oturacaktır.

Burak Yörük aslında doğal oynayan bir genç oyuncu. Fakat bu dizi de Biran gibi kendini çok kasmış gibi hissettim. Zaten işleyişte karakter olduğundan fazla itici yazılmıştı, Burak'ın kasılması ile oyunculuğu gözüme daha battı. Biran ile olan sahnelerinde kimyaları da pek uyumlu gelmedi. Fiziksel olarak yakışsalar da duygu anlamında bana pek geçmediler. (Bu yüzden de Feyyaz Duman'ı aşağıya çektiklerini düşündüm.) Açıkçası Tarık ve Nazım sahneleri beni daha çok heyecanlandırdı.Yine de bir iki bölüm sonra daha iyi olacağını, karakterin oturacağını düşünüyorum. Daha önce de izlediğim için o potansiyelin olduğunu biliyorum, tatlı bir adam.

Sumru Yavrucuk, Sait Genay ve Tuna Orhan usta oyuncular olduğu için sahneleri muazzamdı. Ustalıklarını her oynadıkları karakter gibi bu karakterlerinde de göstermişlerdi. Saygı ile izledim...

Dizinin çekim açılarına bayıldım. Hele o şantiye alanının çekim sahneleri dört dörtlüktü. Çekilen yer kasvetli görünse de teknik kısımda bir şekilde o kasvet yok edilmişti. Bu yüzden teknik kısımda başarılı buldum. Hasan Tolga Pulat başta olmak üzere tüm ekibin ellerine sağlık. Dizinin günümüze doğru uyarlanmış gibi geldi. İzlerken mesajı doğru alırsanız, anlayana güzel mesaj veriyor. İşleniş kısmında biraz daha hareketli olsaydı güzel olurdu. Fakat ilk bölüm, belki sonra heyecanlı olur. Spoiler vermeyeyim ama Nehir karakterinin nasıl işleneceğini çok merak ediyorum. Çünkü Nehir karakteri minnet ve aşk arasında kalan bir karakter, uyarlama da bunu nasıl yapacaklar olayı uzatacaklar mı ne şekle gelecek merak ediyorum. İlk bölüme göre dizi güzel olacak gibi geldi. Tabii belli de olmaz, bir kaç bölüm ilerlemesi lazım. Sonuç olarak ilk bölüme göre diziyi hem sevmedim hem sevmedim. Fakat denemeyi hak eden bir dizi, isterseniz bir bakın, bence seversiniz.
BARAJ

Tür: Entrika, Romantik, Dram
Yönetmen: Hasan Tolga Pulat
Senaryo:  Safa Önal (Baraj 1977)
Senaryo uyarlama: Hasan Tolga Pulat
Yapım: MEDYAPIM & N0:9 PRODUCTIONS
Yapımcı: Fatih Aksoy, Yağmur Ünal
Yapım Yılı: 2020
Yayın Günü: Salı
Yayın Saati: 20.00
Yayın Kanalı: FOX TV
Başlangıç Tarihi: 17 Mart 2020
Konu:
1977 yapımlı, başrollerinde Türkan Şoray ve Tarık Akan’ın oynadığı “Baraj” isimli filmin dizi uyarlaması olarak izleyici karşısına çıkacak olan yapımda Nazım’ın (Feyyaz Duman), internette bir arkadaşlık sitesinde Nehir’le (Biran Damla Yılmaz) tanışma hikayesi konu alınıyor. Birbirlerini hiç görmemiş olma durumu, Nehir’in fotoğrafını göndermesiyle değişir. Nehir’in çok güzel ve kendinden genç olduğunu düşünen Nazım yüzündeki yara yüzünden kendi fotoğrafını göndermeye çekinir ve Nehir’in ısrarı ve onu kaybetme korkusundan dolayı Nazım, baraj inşaatına İstanbul’un renkli hayatından sürgün gönderilmiş, yakışıklı ve çapkın bir genç olan Tarık’ın (Burak Yörük) fotoğrafını gönderir. Nehir’in fotoğraftaki Tarık’ı beğenmesi ve sürpriz bir şekilde baraja gelmesi işleri karıştıracaktır...
Oyuncular:
FEYYAZ DUMAN
BİRAN DAMLA YILMAZ
BURAK YÖRÜK
SUMRU YAVRUCUK
IMAN CASABLANCA
SAİT GENAY
TUNA ORHAN

Gel Dese Aşk (Dizi)

İlk defa bir Osman Sınav işini beğenmiyorum. Ne oyuncular karakterlere oturmuş, ne işleyiş, ne konu hiç bir şeyi beğenmedim. Tek beğendiğim teknik ekibin emeği oldu. O da Murat Onbul'un ustalığından dolayı. İzlerken her sahnede bunu Osman Sınav mı yapmış dedim. Oysa ki oyuncuların röportajlarından sonra çok umutluydum. Çünkü farklı ve özel bir iş demişlerdi. Bu yüzden de çok heyecanlanmıştım. Fakat hayal kırıklığına uğradım.

İşin tuhafı dizi de sansürsüz yayınlanan kelimeler vardı ve talihsiz replikler. Ne kadar sonradan bozsa da Sen Anlat Karadeniz'den sonra soğuk duş etkisi yarattı. İlginçtir ama ilk defa bir Osman Sınav işini beğenmememden mi kaynaklı bilemedim çok üzüldüm. Yani nasıl bu dizi tam da bu güne başladı anlamadım. Hadi benden kaynaklı bir durum diye düşünelim ilk bir saati sonrasında sosyal medyada ne yazılmış diye baktığımda hep benimle aynı düşüncede izleyici.

Hani farklı bir düşünce var mı diye aradım bulamadım. Sadece biri gerçek hayatta böyle şeyler var diye savunmuş onu gördüm. Yani sorun benim bakış açımdan kaynaklı değil diye düşünüyorum. Objektif bakmaya, farklı pencerelerden bakmaya çalışsam da elle tutulur bir şey bulamadım.

Bunun yanında dizi de hoşuma giden yönleri vardı. Dizinin ilk bölümü beni çok üzdüğü için oyuncuları tek tek yazasım gelmedi ve ne kadar karakterler oturmamış olsa da oyuncular kendi karakterlerinde güzel performans sergilemişlerdi. Müzikleri sahnelere uygundu ve cuk oturmuştu. Seçilen mekanlar, kıyafetler ve dekorlar hoşuma gitti. Geçişlerde kullanılan temalar hoşuma gitti. Teknik açıdan cidden çok güzel bir iş çıkmış ortaya.

Yine de bu kadar emek verildiği için ben dizinin ikinci bölümüne de bir şans vermek istiyorum. Ben sevemedim ama belki siz seversiniz ve ben yanlış düşünüyorumdur. Bu yüzden diziye bir şans vermeyi ihmal etmeyin. Belki siz çok seversiniz.

GEL DESE AŞK



Tür: Entrika, Dram, Romantik, Aile
Yönetmen: Murat Onbul
Senaryo: Rahşan Çiğdem İnan
Yapım: Sinegraf
Yapımcı: Osman Sınav
Yapım Yılı: 2020
Yayın Günü: Pazar
Yayın Saati: 20.00
Yayın Kanalı: ATV
Başlangıç Tarihi: 8 Mart 2020
Konu:
Murat ve Yasemin yirmi yılı devirmiş, dostları tarafından parmakla gösterilen örnek bir çifttir. Derin(19) ve Ece(5) adında iki de kızları vardır. Oysa çizdikleri "mutlu aile" resmini gölgeleyen bir sır ilişkilerini içten içe yemektedir. Ece doğduğundan beri birbirlerine dokunmamış, birlikte olmamışlardır. Aşk evlerini çoktan terk etmiştir. Oynadıkları evlilik oyununun olmazsa olmazı "mükemmel" organizasyonlardır. Yasemin Murat'ın yaklaşan yaş günü partisi için canla başla uğraşmaktadır. Murat ise işe güce dalmıştır. Mutsuz rutinlerini hiç tanımadıkları bir kız bozacaktır. Bahar! Bahar, babasını hiç tanımadan annesi tarafından büyütülmüştür. Murat'ın ortağı Barlas'ın babası olduğunu öğrenince şirkete onunla yüzleşmeye gelir. Barlas tarafından kapı dışarı edilince şirkette Murat'la tanışır. Murat bu deli dolu kızdan etkilenir. Aşk Murat'ı çağırmış, gel demiştir. Murat aşkın rüzgarıyla sürüklenir, bir süre. Yanlış olduğunu bile bile. Çok geçmeden aklını başına toplar. Ne de olsa evlidir. Bahar'dan uzak durmalı, aşka karşı koymalıdır. Koyar da. Ta ki sürpriz partide her şey yerle bir olana kadar.
Oyuncular:
Erkan Petekkaya
Şebnem Bozoklu
İlayda Çevik
Öykü Gürman
Ertan Saban
Uğur Çavuşoğlu
Tuğçe Ersoy Kaçarski
Aslıhan Malbora
Yiğit Koçak
Selim Gürata
Buket Eker Kabal
Ebru Emre
Ayşe Defne Pirinçci 
Mehmet Atay 
Altan Gördüm

Hizmetçiler (Dizi)

Gün geçmiyor ki yeni diziler başlamasın. Şahsen uzun dizilerin bitip yeni dizilerin başlaması benim hoşuma gidiyor. Çünkü bizim dizilerimiz o kadar uzun sürüyor ki izleyici olarak en çok otuz bölümden sonra sıkılıyoruz. Zaten senaryonun sapması da on bölümü buluyor. Umarım bu dizi tadında, kıvamında başlar ve biter. Açıkçası dizinin tanıtımları hiç dikkatimi çekmemişti. Fakat bir şans vermem gerektiğini düşündüm.

Seçkin Özdemir'i ilk defa böyle kişiliksiz bir karakterde görüyorum. Resmen omurgasız bir yaratık. Her saniyesinde daha çok nefret ettim. Nasıl ilerleyecek karakter çok merak ediyorum ama hiç hoşlanmadım. Seçkin'in performansı gayet yerindeydi ama çapkın ve omurgasız bir erkek karakterini çok yadırgadım.

Deniz Baysal Yurtcu su gibi kadın. Yaşını aldıkça daha güzelleşmesinin yanı sıra oyunculuğunu da her projesinde geliştiriyor. Bu dizi için bence olmuş ama kahkül hiç yakışmamış. İnşallah Seçkin ile partner değildir diye dua ettim bölüm boyunca. Çünkü Seçkin'in karakterini hiç sevmedim ve Deniz'in karakterini çok sevdim.

Algı Eke ve Selen Domaç muhteşem bir oyunculuk sergilediler. İkisine de ayrı ayrı bayıldım. Çok fazla söz yazmaya gerek yok, götürürse bu diziyi bu ikili götürür.

Aleyna Solaker'e de Algı Eke ve Selen Domaç kadar bayıldım. Karakteri açık sözlü, dobra, birazda patavatsız bir karakter. Orijinalinde nasıl bilmiyorum ama umarım bizim uyarlamada karakteri bozmazlar. İzleyici olarak kendime yakın hissettiğim bir karakter oldu. Tabii ki bunda Aleyna'nın oyunculuğunun da etkisi var. Bir önceki projesinde hiç sevmiyordum ama burada seveceğim gibi.

Ayşenil Şamlıoğlu usta bir oyuncu olduğu için bana yazmak düşmez. Saygı ile izledim.

Nilay Erdönmez dizinin ilk bölümde en iyi performans sergileyen oyuncusuydu. Fazla inandırıcı ve yükselen bir karakteri vardı. Haliyle sahnelerinde izlemelere doyamadım. Psikopat, kötü bir karakter olmasına nazaran dikkat çekici bir karakterdi.

Yiğit Kirazcı 'da zengin erkek havası olduğu için yakışmıştı. Fakat , Seçkin ile kardeş olmaları tam bir sürpriz oldu. Ben daha çok Neslihan karakterinin eşi ya da her şeyi bilen karşı komşu olacağını düşünüyordum. Umarım berbat aile üyeleri içinde açan bir çiçektir. Hakkaniyetli bir karakter olmasını umuyorum.

Diğer oyuncuların hepsi çok iyiydi. Zaten hemen hemen çoğu başka dizilerde popüler olmuş, tanınmış oyunculardı. Hepsi kendini kanıtlamış oyuncular olduğu için bana oyunculuğu kötü gelen oyuncu olmadı. Sadece ilk dakikalarında dizi biraz yapmacık geldi ve dizinin bazı sahnelerinde mantık hataları olduğunu düşündüm. Ev sahiplerinin hizmetçilere iyi davranması hoşuma gitti ama alttan alttan ayrımcılık yapmaları sinirimi bozdu. Uyarlamasını izlerken orijinalini merak ettim. Eğer bulabilirsem orijinalini de izlemeyi düşünüyorum. Dizide kullanılan kıyafetlere bayıldım. Teknik olarak her şey yerindeydi ama müzikleri biraz daha gerilim tarzda olsaydı daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Dizinin işleyişi saçma gelse de hoşuma gitti. Bu tarz bir dizi geçmiş dönemde yayınlanmıştı. O diziyi de izlemiştim. Büyük bir ihtimal bu diziye de bakacağım. Eğer vaktiniz varsa sizde bir şans verin.

HİZMETÇİLER dizisi Ellas son La Alegria Del Hogar (Meksika) dizisinden uyarlamadır.

HİZMETÇİLER
Tür: Entrika, Gizem, Dram, Romantik, Aile
Yönetmen: Metin Balekoğlu
Uyarlama: Ellas son La Alegria Del Hogar (Meksika)
Senaryo uyarlama: Makbule Kosif, Gülsev Karagöz, Özer Çetinel, Ruhan Arca, Alper Alp Özgen
Yapım: Fabrika Yapım
Yapımcı: H. Öner Arslanel
Yapım Yılı: 2020
Yayın Günü: Cumartesi
Yayın Saati: 20.00
Yayın Kanalı: Kanal D
Başlangıç Tarihi: 7 Mart 2020
Konu:
Küçük bir kasabada kendi halinde yaşayan Ela’nın hayatı İstanbul’un ünlü ailelerinden Atahanlıların torunlarının kaçırılmasıyla bir günde tümden değişir. Onu lüks bir sitenin kapısına getiren gerçeğin peşinden sürüklenirken hayat ona bu kez bambaşka bir oyun oynar. Adına Cennet Konakları denen bu lüks sitede artık bir hizmetçidir. Birbirinden farklı zengin hayatları tanıdıkça herkesin gerçek yüzlerini de görmeye başlar. Üstelik tıpkı zenginler gibi onların evlerinde çalışan hizmetçilerin de sırları vardır. Saklanan sırların ucu Atahanlıların kayıp hizmetçisine dayandığında Ela burada yaşayan hiç kimsenin masum olmadığını anlar. Hacer, Atiye ve Çiçek de yaşananların birer parçasıdır. Çünkü bu sitede hizmetçiler sadece evleri değil, patronlarının sakladığı “kirli” çamaşırları da temizlemektedir. İşin aslı Cennet Konakları’nda hiçbir şey göründüğü gibi değildir.
OYUNCULAR:
Deniz Baysal Yurtcu 
Algı Eke 
Selen Domaç 
Aleyna Solaker 
Yiğit Kirazcı 
Seçkin Özdemir 
Ayşenil Şamlıoğlu 
Gamze Karaduman 
Nilay Erdönmez 
Neslihan Arslan 
Gökhan Soylu 
Hazal Benli 
Servet Pandur 
Emre Akkuş 
Cansu Fırıncı
Özer Arslan 

Kış Sezonu İzlediğim Türk Dizileri (2019)

Son yıllar Türk dizileri çok karışık. Türkiye'nin en iyi oyuncularının oynadığı dizilerin bile tutup tutmayacağını kestiremiyorum. Bu dizi tutar dediğim dizi iki bölüm sonra final yapıyor, tutmaz dediğim ise bölümlerce sürüyor. Bu yüzden iyi dizi kötü dizi diye bir kavram kalmadı Türk izleyicisinde. İzleyicisine saygım var terim için özür dilerim ama en dandik dizinin nasıl tuttuğunu çözemiyorum. Zaten bu yüzden de iyi ve popüler oyuncularımız artık dijital platformlara yöneldiler. Hem dizi süreleri kısa, hem sezon bölüm sayıları belli, hem parası iyi, hemde dijital izleyiciyi yakalama fırsatları oldu. 

Televizyon dizilerinin sitemi bu şekilde giderse, iyi konusu olan dizilere ve oyunculara değer verilmezse milyonluk ülkede bir kaç bin evin ölçümü ile ortaya çıkan reyting ölçümleri baz alınırsa televizyon bitecek gibi görünüyor. Çünkü bu yıl biten dizilerin izleyicisini çok küstürdü televizyonlar. Artık izleyici de güven almadığı için dijitalden izlemeye başladılar. Umarım gelecek sezonlarda birileri bu sistemi düzeltir ve bir an önce el atarlar. Çünkü ben dijital insanı değil, televizyon insanıyım. Bu süreçte televizyona ilginin azalması en çok beni üzer.

Bu arada listeme son izlediğim dizileri alacağım. Sürekli kaldırıldığı ve final yaptığı için çok oynak bir izleme sistemim oldu. Hepsini yazarsam upuzun bir liste olur bunu da okumaya yürek dayanmaz.

Pazartesi:
Çukur
İki yıldır ilk bölümünden itibaren nefesimi tutarak izlediğim iki dizi var, bunlardan biri Çukur. Dizinin birinci sezonu beni aksiyon yönünden çok etkilemişti. İkinci sezonda ise Çukur'un verdiği kayıplarla duygusal açıdan çok etkiledi. Yeni sezonda yine pazartesi gecelerimin vazgeçilmez dizisi olacak. Benim için Çukur artık aşılmaz bir duvar. Bence bu diziyi izlemeyen varsa çok şey kaçırır. Her karakter kendi içinde başrol sahibi benim gözümde. Hepsinin ayrı ayrı hikayesi olması en sevdiğim yanı. Bu yüzden de beni hiç bir zaman sıkmıyor. Sürekli kavga gürültü ve silah olmasaydı dizi de yani düz bir dizi olsaydı sıkıcı olabilirdi. Senarist senaryoyu bozmazsa çok doğru ve iyi gidiyor. Sadece arada bir işleyiş kısmında mantık hatası olabiliyor ama bir sonra ki bölümde o mantık hatası yok oluyor. O kadar akıllıca yazılıyor ki insanlar hep ters köşe oluyor. Bir bölüm hadi be bu nasıl mantık hatası diyorsun sonra ki hafta bu mantık hatası değilmiş diyorsun. Gökhan Horzum'un işlerine baktığımda bence en iyi işi Çukur. 

Salı:
Kadın
Geçen yıl Ufak Tefek Cinayetler dizisine bakıyordum. Dizinin sezon içinde yarısına kadarı gerçekten iyiydi. Sonra bir şey oldu ve senarist yokuş aşağıya düştü. Sonuç olarak da dizi final yaptı. Dizi biter bitmez ilk bölümlerine baktığım sonra bıraktığım Kadın dizisine mecburi dönüş yaptım. Başka izlenecek dizi olmadığı için izlemeye başladığım dizi başlarda sardı ama şu an işkence gibi. Yeni sezonda salı güne umarım güzel bir dizi gelir. Yoksa Kadın dizisinin senaristi aklımızla dalga geçmeye devam edecek. 

Çarşamba:
Sen Anlat Karadeniz
Elbette ki Kadın dizisinden daha beter dizilerde var. Bu dizi Mehmet Ali Nuroğlu diziden çıktıktan sonra bitmeliydi. Dizi o bölümde tüm konuyu ve işleyişi bitirmişti. Hele yeni katılan karakterlerle daha da saçma bir hal aldı. Vedat Sayar'ın yaptıklarının aynısını yapan biraz daha sapık bir karakter ve ailesinin diziye dahil olması diziyi tekrara düşürdü. Maalesef annem diziyi izlediği için bu işkenceye katlanmak zorundayım. Dizi zamanında bitseydi efsane bir dizi olarak tarihe yazılacaktı. Zamanında bitmediği için şimdi o listenin son sırasında bile olamayacak. İnşallah yeni sezonda güzel bir dizi olur da annem izlemeyi bırakır.

Perşembe:
Avlu
Nefesimi tutarak izlediğim ikinci dizi Avlu dizisiydi. Bir bölüm bile saçmalamadan adrenalin yüksek tutabilen nadir dizilerden. Azra ile Deniz'in sahnelerini çok sevsem de Kudret ve Zerrin'de diziye farklı bir tat katıyor. Bu sezon dizi için çok hareketli bir sezon oldu. Dizi de Murat karakterinin ölmesine çok üzüldüm. Oğuz karakteri de çok havada kalan gereksiz bir karakter oldu. Deniz ve Oğuz aşkını nasıl bağlarlar bilmiyorum ama bence Murat ve Deniz daha uyumlulardı. Doğru mu emin değilim ama bu sezon final yapacak, başka kanala geçecek, dijital platforma geçecek diyorlar... İnşallah bu söylentiler gerçek olmaz ve yeni sezonda da izleme şansım olur nenem. 

Cuma:
Kızım
Sezonun en tatlı çizgisini bozmayan sıcacık dizisi Kızım... Ne kadar zaman zaman üzse de izleyicinin kalbini ısıtmaktan vazgeçmedi senarist. Başrollerini Buğra Gülsoy, Leyla Lydia Tuğutlu ve Beren Gökyıldız'ın paylaşsa da bana göre başrolleri Buğra Gülsoy ve Beren Gökyıldız paylaştı. İkisinin uyumu, duygu geçişleri ve oyunculukları harikaydı. Keşke gerçekten baba kız olsaydı iç geçirmeme sebep olan dizi maalesef tek sezonluk bir dizi olarak yakınlarda final yapacak. Bence efsane diziler arasına adını yazmamız gereken bir diziydi. Severek izledim, severek tavsiye ederim. 

Cumartesi:
Bir Aile Hikayesi
Çok çok yeni başlayan hemen de sezon finali yapan bir aile dizisi. Bu sezon sade ve sadece 12 bölümcük ekranlarda oldu. 12 bölüm boyunca Kızım dizisi gibi aile kavramını işlediler. Fakat iki dizi arasında bir fark vardı o da bu dizi de entrika olmamasıydı. O kadar tatlı o kadar nafi o kadar hisli bir dizi ki hemen izleyiciyi kendine çekiyor. Çok garip ama dizi de bir çok çift olmasına rağmen benim çiftim Şakir ve Mahur'du. Şakir yani Ali Seçkiner müthiş bir oyunculuk sergiledi. Orijinalinde karakter ne kadar etkili oldu bilmiyorum ama Türk versiyonunda Şakir karakteri çok benimsendi ve sevildi. İzleyicinin çoğu Şakir ve Mahur sahneleri için dizinin bağımlısı oldu. Şimdi Şakir karakteri çıkarsa bu kadar ilgi çeker mi emin değilim. Sonuç olarak sezon finali hiç istediğim gibi bitmedi. Senariste buradan sesleniyorum, '' Öldürmeyin be Şakir'i, n'olur!!!''

Pazar:
Zengin ve Yoksul
Yokluk dizisi Zengin ve Yoksul. Pazar güne başlayan dizilerin bir çoğu sezon içi bitti kalanlar ise saçmaladı. Zengin ve Yoksul öyle bir zamanda başlayan dizilerdendi. Açıkçası pek sevilmedi, bende pek sevmedim ama izlenilmeyecek kadar kötü değildi. Dizinin en büyük sorunu Yoksul karakterlerdi. Özellikle Berrin karakteri o kadar çok abartılmıştı ki karakteri oynayan Binnur Kaya bile antipatik gelmeye başlamıştı. Dizinin güçlü bir konusu yoktu ve işleyişi de bir bütün değildi. Oyuncular ne kadar iyi oynarsa oynasın konu ilgi çekici olmayınca izleyici çekemedi ve 8. bölümü ile ekranlara veda etti.


Bonus: 
Hercai

Çok yeni başlayan her tarafından çok sevilen bir dizi oldu Hercai. Bende severek izliyordum ama gününde Kızım dizisi baskın olunca onu izlemek istedim. Tekrarı olduğunda baktığım için bu diziyi de izliyorum diyebilirim. Yalnız başları çok iyiydi ama sonradan sanki biraz saçmalamaya başladı gibi geliyor. Bence, büyük ihtimal otuzlu bölümlere geldiğinde senaryo kendini tekrar edecek. Yine de şu an iyi gittiği için izlemeye devam ediyorum. Herkes tarafından da şu ara çok seviliyor.


İşte benim izlediğim diziler böyle peki sizin izlediğiniz Türk dizileri hangileri?